Zamanda Yayınlanan Yaşantılar

1 Ocak 1970

Zamanda Yayınlanan Yaşantılar

  • 1 Ocak 1970
  • 534 Görüntülenme
  • 0 YORUM
 

Zamanda Yayınlanan Yaşantılar

“Yaklaşık 10 yıl önce, rüyamda 8-10 yaşlarımdaki halimle gördüm kendimi, altın bir sunak (sunak olduğunu biliyorum bir şekilde) önünde duruyorum ve korkuyorum. Üç ya da dört katlı bir sunak, uzun pembe çiçek yaprakları ve kokulu bir su var. Kalabalık içindeyim, herkes bekliyor, sevinenler var. Kadının birisi kulağıma eğiliyor ve seni Baal'e gelin edeceğiz diyor. Ben daha çok korkuyorum ve biliyorum ki, beni öldürecekler. Beyaz şile bezi gibi bir elbise giydirmişler, kollarımın bilek kısmına bakıyorum, kırmızı yeşil iplerle işlemişler; çiçek işlemesi... O korkuyla uyanmıştım... Sonra, rüyamdaki o kadının bana dediği kelime için, bir internet kafeye gittim ve arama motoruna Baal yazdım iki a ile… Karşılaştığım şey, beni daha da ürkütmüştü. Sayfanızda Baalbek ve Baal yazınızı görünce yine hatırladım. Neden bu rüyayı gördüm, hala çözemediğim bir şeydir...” (S.Ş.)
Bu etkileyici rüya, değerli bir okurumun gördüğü bir rüyadır. Kendi cümleleri ile bana yönelttiği soruya dair yazacağım... Baal ve Moloch ile ilgili çocuk kurban etme; Fenike, Kartaca, Babil ve Moab inançlarında uygulanmıştır.

Rüyada geçen “Seni Baal'e gelin edeceğiz” cümlesi; kurban töreninin amacını ve beyaz giysi ile, kırmızı, yeşil işlemenin ayrıntısı da; kız çocuğu kurban edilmesinin, Bahar döngüsünde yapılan ayrı bir beklentinin tezahürü olduğuna işaret. 

Yine Doğma İle Karıştırılan Olgular

Elbette bu rüya, birçok ortak bilinç iletimi gibi, bir fikir veya yaşanmışlık bilgisinin empoze edilişine benzer bir duyumdur. Çoğunlukla, geçmiş yaşam deneyimi olarak da nitelendirildiği ve reenkarnasyonla bağdaştırıldığı bilinen, bu yaşantı izlerinin tam manası ile açıklanabilmesi zor. 
Bu konuda bir film ya da belgesel izlemediği, hakkında bilgisi olmadığı tespit edilen biri bile, birçok nedenle, fark etmeden bilinçaltına yerleşmiş böyle rüyalar görebilir. Rüyaların kaynağı, hangi veri tabanından yayınlanmış olursa olsun, mutlaka bir açığa çıkmadır. Bir dönem, rüyamda sık sık ışıklı harflerle yanıp sönen ‘’Bardo’’ kelimesini görerek, manasını araştırmıştım. (Tibet Ölüler Kitabı Bardo Thodol içindeki anlamı; ruhun bulunduğu 6 ayrı bilinç durumudur.) 

Her zaman görülen rüyaların aksine, içinde eğer anlam vermediğiniz, daha önce işitmediğiniz bir isim, hayal edemeyeceğiniz bir sahne varsa bunu önceden bir şekilde duymuş ve hafızaya depolamış olabilirsiniz. Eğer bu seçenek de geçerli değilse; daha ilginç biçimde; zamanlar arasında kalan bir yaşantının yayınlanması ya da bilinçaltımızın kuantsal anlamda sezdiği bir bilginin aksedişi olabilir. 

Örneğin, bir kültün, tapım ritüeli aracılığı sayesinde ortaya çıkan bir enerji ve mutlaka bilinç manipülasyonu bulunur. O tarihte katılımcıların aracılığı ile frekanslar iletilmiş ve seslenilen adlar tarafından çekilen enerjinin İkram'ı kullanılmıştır. Kitabım Okültizm ve Enerji'de, bu ''Besin'' meselesini yazdığım kısımları okuyabilirsiniz.

Tören, atmosferin manyetik alanına etkir, düşünce, ses ve görüntü formları yayınlanır. Kayıt sistemi işlemektedir. Zaman zaman birçok özel nedenle faal olabilir. Zira, çok katılımcılı, etkinliği geniş ve enerjetik girdaba yol açan her ritüel, belli astral katlarda çekimsizlik alanlarına sabitlenebilmektedir. 

Birçok hassas kişi aynı anda ve birbirlerinden habersiz benzer rüya ve semboller görebilir, hiç duymadıkları kelimeleri duyup araştırabilirler. Değişik tipte ve çok sayıda insan yüzleri, gözleri önünden dalgalanarak, büyüyüp küçülerek geçebilir. Bu gibi durumlarda, salt karanlık yerine bir ışık kaynağı ile uyumaya gereksinimleri olduğu açıktır. 
Uykunun belirli aşamalarında, zihinde yansıyan istemsiz görüntü, fikir, duygu ve duyumların nöral işlemlerin fizyolojik etkinliğinden başlayarak psikolojik bilinçaltı yansımaları ya da ruhsal mesajlar olup olmadığı ayrıca tartışmalıdır. Kendi deyimimle  “Zamanda Yayınlanan Yaşantılar” çoğu zaman reenkarne olmuşluk benzeri bilgileri taşıyabilir: Ancak olgu, özel ilahi izne bağlıdır ve sürekliliği kesinliğe kavuşturulamamıştır.

Bir çocuğun, ben bu evde yaşamıştım dediği durumu düşünelim. Ya da 3,5 yaşında bir çocuk, annesine, hiç para sıkıntısı yokken; “Benim param var ve bu para İrlanda'da, gidip alabilir miyiz?” diyorsa (şahit olduğum olaydır), bizim atmosferde yayınlanan düşünce formları hakkında ve bunların, oldukça saf, hassas yapıdaki kişiler tarafından bir alıcı gibi duyumsanabilirliği konusunda bilgi sahibi olmamız yeterlidir. Zira hepsine reenkarnasyon etiketi yapıştıramayız.
Vizyon gören bir kişi, çok küçük yaşlarından beri uyanık iken evinin duvarlarında sinema perdesinde oynayan film benzeri cinayet görüntülerine şahit olur. Öldürülen gencin hislerini adeta algılar. Hiçbir ilacın tesiri altında değildir, daha televizyon icat olmamış, o da sinemaya hiç gitmemiştir, peki bu küçük çocuğun görerek anlattığı cinayet sahnesi nereden çıkmıştır? Yoksa o, ölen kişinin kendisi miydi geçmiş yaşamında? Bu durumun söz konusu kişinin geniş bir bilinçaltı alanına sahip olduğunun ve hassasiyetinin yüksekliğinin ifadesi olduğunu söyleyebilirim. Mutlaka bu şekilde öldüğü, reenkarne olduğu veya geçmiş yaşamından izler taşıdığı kimse tarafından lafla, varsayımlarla veya terimlerle yaftalanarak kesinleştirilemez.

Ayrıca bir büyüsel eyleme karışmak veya maruz kalmak da demon, cin benzeri varlıkların insanın düşünce akışına ve şuuruna müdahil olabilen yüksek titreşimli baskın enerjileri iletmelerine yol açmaktadır. Böylece bazı sesler duyulur, bilgiler alınır, yabancı dille konuşulabilir. Yine reenkarnasyon ile açıklama getirilmesi yersizdir.
Uyanık iken, kulaklarında ani baş gösteren çınlama ile, tüm hücrelerinde yüksek bir sesin cümle halinde yankılandığını duyan kişiler bulunur. Bu hali çok sık yaşamasalar da, bu biçimde bir yansıma ile, geleceğe ilişkin mesajlar almaktadırlar.

Ksenoglosi – Bilinmeyen Bir Lisanda Konuşma

Ksenoglosi (Xenoglossy) parapsikolojik bir olgudur. Bilmediği halde başka dilde, unutulmuş, eski ya da çoklu dillerde konuşabilmenin ve bazen yazabilmenin adıdır. Bu olgunun da reenkarnasyon sebebi sayıldığı olur ve eski yaşantıdaki bir dilin bilinç üstüne çıkması diye düşünülür. Bunun nedeni; genellikle Ekminezi translarında fenomenin ortaya çıkmasıdır. Ekminezi, geçmiş yaşantıları anımsamaya çalışmak için hipnozla uygulanan trans durumlarıdır. Böylece, zaman zaman hipnoz nedenli bir ara boyut etkileşimi oluşmaktadır.

Yüksek olasılıkla, henüz ölmüşlere ait çeşitli bilinç kademeleri orta astral katlardan birinde yayınlanmakta ve henüz çözülmeye yüz tutmaktadır. Hipnoz, yoğun meditasyon, trans, yüksek ateşli haller, koma gibi durumlarda bu tür bilinç seviyeleri ile tesir alışverişimiz son derece mümkündür. Diğer yandan, medyumluk yapan insanlarda bedensiz bir varlık veya güç alanı ile olası irtibat kurulduğunda, başka dilin empoze edildiği bir tür perisperi ve biyoplazmik beden dolanıklığı mümkündür. Bilmediği çoklu dilde konuşabilen ve uyandığında o dili anımsamayan medyumlar olmuştur. Genellikle bilinçaltı baskılanmış, dayanıklılıkları acılarla sınanmış, duygusal kimselerin, hipnotik anlarında, çok dilde konuşma fenomeni sergiledikleri görülmüştür. Ayrıca, uykuda sayıklarken ortaya çıkan başka lisanda konuşma tezahürleri kayıta geçmiştir. Bazen bu çoklu diller, çocukluk çağından kalan şoklara, ateşli hastalıklara bağlanır. 

Katalepsi geçiren, bir süre felç benzeri hallerle ölü gibi kaskatı kalan, yüksek ses, patlama vs. yüzünden şok yaşayan, acı bir olayın ani gelişmesi üzerine sinir krizi geçiren, operasyon esnasında çok uzun süre uyutulmuş, komada kalıp çıkmış kişilerde de yabancı dilde konuşma olaylarına rastlanılmıştır. Psikiyatri'de psikopatalojik görülen böylesi olgular çözümlenmesi mümkün olmayan fenomenler kapsamına girmektedirler.

Bildiklerinden farklı bir dil konuşma yeteneği eğer Şaman ve Kam’larda veya Voodoo rahibi translarında görülmüşse, onların, ruhların gizli dillerini konuştuklarına inanılır. Böyle inanışlarda ruhlar öte alem bağlantısını kurarken hayvanları da kullanmaktadırlar. Hayvanlar, kimi zaman ölülerin ruhlarının alıcıları sayılır ve onların dili öğrenilirse göksel iletişim sağlanabilir. Sonuçta şaman, doğanın dilini anlayandır. 

Hazreti Süleyman, kuşların dilini ve hayvanlarla konuşmayı bildiği için kutsal bir hediye ile şereflendirilmiştir; Böylece bir insanın da bilmediği dillerde aniden konuşabilmesi, onun ilahi bir esinlenmeyi taşımakta olduğu anlamına gelebilir veya tam aksi, şer odaklı esinlenmeler... Kutsal olan ya da olmayan ruh ile kaplanmak, eski dillerde, Aramice, Grekçe, Keltçe ya da Enokyan konuşabilmek, sıklıkla başından ister istemez paranormal aktiviteler geçmiş kişilere, ani değişik yeteneklerin yüklenmesi ile ilgilidir. Bunlar verildiği gibi alınabiliyor, yüklenildiği gibi silinebiliyor. 

Zamanda yayınlanan ve yayınlanmaya devam eden yaşantı akisleri ile dönem dönem bağlantı sağlanılabilir, bunlar sıklıkla geçmiş yaşantılar zannedilir. Sonrasında diğer uzam içinden akan algı bütünleşmesi kesintiye uğrayarak kopar. Ruhun bu biçimde seçilmiş gerçeklikler içinden anlar algılayarak deneyimleri hissetmesi, inanç dinamiklerini öğrenmesi, hayatın bilgi ve titreşim yoğunluğunu arttırmaktadır. Düşünce kalıplarını değiştirmeye yarar, hatta yaşantıyı projelendirir. İnsanı duygusal olgunluğa ilerletir. Çünkü bu içsel duyular zaman ve mekanın ötesine geçerek kişisel realitemiz ve karmaşıklıklarıyla ilgili önemli bilgilerin aktarılmasına aracılık ederler. Davranışlarımız aslında bilinçaltımız tarafından kontrol edilmektedir. Bu nedenle kararlarımız, varlık alanından daha fazlası ile bilinçli zihin farkına varmadan saniyeler öncesinde gelmekte ve biz bilinçaltımızdaki bilgiyi sezmemizin mümkün olduğunu bilmekteyiz.

Çok Boyutlu Benliğimiz, zaman ve mekanın ötesine geçebilir, farkında olsa da olmasa da algılayabileceği çok fazla bilgiye sahiptir. Bu bilinç kişisel gerçeğimizi etkileyen enerjisel titreşimleri de okumaktadır.

2017 yılının günlerinizi mutlu, bereketli, hayırlı zamanlara taşıması dileği ile, sevgiler, esen kalın...



01.01.2017

Yorumlar

Yorum Yap

500