Page 103 - Ege Life Dergisi 114. Sayı Haziran 2017
P. 103

‘Planörcülüğün yüksek eğitimini yaparak bu alanda öğretmen olmak
                                                               istemez misin? Böylece hem kendin yetişmiş olacaksın, hem de gençleri-
                                                               mizi benim isteğim doğrultusunda havacı olarak yetiştireceksin.’
                                                                  ‘Benim için bundan daha kutsal bir görev olamaz efendim.’”

                                                                  Bir Yalova gezisi sırasında, tesadüf ettiği Küçük Çoban Musta-
                                                               fa, Atatürk’ün yine, zekâsına hayran olarak, bizzat evlatlık edin-
                                                               diği çocuklardan biridir. Onu okutmuş, Kuleli Askeri Lisesi’ne
                                                               vermiş, fakat subaylığını göremeden ölmüştür.

                                                                  Atatürk, Bayan Afet’i İzmir’de tanımış ve O’nu Avrupa’ya tahsile
                                                               göndermiştir. Afet Hanım, yurt dışı eğitiminden sonra Türk tarihi ile
                                                               ilgili kurumların kuruluşunda görev almıştır. Atatürk bu sıralarda, hi-
                                                               mayesine aldığı Sabriye adındaki genç kızın da hukuka devam etmesini
                                                               istemişti. Bu şekilde Sabriye, tahsilini başarıyla bitirerek yargıç olmuştur.








              Sabiha Gökçen’le Eskişehir’de 9 Haziran 1936

               Konya taraflarında geziye çıkan Atatürk, orada acıklı hâli ken-
            disine anlatılan Rukiye adındaki kızcağızı, Ankara’ya getirterek
            Çankaya Köşkü’ne misafir etmiş, uzun bir zaman öğrenim ve ter-
            biyesine de titizlikle durduktan sonra, uygun gördüğü değerli bir   Manevi kızı Rukiye Hanım’ın Düğününde Dolmabahçe Sarayı 26 Haziran 1930
            jandarma yüzbaşısıyla evlendirmiş, düğünlerini de görkemli bir
            şekilde Ankara Palas’ta yaptırmıştır.                 Mustafa Mecdi’nin anlattığına göre, Atatürk’ün bu koruyuculuk
                                                               özlemi, daha çok ömrü boyunca evlatsız kalıp, annesinin ölümünden
                                                               sonra kız kardeşinden başka bir yakını bulunmayışından ileri gel-
               Atatürk’ün yine Arnavutköy Amerikan Koleji’nde okuttuktan
            sonra, tanınmış hariciyecilerden biriyle evlendirdiği manevi evla-  mektedir. Koruyuculuk ettiklerinin hepsiyle ilgilenerek, özellikle iyi
            dı Nebile’nin düğünü Ankara Palas’ın salonlarında yapılmıştır.  yetişmeleri için her fedakârlığa katlanan bir baba şefkatiyle severdi. O
                                                               kadar ki; sofrasında daima beraber bulundurur, her arzularını yerine
                                                               getirirdi. Hesabını kitabını iyi bilmekle tanındığı halde, evlat saydık-
               Atatürk’ün vefatından sonra, İsmet İnönü’nün korumasına gi-
            ren Nebile, çok geçmeden hayata veda etmiştir.     larından hiçbir şey esirgemezdi ve etrafındakilerin de, onları sevip
                                                               saymalarını isterdi. Çankaya Köşkü’nde, hepsinin bir arada bulundu-
                                                               ğu zamanlarda, aralarına kıskançlık girmesin diye, iş taksimi yapardı.
               Sabiha Gökçen’e gelince, Atatürk, kendisini bir Bursa seyaha-
            ti esnasında tanımıştı. Çanakkale’de şehit olan bir subayın karı-
            sı olan ablasının yeni kocasıyla birlikte oturdukları Bursa’daki      Atatürk, sahip olduğu onlarca manevi çocuğa ve bir o kadar
            Hünkâr Köşkü’nü ziyaretleri sırasında, kendisine takdim edilen   da okumak isteyen gence eğitim olanağı vermiştir. Bu çocuklar,
            küçük Sabiha, her hâl ve tavrı ve özellikle zekâsıyla, Atatürk’ün   modern Türk çocuğuna örnek olarak yetişmiş ve o görevi üslen-
            dikkatini çekmiş ve böylece, büyük Önder’in övgüsünü kazan-  mişlerdir. İyi ki son günlerde, haddini bilmeyenlerin hadsizliğine,
            mıştır. Sabiha, Atatürk’ün teşvikiyle havacılığa katılmış ve ilk   Atatürk’ün bize emanet olan manevi çocuklar tanık olmadılar;
            Türk kadın pilotumuz olmuştur.                     ama onlara Atatürk’ün gençliği gereken cevabı veriyor. Sonsuza
                                                               kadar da cevap vermeye devam edeceklerdir.
               Sabiha Gökçen havacılık konusunda şunları anlatmıştır;   1950 yılında Ankara’da doğan inşaat mühendisi Ahmet Gürel,
               “Ankara’daki çalışmalar başarıyla sona erdiği zaman Gazi Paşa   Türkiye’nin en zengin Atatürk fotoğrafları arşivlerinden birine
            beni huzuruna çağırtarak şöyle konuştu:              sahiptir. Gürel, 1997’den günümüze 15 ayrı konu başlıklı 300’e
               ‘Gökçen, uçuculukla ilgili çalışmalarını yakından takip ettim.   yakın Atatürk fotoğrafları sergisi açmıştır. Gürel’in üçü Ata-
            Başarın beni kendi başarım kadar sevindirdi. Türk kızlarına gü-  türk albümü olmak üzere; 14 kitabı, 6’sı Kıbrıs temalı 15 bel-
            venmekte ne kadar haklı olduğumu da kanıtladı. Yalnız ben seni   geseli vardır. Gürel, 2002-2017 arasında İTK Uşakizade Köşkü
            bu kadarla bırakmak istemiyorum.’                    Müdürlüğü’nü yapmıştır.
               ‘Nasıl emrederseniz efendim’ dedim.


                                                                                                    HAZİRAN 2017 Ege Life   101
   98   99   100   101   102   103   104   105   106   107   108