Müderriszade - Faralyalı Ailesi

1 Mayıs 2015

Müderriszade - Faralyalı Ailesi

  • 1 Mayıs 2015
  • 612 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Müderriszade - Faralyalı Ailesi

Bir kitap, bir anı… Bazen bizi alır, ta uzaklara götürür… İzmir Özel Türk Koleji’nde iki yıldır yapılan “Anneannemin Çeyizi” sergisi de bizleri yüzyıllarca geriye götürmüş ve gençlere koleksiyonculuğu aşılamıştır. Bu yazımda her iki yılda da sergiye Şevket Mahir Müderriszade’nin resmi kıyafeti, kılıçları ve fotoğrafları ile damgasını vuran Müderriszade–Faralyalı Aileleri’nden bahsedeceğim…

Müderriszade–Faralyalı ailelerinin dedeleri olan Şevket Mahir Müderriszade’nin resmi kıyafeti, kılıçları ve fotoğrafları, her iki yılda sergiye damgasını vurmuştur. Ama bu kez Şevket Mahir Müderriszade’ye ait “Şehbal” dergisi sergiye renk katmıştı. Bu derginin 10 Eylül 1911 tarihli sayısındaki Rodos yazısı, aynı zamanda fotoğrafçı olan Şevket Mahir Müderriszade’nin çektiği fotoğraflarıyla süslenmiştir. Aynı dergide, Trablusgarp savaşı, anı ve haberleri de yer almıştır. Bu dergide; Atatürk’ün ilk defa basında çıkan Trablusgarp’ta çekilmiş fotoğrafları yer almıştır. Bu nedenle “Şehbal” dergisini çok önemsiyorum.

Rodos’un belli başlı Türk ailelerinden birisi olan Müderriszade- Faralyalı Aileleri’ni kısaca tanıyalım. Yüzyılın başlarında Rodos’ta yaşayan bu ailenin kökeni söylenceye göre bir yandan Kırım Han Şahin Giray’a, öte yandan Fethiye’nin Faralyalı köyüne dayandırmaktadır.

19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarından kalan Müderriszade- Faralyalı ailelerinin fotoğrafları, ailenin yüzünü Batı’ya dönmüş bir Osmanlı ailesi olduğu bize yansıtmaktadır. Rodos’ta 1941 yılına kadar aile üyelerinin yaşamayı sürdürdükleri Şövalye Caddesi’ndeki “Kemerli Ev” hakkındaki aile hatıraları, fotoğrafların gerisindeki hayatın da farklı olmadığını bize söylemektedir. Bu yaşantıya örnek olarak; gösterişli mobilyalar, çok sayıda hizmetkârlar, piyano dersleri, kız çocukların devam ettiği Fransız ve İtalyan okulları gösterebiliriz.

Ailenin güç ve ihtişamının kaynağında, kuşaklar boyu yaptıkları kereste ve Fethiye yöresinden yaptıkları palamut ticareti bulunmaktadır. Aile üyeleri asıl gücünü, Osmanlı bürokrasisinde 12 Ada Bölgesi’ndeki görevlerinden almıştır.

1868 doğumlu olan Şevket Müderriszade, Namık Kemal’in Rodos Sancak Beyliği sırasında (1884-1887) Namık Kemal’in özel kalem müdürlüğünü yapan babası Mahir Müderriszade’nin yanında yazı işlerinde görev yapmış, daha sonra Kerpe ve Rodos adalarında, Bayındır, Bergama ve Edremit kaymakamlıklarında bulunmuştur. Şevket Mahir Müderriszade’nin, akrabaları olan Faralyalılar’dan Hesna Hanım ile evliliğinden Havva, Leyla, Şivezat, Emine Nigar ve Mahir doğmuştur.

Fransız Gezgin Vital Cuinet’e göre; 1890’ların başında Rodos genelinde 6.825 Müslüman, 20. 250 Rum Ortodoks, 546 Katolik, 14 Ermeni ve 1.513 Yahudi olmak üzere toplam 29.148 kişinin yaşadığını belirtmektedir. Adada bu dönemde 54 Rum ve 2 Müslüman köyü bulunmaktadır. O süreçte, Rodos’ta yerleşik olan Türk nüfusu tarımdan çok ticaret ve memuriyetle geçinmektedir.

Rodos'taki yaşamın ritmini değiştiren ilk gelişim, adanın 1912 yılında İtalya tarafından işgali olacaktır. İtalyan işgali sırasında Kerpe Kaymakamı olan Şevket Mahir Müderriszade esir edilecek sonra da güçlükle Rodos’a geri dönebilecektir. “Şehbal Dergisi”, 10 Eylül 1911 tarihli sayısındaki Rodos yazısında, Şevket Mahir Bey ile ilgili şu bilgileri vermektedir:

“Bırakılmış bir esir: Kerpe Kaymakamı Şevket Mahir Bey. Bu sayımızda Rodos’a ilişkin fotoğrafları çekmiş olan Şevket Mahir Bey, İtalyanlar tarafından esir edilerek Kampanya Kasabası’na sevk olunmuş ve sonra tekrar Rodos’a gönderilip nihayet orada salıverilmiştir.”

Rodos’taki Türk nüfusun büyük oranda azalışı, I. Dünya Savaşı yıllarında ve adanın 1947 yılında Paris Barış Antlaşması ile İtalya’dan Yunanistan’a geçmesi sonrasında yaşanmıştır. Aile, işgale karşı ilk önlem olarak, yeni kuşak üyelerini evlilikler yolu ile Türkiye'ye yönlendirmiştir. Şevket Mahir Müderriszade ve eşi Hesna Hanım, yeni kuşaklarının Anadolu’da yaşamasını ve kök salmasını isteyerek, kızları Şivezat’ı Antalyalı büyük toprak sahibi Ahmet Tuğayoğlu ile Emine Nigar ve Leyla’yı İzmir’e gelin etmişlerdir.

Emine Nigar Hanım’ın evlendiği Şevki Çavdar, Faralyalı-Müderriszade sülalesinin diğer bir kolunun üyesidir. Şevki Çavdar, Rodos Defterdar Muavinliği, Sakız ve Bergama Mal Müdürlükleri yapmış, İtalyan işgalinden sonra İzmir vilayetinde çalışmayı sürdürmüştür. Leyla Müderriszade, İzmir'in sayılı tüccarlarından İbrahim Etem Maro ile evlenmiştir. Oğulları Mehmet Mahir Bey’i de akrabaları Seza Faralya’lı ile evlendirmişlerdir.

Alman kuvvetleri Yunanistan’ı ve peşi sıra adaları işgale başladıklarında, Müderriszade ailesinin Rodos’ta kalan son üyeleri, taşıyabildikleri her şeyi yanlarına alıp bir kayıkla Türkiye’ye iltica etmişlerdir. Müderriszade ailesinin üyeleri hayatlarının geri kalan kısmını, Rodos’taki “Kemerli Ev”in anılarıyla ve fotoğraflarıyla geçirmişlerdir.

1950’de Şevket Mahir Müderriszade, 1962’de Hesna-Faralyalı Müderriszade, 1968’de kardeşi Eda Faralyalı, 1973’de Mahir Müderriszade, 1975’de Emine Nigar Çavdar, 1980’de Havva Müderriszade Karşıyaka’da Banka Sokağı’ndaki evlerinde ölmüşlerdir.

Yerleştikleri Anadolu toprağında, geçmişi unutmadan yaşayan bu aileye İzmirlilerin bir borcu olması gerekmektedir. Bu aile; Osmanlı’dan Türk Cumhuriyeti’ne geçişte görev aldıkları bürokrasideki hizmetleri ve ticaretteki rolleriyle günümüz için bir modeldir. İyi ki İzmir’i mekan seçmişler… İyi ki varlar… Şevket Mahir Müderriszade’nin 4. göbekten torunu olan Hesna Özgül Gibyeli’ye okulumuzda açtıkları sergi ve faydalanmama izin verdikleri arşivleri için teşekkür ederim. 

(Kaynak: Popüler TARİH/ Ocak 2001)



11.11.2016

Yorumlar

Yorum Yap

500