Hatay’ın Anavatana Kavuşması

1 Mayıs 2016

Hatay’ın Anavatana Kavuşması

  • 1 Mayıs 2016
  • 507 Görüntülenme
  • 0 YORUM


Hatay’ın Anavatana Kavuşması

Barış yolu ile kazanılan siyasi zaferlerimizden biri de Hatay’ın Anavatana katılmasıdır. Fransızların, İskenderun Sancağından çekilmemeleri ve sancak içindeki Türk nüfusa karşı davranışları üzerine Hatay direniş örgütü harekete geçer. Merkezi Adana’da olan, Tayfur Ata Bey’in başkanı olduğu İskenderun ve Havalisi Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti, bir heyet halinde Ankara'ya giderek, Mustafa Kemal Paşa’dan bölge ile ilgilenmesini istemişlerdir.

1922 yılında Fransızlar tarafından Suriye Devletleri Federasyonu kurulur ve İskenderun Sancağı bu federasyona bağlanır. Lozan Antlaşması’yla Hatay’ın Misak-ı Milli sınırları dışında kalması yöre halkının umutsuzluğa sevk etmiştir. Hatay Meselesi, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 15 Mart 1923 günü Adana’da yaptığı konuşmasında; “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz” sözü ile Hatay’ın, O’nun gündemden hiç düşmediğini gösterir.

Türkler, Fransızların engelleme gayretlerine rağmen hedeflerine ulaşmak için yoğun bir propaganda faaliyetine girerler. Bu faaliyet içinde, özellikle anavatanda gerçekleştirilmiş olan Atatürk ilke ve devrimleri örnek alınır. Türk nüfusun yaptığı bu gayretli ve ısrarlı çalışmalar meyvelerini verir ve bir süre sonra Fransızlar, İskenderun Sancağı’nda Türk hâkimiyeti kavramına sıcak bakmaya başlar.

Sancakta yaşayan Türkler, Ankara’ya gönderdikleri heyetler ile Atatürk’ten daha yakın ilgi ve destek isterler. Türk hükümeti, 1936 Eylül ayında Cenevre’de yapılan Milletler Meclisi toplantısında konuyu gündeme getirerek, İskenderun sancağının bağımsızlık talebini Fransız Hükümeti’ne resmen bildirirler. Fransızlar, San Remo Konferansı’nda Suriye’nin bağımsız bir devlet olmasına karar verirler. Bu sırada Hatay meselesiyle ilgilenen Türkiye de Milletler Cemiyetine başvurarak, Hatay’a bağımsızlık verilmesini isterler. Milletler Cemiyeti, Hatay’da Türk çoğunluğunun bulunup bulunmadığını anlamak için plebisit yapılmasına karar verir. Bu koşulu kabul etmeyen Türk Hükümeti, Milletler Cemiyeti ile ilgisini keserek, doğrudan doğruya Fransızlarla görüşmelere başlar.

O sırada, Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’nda kalmakta ve hastalığı çok ilerlemiştir. Doktorların uyarısına rağmen, 20 Mayıs 1938 tarihinde, Adana’ya gelir. Hatay konusunun en kritik döneminde, sağlığı üzerindeki olumsuz düşüncelerin neticeyi etkileyeceği düşüncesiyle, sınıra kadar otomobiliyle giderek, askeri birliklerin resmi geçişini ayakta izler. Sağlıklı olduğunu hissettirmek için her şeyi denerken, yaptığı güç ve gövde gösterisi onun sağlığından çok şey alır.

04 Temmuz 1938 tarihinde, Türk Ordusu halkın sevinç gözyaşları arasında Hatay'a girmesi, hasta olan Atatürk’ü pek sevindirir. Yurdun her köşesinden aldığı tebrik telgraflarına; “Hatay milli meselemizin dostça tedbirlerle müspet neticeye ulaştırılmasından duyulan sevinç yerindedir” cevabını verir.

Hatay’da Türk çoğunluğuna dayanan bir cumhuriyet kurulmuş ve bayrağı tıpkı Türk bayrağına benzetilmiştir.  Bayrağın, ay ve yıldızının içi kırmızı yapılır. 23 Haziran 1939 tarihinde, Fransızlarla Ankara’da yapılan anlaşma ile Hatay, anavatana katılır ve 30 Haziran 1939 tarihinde ise Hatay Türkiye Cumhuriyeti sınırları içine alınır.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hatay Egemenlik Cemiyeti Genel Sekreteri  Şükrü Sökmen Süer, Hatay’ın ilk valisi olur.

23 Temmuz 1939 tarihinde TBMM adına Hatay’a gelen heyetle yapılan anavatana katılma törenleri yapılır. Atatürk’ün sağlığında neticesini göremediği büyük ülküsü olan  Hatay meselesi daima karşısında olduğu bir askeri harekât yerine  arzuladığı  gibi politik yollarla kesin sonuca ulaşır ve “Kırk Asırlık Türk Yurdu” Anavatan sınırları içine alınmış olur.

Bu yazıyı bitirirken, Çandarlı’da 1998 yılında tanıştığım bir Hataylı büyüğümden bahsederek yazımı bitireceğim. Bu kişi 85 yaşında 2001 yılında kaybettiğimiz Yusuf Büyükburç’tu. Çandarlı’da yaşayan Büyükburç, 04 Temmuz 1938 tarihinde, Türk ordusunun Hatay’a girişinde görev alan yedek subaydır. Hataylı olduğu için yapılan törende konuşma yaptırılmıştır. Hatay’ın anavatana kavuşması için, başta ömründen çok şeyler veren, başta Atatürk olmak üzere tüm kahramanlar, ışıklar içinde yatsınlar.   



11.11.2016

Yorumlar

Yorum Yap

500