Page 17 - Ege Life Dergisi 152. Sayı Eylül 2020
P. 17
huriyet tabelası yeni devlete daha henüz asılmamışken 1923 Mart’ın-
da İzmir’de bir kongre toplanmış, iktisat kongresi, bu yeni devletin
izleyeceği yeni iktisadi rotası tespit edilir. Rotanın tespit edildiği top-
lantı, Şerif Remzi Bey’in incir tasrif fabrikasında (bugün Kemeral-
tı’da yakın bir yerde) düzenlenmiş. Şerif Remzi Bey’i ismen Türkiye
ticaretinde oynadığı rolle zaten biliyorduk. Ama Hür Efe Müzecilik
yakın geçmişte onun evrak-ı metrukesini yani ondan kalan bütün ev-
rakı ve objeleri satın alma şansı buldu. Şimdi bu koleksiyon Hür Efe
Müzecilik’in elindedir. Hem Türkiye ticaret tarihi açısından hem de
son üç yüz yıldaki yükselmesini tamamen ticarete borçlu kent olarak
İzmir açısından bu ismin çok büyük önemi var.
“TÜM KOLEKSIYON HÜR EFE MÜZECILIK’TE”
Şerif Remzi Bey’in tüm şahsi eşyalarının ve tapularının Hür Efe
Müzecilik’te bulunduğunu belirten Berber, soyadı yasası çıktıktan
sonra Reyent soyadını aldı. Şimdi Şerif Remzi Bey’in bizde tapuları
var. İzmir’in değişik yerlerinde iki yüzden fazla gayrimenkulün ol-
duğunu görüyoruz. İzmirlilerin en iyi bildiği gayrimenkulü de Asan-
sör’dür. Yani Asansör’de vakti zamanında Remzi Bey’in şahsi mül-
küydü. Biraz koleksiyondan söz edeyim. Hür Efe Müzecilik’in elinde
olan koleksiyondan. Öncelikle Şerif Remzi Bey’in özel kütüphanesi
bu koleksiyonda var. Burada yaklaşık üç yüz kitap var, hemen bu ki-
tapların hepsi yabancı dillerde, beş farklı dilde kitaplar var bu özel kü- sonunda mütevazi bir kıyı iskelesiydi. Nüfusu beş bini geçen kıyı
tüphanede. Ayrıca bu kütüphanede beş adet özel hatıratı çıktı defter iskelesiydi. O zamanlar tirenin altmış bin nüfusu vardı. O zaman
şeklinde, bu defterlerden bir tanesi Almanca, diğerleri eski Türkçe. İzmir bir ticari merkez değildi, Tire’ydi batı Anadolu’da ticari
Bunlar elbette yayımlanmayı bekliyor. Ben, Hür Efe Müzecilik’e bu merkez. Birdenbire 17. Yüzyılın başında İzmir yükselmeye başladı
sözüne ettiğim anıların yayımlanması kütüphanesi tasrif edilmesi ve ve üç yüz yıl sonra Osmanlı’nın dağılmasından hemen önce Batı
elimizdeki evrak-ı metrukenin ne olduğunu anlaşılabilmesi için da- Akdeniz’in ticaret metropolü hâline geldi. Bunu yapan da ticaret-
nışmanlık hizmeti veriyorum. Bu özel kütüphane dışında elimizde tir. İzmir Ticaret odasına bakıyorsunuz nerdeyse yüz elli yıllık bir
onun ihraç faaliyetleriyle ilgili objeler var. Üzüm kutuları, incir kutu- geçmişi var. Borsaya bakıyorsunuz keza öyle. Yani kurumlarıyla
ları, tanıtım broşürleri, kullandığı mühürler var. Ayrıca fabrikasında birlikte İzmir ticaretle var olmuş. Düşünün UNESCO‘nun geçici
kullandığı bu arkamda gördüğün değerli tabloları var, burada olma- listesinde olan ve 2700 yıldır yaşayan tek çarşısıyla Kemeraltı’dan
yanlarda var. Yaklaşık olarak üç bin adet fotoğraf var. Bu fotoğrafla- söz ediyorum ve ona bağlanan limanıyla. Tüccarların yatıp kalktı-
rın görsellerinin şöyle bir özelliği var İzmir’de üzüm ve incir ticareti- ğı yüze yakın hanıyla, aralarından bazıları ne yazık ki ayakta değil
ne ilişkin bütün ayrıntılar bu fotoğraflardan görülebiliyor. Yani yazılı İzmir büyük yangınında yandı yok oldu, hala muhafaza ettikleri-
kaynaklar bizler için elbette çok önemli ama görsellerde hakikaten miz var. Burası çok özel bir kent, bu kadar özel bir kenti ticaretle
önemli. Dolayısıyla özel kütüphanesi yayımlanmayan anıları, yüzler- kendisini Akdeniz dünyasına kabul ettirmiş bu özel kenti, bu ken-
ce tapusu, objeleriyle Hür Efe Müzecilik’te. Benim danışman olarak ti yönetenlerin Akdeniz dünyasına daha iyi tanıtması gerekiyor.
gönlümden geçen İzmir’de kalmasıdır. Yani Hür Efe Müzecilik Ben o anlamda ticaret projesini İzmir için gecikmiş bir gereklilik
hem müzeler yapıyor sergiler yapıyor ve aynı zamanda antika bölü- olarak görüyorum. Bir de Türkiye’de burjuva sınıfının tarihi açı-
mü de var. Dolayısıyla Türkiye’de antikanın kalbi İstanbul’da atıyor. sından, kendi tarihsel gelişimi açısından Şerif Remzi’nin önemli
Cem Bey bu koleksiyonu parçalamayı asla düşünmüyor ama bir bü- bir rolü var. Yani daha Türkiye’de Koç’ların duyulmadığı dönem-
tün olarak alınıp İstanbul’a veya başka bir yere götürülmesine gön- de Şerif Remzi Türkiye’nin en önde gelen ticarette isimlerinden
lüm razı olmaz. Bu koleksiyon İzmir’de kalmalı. birisiydi. Çok iyi Almanca biliyor olması, Birinci Dünya Sava-
şı yıllarında İzmir’de Ermeni cemaatiyle yakın ilişkileri, bütün
“IZMIR’IN TICARET MÜZESINE IHTIYACI VAR” bunları düşündüğümüzde iyi bir burjuva. Sahip olduklarıyla ve
verdikleriyle İzmir’e katkıda bulunmuş bir isim olarak karşımıza
Tarihte çok önemli bir ticaret merkezi konumunda olan İz- çıkıyor. Biz Hür Efe Müzecilik olarak Konak Belediyesi’ne yapmış
mir’in şimdilerde ticaret müzesine ihtiyacını olduğunu belirten olduğumuz İnönü Anı Evi ve uzmanlık kitaplığının binasını da
Prof. Dr. Engin Berber şu şekilde konuştu: “Hatta geçenlerde bir İnönü Vakfı’na bağışlayan onun evlatlığıdır. Dolayısıyla İzmir’de
gazete haberinde söylemiştim, İzmir’in acilen bir ticaret müzesi- nereye baksak Şerif Remzi görünüyor, o anlamda çok anlamlı bir
ne ihtiyacı var. Çok değil bundan dört yüz yıl önce 16. yüzyılın figür olduğunu düşünüyorum.”
EYLÜL 2020 Ege Life 15

