Page 67 - Ege Life Dergisi 152. Sayı Eylül 2020
P. 67

patılmış. Asker aç ve susuz yaşayabilir ancak mermisiz yaşayamaz.
            Teçhizatsız yaşayamaz. Bir taraftan da çatışıyoruz. Ben o taraflara
            pek girmek istemem. Bazı arkadaşlardan duyuyorum şöyle öldür-
            dük, böyle kestik diye. Bugün bile hâlâ milletler arası mahkemeler
            devam ediyor. Onlar demez mi bakın sizin insanınız bile itiraf edi-
            yor diye. Ben böyle bir şey konuşmam. Durup dururken bir çuval
            inciri berbat edersiniz. Hem bizden hem karşı taraftan birçok kayıp
            oldu. Savaş böyle bir şey: ya öleceksin, ya öldüreceksin.

               Sürecin bittiğini size nasıl haber verdiler?

               Bize arada haberler geliyordu. Muharebe 16 Ağustosta tamam-
            lanmış oldu. Cenevre’de ateşkes ilan ediliyor. Bu sadece aman ateş
            etmeyin demek değildir. Bir taraftan eksiklerinizi gidereceksiniz.
            Yaralınız varsa sahanıza çekeceksiniz. Ateşkesin anlamı budur.
            Bir yandan da Rumlar ve Yunanlar size ateş etmeden etmeyiniz
            emri verildi bize. Bu emri ihlal etme mecburiyetinde kaldık. Kar-
            şıdan size ateş ediyor. Aman dur etme diyemezsiniz. Mecbursun
            sen de sıkacaksın.

               Yurda döndüğünüzde nasıl bir hava vardı?        yor. Gerek iç, gerek de dış siyaset. Merhum Başbakan Bülent Ece-
                                                               vit bile o zaman demişti. Biz Kıbrıs’a barış için gittik diye. Şimdi
               Ben yurda izinli geldim. Yaralandım hastanede yattım. 1 Ocak   sen barış deyip bir yandan da savaşı devam ettiremezsin. Birleş-
            1975 günü mükâfat iznine geldim 10 gün. Bu süre zarfında ge-  miş Milletler ateşkes isterken savaşa devam ederseniz sizin çıkış
            rek yakınlarım gerek vatandaşlarımız tarafından çok ilgi ve alaka   gayeniz değişmiş olur. Süngüyü bazen siyaset kelepçeliyor.
            gördüm.  Saygı ve muhabbet gördüm. Benim için toplam 8 tane
            kurban adamışlar. Şükürler olsun bugün yaşıyorum. Hamdolsun.     “SİZ BANDOCU MUSUNUZ DİYEN VAR”
            Daha sonra geri döndüm. Savaş dönemi düşmanın cephe gerisin-
            de propagandası da vardır. Mesela bunlardan biri Türk askerini      Gazi olduktan sonra toplum ve devlet nezdinde gerekli ala-
            Rum ya da Yunanlar öldürmemiş de Rumlar o dağlara zehirli yı-  kayı gördünüz mü?
            lanlar bırakmış. Askerimizi yılanlar öldürmüş. Türkiye’de bunun
            propagandasını yapmışlar. Bir de bu yılan ve akrepleri Rumların      Öncelikle şunu iyi ayırt etmek gerekiyor. Şimdi birisi savaşa girdiyse
            yetiştirdiği dedikoduları vardı. Bunları sevenlerimiz duysa uyku   muharip gazidir. Bir uzvunu kaybetmişse malul gazidir. Bunlar savaşan
            uyuyamaz benim evladımı yılan sokacak korkusundan. Düşman   gazidir. Ben muharip gaziyim. Bugün çatıdan bir kiremit düşüyor gazi
            öldürecek korkusu da değil. Bana döndüğümde ilk sordukları da   oluyorsunuz. Sokakta köpek bacağınızdan ısırıyor gazi oluyorsunuz. Be-
            bu tip sorulardı: Zehirli yılan var mıydı? Akrepler soktu mu? Kıb-  lediyenin açık bıraktığı rögar kapağından düşüp şehit oluyorsunuz. Böy-
            rıs’ı neden almadan geldiniz, yarım bıraktınız diyenler de oldu.   le bir gazi ve şehitlik bollaştı. Oysa bizim dini ve milli kültürümüze göre
            Haklılar. Ancak bazen yapmak istediğinin önüne siyaset de geçi-  cephede düşmanla savaşan Türk askerine gazi derler. Savaşırken ölürse-
                                                               niz şehitsiniz. Öbür taraftan vazifesi başında kurşunlanan öğretmenleri-
                                                               miz de var. Bunlar vazife şehididir. Bunları ayırmamız lazım. Topyekûn
                                                               şehit derseniz hepsine aynı muameleyi yapmanız icap ediyor.  Mesela son
                                                               zamanlarda medyada sürekli zikredilen 15 Temmuz gazi ve şehitleri var.
                                                               Bu memleketin başka gazi ve şehitleri yok mu? Bu adaletsizliktir. Cum-
                                                               huriyeti ele alırsanız İstiklal Harbi Gazileri, Kore Harbi Gazileri ve Kıbrıs
                                                               Barış Harekâtı Gazileri vardır. Bunlar muharip gazidir. Güneydoğuda-
                                                               kiler ise vazife gazileridir. Milletimiz gaziyi tanımıyor. Resmi bir yere gi-
                                                               diyorum burada Devlet Demir Yolları çalışanı giremez diyorlar. Efendim
                                                               siz bandocu musunuz diyen var. Göğsümdeki madalyaları göstererek
                                                               bunlar nedir diyorlar. Kabahat kimde? Evvela bizde. Biz, gazinin ne oldu-
                                                               ğunu anlatamadık. Milli Mücadele’yi unuttuk. Tabii bunların yanında
                                                               güzel hadiselerle de karşılaştım. Tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize
                                                               ise sağlık sıhhat diliyorum. Evet, farklı düşünebiliriz ancak hoşgörü ile
                                                               birbirimizi kucaklamalıyız.


                                                                                                      EYLÜL 2020 Ege Life   65
   62   63   64   65   66   67   68   69   70   71   72