Page 55 - Ege Life Dergisi 134 Sayı Şubat 2019
P. 55
Yeri gelmişken yapımına devam ettiğimiz bir filmden söz et-
mek isterim. İlk kadın ressamımız Mihri Müşfik’i eksene alan,
animasyon canlandırmalarla beslenen ve farklı sanat disiplinle-
rinden kadınları konuk eden bir dokümanter… Çığır açan, özgür
ruhlu bir kadını hissetmeye çalışmak, ilham ve cesaret verici.
Oyunculuğunuzun yanı sıra yönetmenlik tecrübeniz de
oldu, 15 kadar kısa filminiz var. Yönetmenlik sizin için ne
ifade ediyor?
Hayalinize, hikâyenize ortak olacak kişilerle yürürken onları
idare edebilmek… Bir takım kaptanı olarak soğukkanlı durabil-
mek. Burada kilit nokta, “Bu hikâyeyi anlatmazsam ne kaybede-
rim?” sorusuna verilecek yanıt. Bir öyküye tutkuyla bağlandığı-
nızda, onu diğer insanlarla paylaşmak için varınızı yoğunuzu har-
cayacağınıza inanıyorsanız, film yaparsınız. Çünkü bu fedakârlık
isteyen, zahmetli bir iştir.
“EN SEVDİĞİM ROL HENÜZ YAZILMADI”
Okullarda oyunculuk ve sinemaya yönelik verilen eğitim
hakkında ne düşünüyorsunuz?
Teknolojik gelişmeler ve bunları kullanma olanakları göz önünde
bulundurulursa, yirmi yıl öncesine göre, gelişme gösterdik. Ancak ül-
kemizde sinema okulu bolluğu var. Mezun olan çoğunluğun iş bul-
ması söz konusu değil. Az ve öz eğitim kurumu, verimi arttırabilir.
Amerika ve Avrupa’daki sinema okullarında proje pazarlama dersleri
aldım. Bunlar benim için ufuk açıcı oldu. Metin çözümleme ve doğaç-
lama derslerine özen gösterilmeli. Diğer yandan uygarlığın beşiğinde
yaşıyoruz ama yeterince Anadolu’nun hikayesi anlatmıyoruz. Hemen
her meslek grubunda kendini tanıma ve ifade etme eksikliği var. Oysa
bir kişinin kendi hikâyesini çözmeden seyirciyi ona ikna etmesi zor.
Bir tiyatro oyununda oynamak mı yoksa bir sinema filminde
oynamak mı sizi daha çok mutlu ediyor? Bununla alakalı olarak,
şimdiye kadar aldığınız roller en sevdiğiniz hangisiydi?
Hikâye iyiyse çalıştığım yerin önemi yok... En sevdiğim rol he-
nüz yazılmadı.
“GELECEKTEN ÜMİTLİYİM”
İlk dizinize 2006 yılında Rüya Gibi ile başlamışsınız. Tür-
kiye’de o zamanki dizi kültürü ile şu anki dizi kültürünü nasıl
değerlendirirsiniz?
Bu sorunun cevabı seyircide... Neredeyse her gün, eski dizileri özledi-
ğinden bahseden birine rastlıyorum. Çeşitliliğin azalmasında birçok fak-
tör etkili. Ben gelecekten ümitliyim. İzleyici sanal platformlarda, müda-
hale olanağı taşıyan hikâyelerin peşine takılmaya başladı. Seyir alışkan-
lıkları nasıl değişim gösterecek göreceğiz. Tek tük de olsa, sade ve vurucu
hikâyelerin çıkacağını ve gelişime öncülük edeceklerini umuyorum.
ŞUBAT 2019 Ege Life 53

