Page 47 - Ege Life Dergisi 167. Sayı Ocak 2022
P. 47
Bira hakemi Emin Cem Sürer nasıl oluştu? tim olur ve bira okuması yapabilirim diyerek hızlıca işimi yapmaya
çalışırdım. Evde bira okuyarak dinlenirdim. Özetle ben önce tattım,
İlk başta bira benim hobimdi. 18 yaşından itibaren birçok ülkeyi sonra okudum. Onun ne kadar geniş bir kültüre sahip olduğunu anla-
dolaşıp o ülkelerin lokal biralarını içip not tutuyordum. Mesela Buda- dım. Daha çok etkilendim.
peşte’de şu barda şu birayı içtim, şu tadı aldım, şu kokuyu aldım cinsin-
den not tutup kendimce puanlayıp listeler yapıyordum. Yıllar geçtikçe “BİRA KEŞKE MESLEĞİM
daha fazla ülke gezmeye ve daha fazla tadım yapmaya başladım. 30’dan
fazla ülkede binden fazla çeşit bira tattıktan sonra bir gün yine bir yerde OLSA DİYORDUM, OLDU”
tadım yaparken “Tamam, tadım konusunda epey deneyimledim ancak
bira yapmayı bilmiyorum” dedim. Yapan kişinin ruhunu anlamak için Evde bira yapımına başladım ve denedim. O sıralarda İzmir Ev Bi-
biraz da yapmayı öğreneyim dedim. racıları Topluluğu kuruldu. İlk üyelerinden biriyim. Orada benim gibi
bu işe tutkuyla bağlanmış birçok insan ile bir araya geldik. Evde bira
Bira yapmayı öğrenmeye karar verdikten sonra ne kadar Türkçe, yapımını da oldukça geliştirdik. Hobi de olsa, fabrikalardaki üretim
İngilizce kaynak kitap varsa okumaya başladım. Yurt dışından devam- süreçlerinin tamamını evde çok küçük ölçekte gerçekleştiriyorduk.
lı kitap getirtiyordum. Yaklaşık 2-3 sene boyunca, abartmıyorum her Sonra bu kadar okuduk, araştırdık, tattık ve yaptık; bunun bir serti-
gün konuyla ilgili bir şeyler muhakkak okudum. Ben Dokuz Eylül Üni- fikası olmalı diye düşündüm. Sonra birkaç sınava girdim. İlk olarak
versitesi Maliye mezunuyum, gıda okumadım aslında ancak okusam online yapılan, ücretli bir Amerikan sertifika programı olan Cicerone
güzel olurdu işim kolaylaşırdı o dönem. Gerçi okumuş kadar oldum CBS sınavını geçtim. Hoşuma gitti bira üzerine bir belge almak. Sonra
sonunda. (gülüyor) baktım Türkiye’de hiç uluslararası bira hakemi yok. Çok ilgimi çekti
her şeyiyle, hatta kafayı taktım diyebilirim. Mali işlerden de ayrılasım
Bu yoğun okuma ve araştırma döneminde aslında muhasebeci ola- vardı. Bira keşke benim mesleğim olsa diyordum. Bira hakemliği sına-
rak çalışıyordum. Faturaları ne kadar hızlı girersem o kadar boş vak- vına BJCP (Beer Judge Certification Program) hazırlanmaya başladım.
Çok ciddi ve gerçekten çok zor bir ilk sınavı vardır, hem a’dan z’ye bira-
nın her şeyini sorar, hem de ağır İngilizce tabii, yetiştirmek bile derttir.
Neyse ki inat etmiştim ve 4. denemede geçtim. Sonra İspanya’ya tadım
sınavına gittim. Orada da sadece tadım yapıp biranın her şeyini uzun
uzun yazmanızı istiyorlar. Neyse ki tadım sınavını geçince “Tamam
sen başlangıç seviyesi ile başlayabilirsin. Ancak tam anlamıyla bir bi-
ra hakemi sayılabilmek için yapılan yarışmalarda jürilik yapıp tecrübe
puanlarını alman gerekiyor” dediler. Sonra yarışmalarına başvurdum.
“ÜSTÜNE BEN PARA VEREYİM”
Barselona’da yapılan meşhur bir yarışma başvurumu kabul etti. Av-
rupa’nın en büyük bira yarışmasında bir anda jüri oldum. 40 jüriydik,
toplamda tatmamız gereken farklı bin 200 bira vardı ve 3 gün sürdü.
O sırada halen muhasebeci olarak çalıştığımı da düşünürsek gerçekten
inanılmaz bir deneyimdi. Böyle bir deneyim yaşadıktan sonra tutkum
zirve yapmıştı. Maalesef diğer iş zor gelmeye başlamıştı. Sosyal medya
sayesinde Barselona’da bir Türkün jüri olduğu da duyuldu. Daha son-
ra Genel müdürümüz Tuğrul (Ağırbaş) Bey çok mütevazi bir hareketle
İzmir Ev Biracıları Kulübü ile tanışmak istemişti. O gün diğer Anadolu
Efes direktörleriyle de tanışma fırsatı bulmuştuk. İleride bira hakemi
serüvenine dahil olacak ve birçok yarışmaya beraber gideceğimiz ve
şu an Anadolu Efes Türkiye Üretim Direktörü olan Koray Anar ile de
orada tanışmıştık. Çok keyifli ve gerçekten biranın kültürünü hakkıy-
la konu ettiğimiz bir akşamdı. Bira hakemliği de bolca konuşulmuştu.
İlerleyen günlerde artık Anadolu Efes’in bir parçası olarak tutkumu
mesleğe çevirme isteği çok ağır basmaya başlamıştı. Bu sebeple şirket-
te çalışan arkadaşlarım vasıtasıyla da bana uygun bir pozisyon olabilir
mi diye arada da soruyordum. (gülüyor) Ardından o ilk telefon geldi ve
görüşmek için davet ettiler. Görüşmeler yaptık, en son konuşma tabii
maaş kısmına geldi. Hiçbir iş görüşmesinde söylenmemesi gereken o
OCAK 2022 Ege Life 45

