Page 104 - Ege Life Dergisi 114. Sayı Haziran 2017
P. 104
KÖŞE YAZISI TEKNOLOJI
Nerede Bu
Yrd. Doç. Dr.
K. ULAŞ BIRANT “İnternetin Ofisi”?
Dokuz Eylül Üniversitesi - Bilgisayar Müh. Bölümü
ulasbirant@egelife.com.tr
larda bir de “görünmeyen ürün, görünmeyen vitrin, görünmeyen
satış” fikrini oluşturmak çok zordu. Hâliyle zorlanan toplum da,
“internetin fişini çekmek”, “Bunlar satıyorlar da, ne satıyorlar
ki?”, “Satıyorlar da, dükkân nerede?”, “Karşımda otursunlar, ne-
rede olduklarını bileyim. Hangi ülkeden satacaklar ki?” gibi te-
rimleri geliştirdi.
Hiç çevrenize bakınmanıza gerek yok. Şu anda bu yazıyı oku-
yan, hayatında internetin büyük bir yeri olduğunu savunan sizler
de bunu yaptınız. Çevremde eğitimli, kültürlü, önemli okullarda
okumuş, kendisini sanat ve bilim ile geliştirmiş, en iyi telefonları
İnternetin kuruluşu aslında çok da karmaşık bir fikir gibi gö- kullanan, en son kitapları takip eden insanlarda bile bu durumu
rünmüyor. En azından bugün yaşadıklarımız ve karşılaştıkları- görmek acı veriyor.
mız düşünüldüğünde, sadece yapılması gereken yapılmış gibi:
İletişim kurması gereken iki bilgisayar kablo yardımıyla bağlantı Ancak...
kuruyor. Bir bilgisayarda yazılan mesaj, paketlenerek diğer bilgi- Evet, yapıyorsunuz.
sayara aktarılıyor. Paketi alan bilgisayar açıp içinde yazanı yapı-
yor. Aslında sistem bu kadar basit.
1969 yılında iletişimini bir ana bilgisayar üzerinden kuran
dört farklı üniversitenin bilgisayarları aslında ilk interneti oluş-
turuyordu. Sonrasında başta askeri olmak üzere farklı amaçlar-
la birbirine bağlanan bilgisayarlar, internet fikrimizi geliştirdi.
Farklı amaçlarla kurulan bağlantılar, geçiş noktaları, mimariler,
kablosuz bağlantı teknolojileri ve taşımayı hızlandırmaya yöne-
lik algoritmalardaki gelişmeler ile internet zihnimizde soyutlaştı.
Bugün bir zorunluluk gibi görünmeye başlayan, yaklaşık 30 yıllık
“yeni” teknoloji, tüm dünyadaki bilgisayarları bağlayarak zaman
– mekan tanımlarını değiştirdi.
Mesela;
Gerçi, bu hızlı ve yüksek ivmeli değişim çok da kabul edile- Sanatın ve bilimin bir değeri olduğunu savunuyorsunuz. Sa-
bilir, kolay anlaşılabilir olmadı sanırım. Çünkü ticaret mantığını natçılar ve bilim insanları üretimleri ile, yaratımları ile yaşayan
“üretmek, vitrine koymak, müşteri beklemek, parasını alıp ürünü bu sayede gelişen ve geliştikçe topluma daha fazla fayda sağlayan
teslim etmek” olarak algılayabilmiş, henüz ürünü bulmak veya insanlar. Öyleyse ürettiklerini topluma sunacaklar ve toplum da
icat etmek fikrininin bile oluşmadığı, üretimi değiştirmek, iyi- sunulanı değerlendirecek. Peki, bilim adamının veya sanatçının
leştirmek yoluyla kârlılığı arttırmanın bile duyulmadığı toplum- topluma sunduğu değeri paylaşmak iyi midir? Elbette. Paylaşmak
102 Ege Life HAZİRAN 2017

