Page 39 - Ege Life Dergisi 156. Sayı Ocak 2021
P. 39
XYLOGRAPY SANAT DALI
Gazi Üniversitesi mezunu olan heykeltıraş Uğur Çalışkan köy-
de açtığı atölyesinde dünyada sekiz ülkede sürdürülen bir geleneği
yaşatıyor. Xylograpy baskı tekniğinde150-200 yıllık matbaa presle-
ri kullanılıyor. Ahşap baskı tekniği ile öncelikle kayın ağacından
kalıp hazırlanıyor, kalıp yine eski makinelerin üzerinde kâğıda ak-
tarılıyor, böylelikle ortaya muhteşem bir sanat eseri çıkıyor. 1490
yılında bulunan bu teknik ülkemize 230 yıl sonra İbrahim Müte-
ferrika tarafından getirilmiş. Müteferrika ahşap oyma tekniği ile
beş kalıp yapmış. Sanatçının atölyesine her yıl dünyanın çeşitli ül-
kelerinden gelen sanatçılar eski matbaa preslerini kullanarak eser-
lerini yapıyorlar. Ülkelerine dönerken kazandıklarının üçte birini
galeriye bırakarak, satış yapılmasını sağlayıp, bu tekniğin yaşaması
için ekonomik destek veriyorlar. Ahşap oyma tekniği, İtalya, Rusya,
Gürcistan, Hollanda, Belçika, Almanya, İngiltere ile Türkiye’de sa-
dece Küçükköy’deki bu atölyede üretiliyor ve sergileniyor. meşhur olan karadut ve koruk suyu ile birlikte sunum yapılıyor.
Arzu edenlere de biberli süt turşusu ikram ediliyor. Boşnak man-
LALA BÖREKÇİSİ GELİN GÖRÜMCE tısını da denedik, onun da tadına doyum olmuyor.
Sanatçıların köye adeta taze kan pompalamalarıyla birlikte de- KÜÇÜKKÖY KENT MÜZESİ
de topraklarına geri dönen üçüncü kuşak Boşnaklar’dan Emina
Kısmet’in öyküsü ise pek keyifli. Bosna’dan Ayvalık, Küçükköy’e Köye adım atınca, köy meydanındaki kahvelerden birinde demli
gelin olarak 1976 yılında gelen Amina Teyze, köyde hareketlen- bir çay eşliğinde yorgunluk attıktan sonra bence ilk gezilmesi gereken
menin başlamasıyla birlikte köy meydanında küçük ahşaptan bir yerlerden biri de Ayvalık Belediyesi Küçükköy Kent Müzesi olmalı di-
börekçi dükkânını görümcesiyle birlikte açıyor. Esas maharet gö- ye düşünüyorum. Öyle güzel bir sunum yapmışlar ki, kapıdan girip,
rümce Lala Abla’da. Börekleri evinde kâğıt gibi açıyor, durmak müzeden çıkana kadar tarihini, geçmişini, dününü ve bugünü hem
nedir bilmiyor, tepsi tepsi peynirli, ıspanaklı, kıymalı, patlıcanlı, fotoğraflarla hem de o günlerden kalan otantik eşyalar ile seyredip,
karışık sebzeli börekler dükkâna geliyor, fırında pişiyor, sıcacık o yıllara gidip geliyor insan. Savaşlar, göçler, kayıplar, düşman işgali,
servis ediliyor. Böreklerin yanında yine Ayvalık bölgesinde çok barış dönemi, geriye göç. Bir film izler gibi gezdim kent müzesini.

