Page 51 - Ege Life Dergisi 118. Sayı Ekim 2017
P. 51
Yayla girişinde akan dağ suyu ile üstümüzü başımızı ve araçları
kısmen de olsa temizlemeye çalıştık. Önümüzde uzanan yayla-
nın çevresi karaçam ormanları ile kaplanmış, çam ağaçları adeta
yaylayı bir duvar gibi çevirmiş. Yaylanın tam ortasından bir dere
geçiyor, kışın oldukça hızlı akıyor olmalı ki, yatağında derin izler
bırakmış.
la’yı geride bırakıp Uşak’a ulaştık. Alışveriş yapıp, mola vermeden
Sandıklı ilçesine yöneldik. Sandıklı’ya yaklaşırken çevredeki dağ-
ların çıplak olduğunu gözlemledik. Ancak Akdağ, tüm heybetiyle,
yemyeşil örtüsüyle bize göz kırptı. Sandıklı’dan sonra yaklaşık 35
kilometre süren bir yolculuğun ardından Hocalar yoluyla Sorkun
Kasabası’na varabildik.
Toz Toprak İçinde Kaldık
Sıra kamp alanının bulunmasına geldi. Orman içine bir iki yol-
Buradan sonraki güzergâhımız tam bir toz toprak yolculuğu culuk yaptık; ancak içimize sinmedi. Çünkü orman içinde kamp
oldu. Otomobilin camlarını sıkı sıkıya kapatmamıza karşın üstü- kurmamız durumunda yılkı atlarını göremeyecek ve yayladan
müz başımız, arabanın içi, bagajımız sarı bir toz tabakası ile örtül- uzak kalacaktık. Ancak yüzlerce attan geriye kalan dışkılar nede-
dü. Yol boyunca çıplak arazi önce meşe ağaçlarına dönüşüyor ve niyle yaylada kamp alanı bulmakta oldukça zorlandık diyebilirim.
ardından yeşil örtü çam ağaçlarıyla renkleniyor. Yol kenarında bir Sonunda dere kenarını kamp alanı olarak seçtik. Sert esen rüzga-
dağ köyü olan Çamoğlu’dan geçtik; ancak herkesin işi gücü olmalı rın eşliğinde çadırlarımızı kurduk ve üşümeye başlayınca, sıkıca
ki, kimseleri göremedik. Hayvanlardan başka... Sorkun’dan sonra giyindik. Fakat etrafımız yoğun ağaçlar ile çevrili olduğu için top-
on üç kilometrelik bir yolculuğun ardından Kocayayla’ya ulaştık. ladığımız taşlar ile ocağın çevresini yükselterek olası bir orman
EKİM 2017 Ege Life 49

