Page 101 - Ege Life Dergisi 114. Sayı Haziran 2017
P. 101

aldığımda ya da alamadığımda acaba ne hissedecektim. Ne kadar   sel görüntü yaşamımın bu anında, gerçekleşiyordu. John Nash, bir
            garip bir duygu yaşıyordum. Hasat mevsimi ve bir yılın faturası…   Nobel Ödülü alırken, ne kadar mütevazı olmuştu, ne kadar doğal
                                                               hissetmişti ya da kendiyle ne kadar gurur duymuştu bilmiyorum
                                                               ama ben 10 yepyeni projem ile onlarca kadına, çocuğa, erkeğe, ai-
                                                               leye dokunarak “insanlık yolculuğumu” bir sahnede tamamlama-
                                                               nın onurunu yaşamaya başlamıştım.

                                                                  Gözlerim artık dolmuyordu, ama yüreğim pır pır uçuşuyordu.
                                                               Tatlı bir meltem sessizliğini yaşıyor, içimdeki devleri uyandırma-
                                                               maya çalışıyordum. Ödül işte böyle bir şey, dedim içimden, küçük
                                                               bir dokunuşun buluşma noktası. Yaptıklarının sonu, kendine olan
                                                               ödülün, sevdiklerine yönelik hediyen.

                                                                  Başkanlık unvanı sadece bana bir “araç “olmuştu. Bir şeyler yapa-
                                                               bilmem için vesile yaratmıştı. Koordineli olarak çalışıp, ben de bun-
                                                               ları gerçekleştirmiştim. Lider olamamıştım, arkamdan birilerini sü-
                                                               rüklememiştim ama, çok daha önemli bir görevi yerine getirmiştim.


               Ödül günü, ödül salonu, ödül alanların sesi, sunucunun sözleri
            derken, birden birisinin yanımda fotoğrafımı çektiğini fark ettim.
            Ortak bir whatsapp grubundaki telefon sesi üzerine dikkatimi
            elimdeki telefonuma yönlendirdim. O da neydi, grupta paylaşı-
            lan fotoğraf benim fotoğrafımdı. Gözleri dolmuş, korku, heyecan,
            bekleyiş, umut, sevgi gibi çeşitli duygularla bir sonucun ne olaca-
            ğını bekleyen bir kadın bana bakıyordu. Gördüklerim buydu, ne
            kadar ilginçti, böyle göründüğümü bile fark etmemiştim.

               Sonunda konuşmacı ilk başarılı beş kulübün adını sayarken,
            birden bizim kulübün de adını söyledi. Yanımda duranlar: “Haydi
            kalk, seni çağırıyorlar” diyorlardı. Süzülür gibi, uçar gibi yerim-
            den kalktım ve koşarak sahneye çıktım. Sonunda garip bir tarih-
                                                                  ÖNDERLİK yapmıştım, ÖNCÜLÜK yapmıştım, ROL MODELİ
                                                               olmuştum. İşte benim tam bir yıllık başkanlık maceram, bir hasat
                                                               mevsimi sonunda, toz pembesi bir rüya gibi sona ermişti. İnsanlık
                                                               yolunda, sevgi çerçevesinde, sınırlı kalpler ile sonlanmış bir AŞK Hİ-
                                                               KAYESİ olmuştu yaşamımın bir döneminde. Yıllar sonra gözlerimde
                                                               bir pırıltı, dudaklarımda tatlı bir gülümseme, ellerimde bana verilen
                                                               bir cam parçasının bana verdiği HAZ ve MUTLULUK, hiç unutma-
                                                               mış olacağım birikimlerim olacaktı. Ve yıllar sonra diyecektim ki;
                                                               ödül almak gerçekten çok ama çok güzel bir duyguymuş.

                                                                 Muğla’da dünyaya gelmesi ile başlayan yaşam yolculuğu, ço-
                                                                 cukluğunun küçük bir şehirde, sevgi ve huzur dolu bir ortam-
                                                                 da geçmesi ile devam etti. Şu anda Celal Bayar Üniversitesi’nde
                                                                 Yönetim ve Organizasyon dalındaki profesörlüğü ile süregelen
                                                                 akademik hayatının yanı sıra, firmalara eğitimler vererek geli-
                                                                 şimlerine katkı sağlamaktadır. Gazeteler ve dergilerde yazılar
                                                                 yazarken, televizyon programlarında konukları ile konuşurken,
                                                                 öğrencilerinin bilinçlenmesini sağlarken, kurumlara yol göste-
                                                                 rici olurken, kısaca yaşamının her alanında ve yaptığı her işte,
                                                                 yaşam pusulasını dürüst olmak, hedefli olmak, kararlı olmak ve
                                                                 sevgi ile bilgiyi paylaşmaktan oluşan dört ok olarak belirlemiştir.


                                                                                                    HAZİRAN 2017 Ege Life   99
   96   97   98   99   100   101   102   103   104   105   106