Spil Dağı’ndan Bayındır Ovası’na

1 Ocak 1970

Spil Dağı’ndan Bayındır Ovası’na

  • 1 Ocak 1970
  • 511 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Spil Dağı’ndan Bayındır Ovası’na

Birçok tarihi mekanı içinde barındıran Manisa, tüm bu tarihi güzelliklerinin yanı sıra 1968 yılında milli park ilan edilen Spil Dağı ile keşfedilmesi gereken muhteşem bir güzelliğe sahip.

Dağın en önemli özelliği ise fotoğraflanması gerçekten çok zor olan yılkı (yaban) atları… Ancak Spil’e uzandığımız bu gezimizde şans yüzümüze gülüyor.

Yolu yarıladığımızda başlayan sağanak yağmur, rüzgarın da etkisiyle Manisa Ovası’ndan hareket eden sisi birkaç dakika içinde Spil’in zirvesine taşıyor. Bu tam bir sürpriz oluyor ama en güzel sürpriz ise bir araya toplanmış yılkı atları oluyor.

Yeni yılı Spil’de kar yağışı altında ve odun ateşinin yandığı şöminenin başında geçirmek isteyenler buraya akın ediyor ve konaklama yapacak ev bulmak mümkün olmuyor.

Armutlu’dan Bayramlı ve Çınardibi Köyü’ne kadar uzanan 16 kilometrelik güzergah ise; çam ormanları, çınar ağaçları, yeşil bir vadi ve birbirinden güzel minik şelalelerin uzandığı ender ve korunmuş alanlarımızdan...

Birçok tarihi mekanı içinde barındıran Manisa, tüm bu tarihi güzelliklerinin yanı sıra 1968 yılında milli park ilan edilen Spil Dağı ile keşfedilmesi gereken muhteşem bir güzelliğe sahip. Bizde geçen hafta sonu kaçamağımızda Manisa yolundan Spil Dağı’nın zirvesine uzandık. 1968 yılında milli park ilan edilen bin 200 metre rakımlı bu tepede bir anda sislerin arasında kaldık. Fakat çöken sis, beraberinde kolay kolay görülmeyecek bir fırsatı da ayağımıza getirdi…  

Manisa Spil Dağı’na çıkıp, dağın en önemli sakinleri olan yılkı atlarını bir arada görmek her zaman mümkün değil. Spil’de sulak alanlar bol olduğundan yılkı atları genellikle ayrı yerlerde otlanıyor. Geçen hafta sabah erken saatlerde Manisa’da bir börekçide kahvaltı ettikten sonra bin 200 metre rakımlı Spil Dağı’na aracımızla tırmanmaya başladığımız bu gezide şansımız yaver gidiyor.

Yılkı atları bir arada

Yolu yarıladığımız sırada başlayan sağanak yağmur, rüzgarın da etkisiyle Manisa Ovası’ndan hareket eden sisi birkaç dakika içinde Spil’in zirvesine taşıyor. Bu doğa olayını yaşamak ve sislerin içinde kalmak gerçekten bizim için sürpriz oldu. Ama en güzel sürpriz de yılkı atlarını bir arada görmek oluyor. Yağmur ve ardından gelen sis onları içgüdüsel olarak bir araya getirmiş olmalı ki bu durum, bizim için bulunmaz bir fırsat oluyor ve bolca fotoğraf çekiyoruz. Emin olun, bu fırsatı bir daha yakalamak mümkün değil!

Kar yağınca yer bulmak çok zor

Spil’de at alanına ulaştıktan sonra kendimizi bir anda sisli ve sessiz yeşil bir örtünün ortasında bulduk. Kimsecikler yoktu, at alanındaki seyir terasında bulunan kahvehane de gölete bakan bölümdeki restoran da kapalıydı. Burada özellikle yılbaşı geldiğinde, hele bir de kar yağmışsa konaklama yapacak ev bulmak mümkün olmuyor. Yeni yılı Spil’de kar yağışı altında ve odun ateşinin yandığı şöminenin başında geçirmek isteyenler buraya akın ediyor. Yöneticiler ile konuştuğumda bu yılda da yoğun talep olduğunu ve hiç boş yer kalmadığını öğreniyorum.

Rotamız Sütçüler Köyü

Spil’de barınacak kapalı bir mekan bulamadığımız için rotamızı Sütçüler Köyü’ne çevirdik. Spil Dağı’nın İzmir’e bakan ve farklı güzellikler barındıran bu güzergahı, çam ağaçlarının yanı sıra zeytinlikler ile kaplı. Sütçüler Köyü’ne vardığımızda yeni bir çalışmanın sürdürüldüğünü gördük. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nden limana taşımayı kolaylaştıracak olan demir yolunun alt yapı çalışmaları tamamlanıyor, yakında sanayicinin yüzü bir hayli gülecek.

Minik şelaleler akıyor

Sütçüler Köyü’nden Ankara asfaltına inerek, hemen karşı yoldan Armutlu’ya yöneldik ve bir kahvehanede mola verip çaylarımızı yudumladık. Armutlu’dan Bayramlı ve Çınardibi Köyü’ne kadar uzanan 16 kilometrelik güzergah ise; çam ormanları, çınar ağaçları, yeşil bir vadi ve birbirinden güzel minik şelalelerin uzandığı ender ve korunmuş alanlarımızdan. Bayramlı’da köy kahvehanesinde gürül gürül yanan sobanın çevresinde çaylarımızı yudumlayıp, bir yandan da fotoğraf çekerek ıslanan elbiselerimizi kuruttuk.

Verimli Bayındır Ovası muhteşem

Çınardibi Köyü’nü izleyerek, sağımızda böbreklerdeki taşı düşüren suyuyla ünlü Dağteke Köyü’nü geride bıraktık. Karayoluna inmeden önce zirveden Bayındır Ovası’nın muhteşem görüntüsünü izledik. Karşı yamaçta Tire ve Ödemiş’e kadar uzanan sıra dağlar ve hemen solumuzda Bayındır ilçesi yeşillikler arasından yüzünü gösteriyor ve onlarca irili ufaklı köy kırmızı kiremitleriyle bu ortama renk katıyor. Bayındır’ın Canlı beldesinde salaş bir lokantada köftelerimizi yerken yağmur iyice bastırdı. Kararan havada Canlı’dan hareket ederek, yol üzerinde bir kahvehaneye uğrayıp son sıcak çaylarımızı yudumladık. Ve çektiğimiz birbirinden güzel karelerle İzmir’e döndük… 



11.11.2016

Yorumlar

Yorum Yap

500