Page 65 - Ege Life Dergisi 160. Sayı Mayıs 2021
P. 65
Müzikle tanışmanız bir hayli ufak yaşta olmuş, eğitiminiz 8
yaşında başlamış. Yeteneğinizi nasıl keşfettiniz ve serüveniniz
nasıl başladı?
Müziğe başlamam Anadolu Üniversitesi Çocuk Korosu ile ol-
du. Okuduğum ilkokula üniversite bünyesinde koro açılacak diye
bir bilgi göndermişlerdi. İsteyen öğrencilerin aileleriyle birlikte
başvurması gerekmektedir gibi bir form vermişlerdi. Ben de çok
severdim şarkı söylemeyi ve çok istekliydim. Gittim ve kazandım.
Tabii kazanınca daha sonra koro öğretmenim Gülsevin Aktan be-
nin özellikle konservatuvara gitmemi önerdi. Kulağımın çok iyi
olduğunu söyledi. Ankara Konservatuvar hayalleri beni cezbetti,
1990 yılında ilkokuldan sonra konservatuvara başladım.
Ankara Devlet Konservatuvarı’yla başlayan, Cumhurbaşkan-
lığı Senfoni Orkestrası’yla devam eden ciddi bir müzikal alt ya-
pınız var. Kariyerinizin başlangıcını ve devamında nasıl gelişti-
ğini bize anlatır mısınız?
Konservatuvar daha çok klasik müzik üzerine eğitim veren bir
yer olduğu için, ben yıllardır klasik müzik adına bir eğitim aldım.
Hayallerim de bu doğrultudaydı. Hep bir senfoni orkestrasına gire-
bilmek ve bu orkestra ile belki yurt dışında bir turneye gidebilmek
gibi hayallerim vardı. Lise yıllarımın sonlarında Ankara’da kafeler-
de gitar çalıp şarkı söylemeye başlayınca, bir taraftan bu işin keyifli
olduğunu düşünmeye başladım. Klasik müzik hem çok zor hem de
her gün çok ciddi bir şekilde emek harcamayı gerektirirken bir işti.
Şarkı söylemek ise daha kolay ve eğlenceliydi. Şarkı söyleyince po-
püler oluyorsun, insanlar seni seviyor ve para kazanıyorsun. Bu tip
avantajları beni etkiledi ve üniversite yıllarımda biraz bocaladım.
Üniversiteyi bitirdikten sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkes-
trası’nda sözleşmeli olarak çalıştım. Hacettepe Üniversitesi Akade-
mik Senfoni Orkestrası’nda okulun orkestrasında çaldım ve okulda
araştırma görevliliği üstlendim. Elveda’yı yazmam ile birlikte sene
2005 gibi albüm yapma isteği ağır bastı ve İstanbul’a geldim. Kari-
yerim o süreden sonra pop müzik üzerinde devam etti.
“YAŞAMADAN, HİSSETMEDEN NOTAYA
DÖNÜŞMEZ”
Şarkılarınızın duygusallığının kişiliğinizi de yansıttığını
söyleyebilir miyiz?
Ben duygusal bir insanım tabii ama duygusal şarkılarımdaki gi-
bi sürekli üzgün bir insan da değilim. Ben hep bu durumu dengele-
meye çalıştım. Duygusal şarkılarımın yanında hareketli şarkılarım
da oldukça fazla. Dediğiniz doğru, yazdığım şarkılar daha çok duy-
gusal şarkılar oluyor, hareketli şarkıların çoğunu besteci veya söz
yazarı arkadaşlarımdan alıyorum. Duygusal şarkılarda da yaşama-
san ve hissetmesen bu tip şeyleri kaleme ya da notaya dökemezsin
diye düşünüyorum.
MAYIS 2021 Ege Life 63

