Page 98 - Ege Life Dergisi 134 Sayı Şubat 2019
P. 98

KÖŞE YAZISI












                                                     DÜ N Y A




                                           VA T A N D A Ş I




             Prof. Dr. MELTEM ONAY
             Celal Bayar Üniversitesi
             Yönetim ve Organizasyon Bölümü         OLMAK
             meltemonay@egelife.com.tr


               Oldum olası gezmeyi, yeni bir yerleri görmeyi seviyorum. Belki   Ancak çok kısa bir zaman önce Cezayir’e yapmış olduğum gezi,
            de bu kadar renkli bir kişiliğe sahip olmamım nedeni bu olabilir.   beni şimdiye kadar hiç unutamayacağım farklı diyarlara götür-
            Uzun yıllardır, dünyanın pek çok ülkesini gezdim. Her ülkenin  dü. Bir ülkenin sadece tek bir şehrini görerek, karar vermek pek
            anıları, hafızamda ilk gittiğim gün gibi taze duruyor. Bazı ülke-  mümkün gözükmese de Cezayir’in başkenti Cezayir’de yaşadığım
            lerde, doğanın güzelliklerine hayran oldum. Bazılarında insana  iki günlük kısa gezi, beni çok derinden etkiledi. Beni, tarihin, in-
            vermiş oldukları değeri fark ederek, takdir ettim.   sani değerlerin, sevginin ancak bir arada kucaklaşmış olduğu kü-
                                                               çücük bir kalbe taşıdı.
               Bazılarında geçmişin yansımalarını, bazılarında ise fakirliğin
            ve yoksulluğun bir ülke insanını ne hâle getirdiğine tanık oldum.      Yıllar önce, bir “Dünya Vatandaşı” olduğumu fark ettiğimden
                                                               bu yana, gittiğim ülkelerin kültürleri ve yaşam şekilleri ile daha
                                                               yakından ilgilenmeye başladım. Bu duygulara sahip olmamı etki-
                                                               leyen en büyük neden, şüphesiz, üniversitede ilk defa düzenlemiş
                                                               olduğum “Uluslararası Kültür Festivali”ydi.

                                                                  Bundan yıllar önce, şimdi ne yazık ki, çok azaldı; üniversitemi-
                                                               ze farklı ülkelerden öğrenciler gelmeye başlamıştı. Onları ilk defa
                                                               koridorlarımızda gördüğümde, içimden bir annelik güdüsünün
                                                               etkisiyle, hepsini kucaklama isteği uyanmıştı. Hiç bilmedikleri
                                                               ülkeye, tek başlarına gelmişlerdi. Yalnızdılar ve tutunacak bir dal
                                                               arıyorlardı. Bunu fark edince, hemen toplayabildiğim bütün ya-
                                                               bancı öğrencilerimi odaya çağırdım. O dönemlerde okulumuzda
                                                               “Genç Liderler Kulubü” isimli bir kulübümüz vardı. Kulüp üye-
                                                               leri ile, okul günlerimizin hem eğlenceli hem de bilgiyi paylaşıma
                                                               yönelik çeşitli aktiviteler yapıyorduk. Yabancı öğrencilere bir tek-
                                                               lif sundum, “haydi hep birlikte bir uluslararası etkinlik yapa-
                                                               lım”. O gün, bütün öğrencilerin gözlerindeki parıltıyı hiç unut-
                                                               muyorum. Onlardan çok zor bir görev istediğimin bilinciydim,
                                                               çünkü bu etkinlikte hem kendi ülkelerine has yemekler yapacak-
                                                               lardı, hem de geleneksel danslarını göstereceklerdi.

                                                                  Ekonomik  olarak  hiçbir  şekilde  destek  alamayacağımızı
                                                               bildiğimiz için, işimiz zordu. Çünkü, her yemek bir masraftı
                                                               ve ciddi bir emek istiyordu. Bu etkinliği 6 Mayıs “Hıdrellez
                                                               Bayramı”na getirmeye çalışmıştık çünkü aynı gece ateşin üze-
                                                               rinde atlayacak ve bir arada olmanın tadını çıkaracaktık. Öyle
                                                               de oldu. Gecenin sonuna doğru, tam 200 yabancı öğrenci ile el
                                                               ele tutuşup, halay çekerken kendimi bulduğumda, bir Dünya

        96   Ege Life ŞUBAT 2019
   93   94   95   96   97   98   99   100   101   102   103