Öğrenmenin Yeri Yoktur...

1 Nisan 2017

Öğrenmenin Yeri Yoktur...

  • 1 Nisan 2017
  • 532 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Öğrenmenin Yeri Yoktur...

Dünyanın en büyük bilgi kaynağı; Mısır’da, İskenderiye’dedir. Ptolemaios hanedanı tarafından kurulmuştur. Aslında tek başına bir kütüphaneden bahsetmiyoruz. İskenderiye Müzesi adıyla bilinen, dünyanın en büyük araştırma merkezinin bir parçasıdır. O devirde bulunan tüm hayvanların ve bitkilerin birer örneğinin de bulunmasının yanında; Anatomi Salonu, Botanik Bahçesi ve Rasathane de içermesi, İskenderiye Müzesi’ni dünyanın fizik, kimya, tıp, astronomi, matematik, felsefe, edebiyat ve fizyoloji alanlarındaki çekim merkezi haline getirmiştir. Yaklaşık 900.000 el yazması ile dünyanın en büyük bilgi kaynağıdır.

Elbette yukarıda yazanlar, Milattan Önce Üçüncü Yüzyıl için geçerli. Tüm dünyadaki en önemli belgelerin saklanması, yayınlanması, yeni bilgiyi oluşturmak isteyenlerin ulaşması için bir noktaya toplanması ütopik gibi görünse de, Büyük İskender tarafından kurulan bu şehirde önce belgelerin toplanması, sonra da Öklit, Archimedes, Herofilos, Batlamyus gibi bilginlerin bu belgelere ulaşmak için Mısır’a gelmeleri tesadüf değildi. Bilgiye ulaşmanın bu kadar güç olduğu bir devirde, bilginin tek bir yerde toplanması ve erişilebilir olması ne kadar büyük bir mucize...

Kısa bir süre önceye kadar okul ve toplu eğitim sistemi, elimizdeki tek eğitim sistemi idi. Eğer bilgiye ulaşmak istiyorsanız, bilginin sizin bulunduğunuz yere çok yakın olması veya sizin bilgiye gitmeniz gerekirdi. (ki, burada “İlim, Çin’de bile olsa gidip alınız” hadisinin çok da uzak olmayan bir zamanda literatüre girmiş olması önemlidir. (Anlamı yorumlarken, o dönemde uzak kelimesinin gerçekten uzak olmasını, Çin’in gerçekten “uzak”taki ülke olmasını ve Çin’de yaşanların farklı bir kültüre mensup olmasının, yani zaten fiziksel olarak değil fikirsel olarak da uzak olmasının önemini unutmamak gereklidir.) ) Peki ya, bulunduğunuz yerde okul (sizin aldığınız eğitimin bir sonrası?) yoksa? İlkokul için yandaki köye, lise için büyük şehre, üniversite eğitimi için başka bir ülkeye gitmeniz gerekiyor. Bunu yaptık ve yıllarca daha fazlasını öğrenmeye çalıştık ki, daha fazlasını gerçekleştirebilelim, yeni bilgiler oluşturabilelim. Ve elbette bunun tam tersi bir cümle kurmak da mümkün: “Oraya nasıl gidebilirim ki?”

Ege Life | Öğrenmenin Yeri Yoktur...

Üniversiteyi büyük şehirde nasıl okuyabilirim? 

Ankara’da yapılan bir konferansa nasıl katılabilirim? 

En iyi bilimadamları Amerika’da, Japonya’da konuşmalar yapıyorken, ben onları nasıl dinleyebilirim?

Cebimizdeki o küçük aletler neler yapabiliyorlar, şaşarsınız... Sadece iletişim için kullanabileceğinizi düşünüyorsanız, bu gayet mantıklı ve iyi niyetli bir görüştür. Kesinlikle saygı duyarım. Ancak oyun oynayabildiğiniz, yediklerinizi ve gördüğünüz mekanları paylaşabildiğiniz, yani tüm o gereksiz işleri yapabildiğiniz cihazlar yani cep telefonları (ve internete bağlı tüm cihazlar, bilgisayarlar) sizin bilgiye ulaşmanızı kolaylaştırıyor. Bu tamamen ücretsiz de, küçük ücretlerle de olabilir. Peki menümüzde neler var?

Örneğin, tüm ders notlarını, anlatımlarını ve ödevlerini paylaşan üniversiteler, üniversitelerin oluşturduğu konsorsiyumlar ve özel firmalar. Sadece bir kullanıcı hesabı açarak MIT veya Stanford tarafından verilen bir dersi dinleyebilir, ders notlarını inceleyebilir, ödevleri yapıp kontrol edilmesini sağlayabilirsiniz. Bu sayede dünyanın herhangi bir yerindeki en önemli üniversitede çalışan en tecrübeli öğretim üyelerinin derslerine katılabilirsiniz. Kendi disiplininize güvenmiyorsanız, üniversite tarafından tanımlanmış zaman planına uygun olarak takip edebilirsiniz. Maksat bilgiyi almak ise büyük bir çoğunluğu ücretsiz olan dersleri, ne zaman isterseniz başlatma şansınız var. Genellikle altı haftalık programlara ücretsiz olarak katılabilirsiniz, ancak çalışmalarda başarılı olduğunuzu ispatlamak isterseniz, ücret karşılığı sertifikasını da alabilirsiniz. Özellikle Amerika’daki büyük üniversitelerin veya üniversite öğretim üyelerinin dahil olduğu Coursera, Udacity, Udemy vb. uygulama ve sitelerden hizmet almak mümkün. 

Bir Hindu’dan ise bambaşka bir örnek çıkmış. Amerika’da doğmuş, büyümüş Salman Khan, kuzenine verdiği basit matematik derslerini bir adım ileriye götürüyor. Kuzeninin arkadaşlarının da talebi üzerine dersleri kayda almaya başlıyor ve yoğun olarak kullanılmaya başlanmış olan Youtube’a yüklüyor. Yüklenmiş videolar tüm dünyadan karşılık bulunca, Khan Akademi’nin temelleri atılıyor. Bugün yüzlerce video ile birçok ülkede hizmet veren Khan Akademi, Türkiye’de de yerel içerikle hizmet vermekte, benzer içeriklerle hizmet veren yeni ürünler geliştirilmiş.

Peki, seviyeyi biraz daha yükseltmek istersek? Yönetim konularında, yaşam kültüründe ya da bilim dünyasındaki yeni düşünceleri ve felsefeyi anlatan seminerlere katılmak istiyorsanız, bunun da yöntemi var. Bu tür konuşmalara ev sahipliği yapan TED isimli kuruluş, farklı şehirlerde seminerler düzenlenmesine ön ayak olmanın yanında, tüm şehirlerde yapılan seminerleri ve en önemlisi her yıl tekrarlanan dünyanın en büyük seminer çalışmalarından birisi olan TED’i internetten ücretsiz (ve destekçilerin yardımıyla kendi anadilinizde) yayınlıyor. Bir başka deyişle; Amerika’da gerçekleşen, dünyanın en değerli seminerlerinden birisini dinleyebilmeniz, öğrenebilmeniz için Amerika’da olmanız bile gerekmiyor.

Artık bilgiye ulaşmak için ne yer değiştirmeniz, ne kilometrelerce yol gitmeniz, ne de tanıdıklarınızın olması şart değil. Yukarıda benim tanımlamaya çalıştığım birkaç, internette bulacağınız ise onlarca uygulama sayesinde bilgiye ulaşmak istediğinizde, gittiğiniz okulun, bulunduğunuz yerin hiçbir önemi kalmıyor. Yeter ki, sizin içinizde bilmek isteyen birileri bulunsun. Yeter ki, siz bilmek ve öğrenmek isteyin, bildiklerinizle yetinmeyin. Yeter ki, siz bilmekten değil, öğrenmekten haz alın. Selamlar, Saygılar...

01.04.2017

Yorumlar

Yorum Yap

500