Dünden Bugüne Kriptogramların Dili ve Modern Şifreleme Yöntemleri

1 Ocak 1970

Dünden Bugüne Kriptogramların Dili ve Modern Şifreleme Yöntemleri

  • 1 Ocak 1970
  • 546 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Dünden Bugüne Kriptogramların Dili ve Modern Şifreleme Yöntemleri

Bilgisayarlı günlerin başlaması, kriptolojide yeni bir çığır açmıştır. Ne var ki, gitgide çözülmesi güç sağlamlıkta şifreleme sistemleri bulunması nedeni ile hızlı bilgisayarlarla bile, 80 yıldan kısa bir sürede çözüm işlemlerinin bitirilemeyeceği görülür.

Eskilerin, şekilsiz kutsal ilkeleri farklı sembollerle dile getirmeleri, sembolizmi geliştirirken, ezoterik sırları korumak, gizlilikleri kayıt altına alarak, bu türden mesajların deşifrelerini yapabilmek için de, çeşitli kriptografik yöntemler geliştirmeleri gerekli olmuş. Şifreler biliminin öğrenilmesi bilgelik, kavrayış ve keskin bir zeka gerektiriyor. Sırların bu yollarla iletilmesi, özellikle engizisyonlu karanlık dönemlerde daha fazla değer kazanmış.

Ehil olanlar, tüm semboller dilini, gizemli alfabeler, şifreli harf ve şekil dizinleri halinde kadim sembolizme hizmet eden belli kriptogramlara dönüştürmüşler. Pisagorcu sırlar, harflerle sayıların yer değiştirmesi metoduna uyan yöntemlerle şifrelenmiş. Ortaçağda yapılmış bilimsel çalışmaların sonuçları da, engizisyon korkusu ile kriptogramlara dökülmüş.

Simyacı ve Hermetik düşünürler ise, resimsel şifreler kullanmışlar. Şifreli resimlerdeki sayılabilir unsurlarla oranlar, derin gizlilikleri barındırıp, sayı ve harf karakterlerine karşılık gelmektedirler. Bir resimdeki yapının yüksekliği, bir kale resmindeki surların sayısı, bir insan figüründeki kıyafetin düğme adedi, renkler, katlar dahi, rakam ve harflerle yer değiştirerek; resimsel şifrelemenin kesin verilerine aracılık edebilirler. Bir figürün elindeki herhangi bir alet, kullanılacak ölçüleri işaret edebilir. Ters giyilmiş kıyafet, yanlış ele alınan silah, el veya ayakta fazladan bir parmak da bu türden şifrelere örnektir.

Roger Bacon’un tasarladığı iki harfli alfabede, her büyük ve küçük harfin a ve b fontları için yapılmış iki ayrı şekil bulunur. D harfi, ayni cümle içinde geçse bile, ilk D’nin sapında bir çengel görülür, diğerinde ise yoktur. Harfler sistematik olarak bir diğerinin yerine geçirilebilir. Bazen Akrostiş halinde ve bir kitaptaki her satırın ilk harfine veya paragraflardaki kelimelerin içlerinde saklı şifreli mesajlarla, gizli bilgilerin paylaşıldığı görülür. Bir kitabın 127. sayfasının 127. satırı gizli bir mesaj içerebilir ve bu sayısal bir şifrelemedir. Kitaplardaki mesajlar her 10-15 veya 100 kelimede bir kez yer alarak yerleştirilmiş olabilir. Anahtarı bilen kişi, kelimeleri sayarak kitapta gizlenen mesaja ulaşabilir.

Akroamatik şifreler; meseller ve mecazi söylemlerde kendini gösterir. Bu kriptogramlar, Ezop’un Fabl’ları, Homeros’un İlyada ve Odysseia eseri gibi, felsefi ve mistik gerçeklikleri gizleyen ve kutsal bir yoruma açılmaya hazır mesellerle doludur. Özel bir alfabenin bileşenlerini barındıran şifreli harflerle bezenmişlerdir. Sayısal şifre ile son derece karmaşık bir kriptografi içeren kitaplar, özel bir karşılık tablosu ile çözülebilirler. Basit sayısal şifrede, harfler sayılarla yer değiştirir. Örneğin alfabemizin sıra düzenine bağlı olarak, B=2 A=1 C=3 BACA kelimesi 2-1-3-1 halinde yazılır ve alfabe tersine çevrildiğinde 28-29-27-29 halini alır, her sayının ardına anlamsız bir sayı daha koyarak dizin yapılabilir, müzik notaları alfabeye uyarlanabilir, mors alfabesinde olduğu gibi nokta veya çizgilerle kod şifreleri oluşturulabilir, harflerin bazıları derin, bazıları silik bırakılır, özel ışık eğimi ile, yalnızca derin bırakılmış harfler okunur. Matematiksel fonksiyonlarla oluşan kriptololojik metinlerin örneği Sezar Şifresi’dir. A harfi yerine D, B harfi yerine E kullanılarak devam eder, algoritma, gördüğü her harf yerine, alfabede karşılık gelen harfin üç ilerisindeki harfle şifrelenir.      

Askeri ve politik kurumlarda, gizli örgütlenmelerde, elektronik banka ve internet işlemlerinde güvenlik sistemlerinin planlamasında, şifreleme algoritmaları kullanılır. Modern kriptolojinin ilgilendiği asıl dal, bilgisayarlardır. Akıllı kart uygulamalarından, yazılım ve donanım uygulamalarına, SSL kullanılarak şifrelenen kredi kartı bilgilerine, blok şifrelerden, akan şifrelere, kodlama teorilerine ve kuantum kriptografisine uzanan bir yelpazede, kripto analiz yöntemleriyle birlikte yürütülen Modern Kriptoloji Bilimi oluşmuştur. Bu bağlamda, 16-18 Mayıs 2012 tarihinde, 5. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı'nın Ankara’da gerçekleşmesi de hedeflenmiş.

Öğrencilerin çoğu, okul yıllarında, arkadaşları ile şifreli bir yazı alışverişi için belli kodlamalar yapar, böylece oluşturulan alfabeyle yazılan not kağıtları, derslerde gizli ve sessiz konuşmanın ayrı bir yöntemi olarak keyifle uygulanır. Bilgisayarlı günlerin başlaması, kriptolojide yeni bir çığır açmıştır, ne var ki, gitgide çözülmesi güç sağlamlıkta şifreleme sistemleri bulunması nedeni ile hızlı bilgisayarlarla bile, 80 yıldan kısa bir sürede çözüm işlemlerinin bitirilemeyeceği görülür. Şifrelemenin sağlamlığı, bit birimi ile; 32 veya 128 bit değeri olarak ölçülür. Kriptografi, askeri alan, istihbarat alanları ve güvenlik birimlerinin sistem amaçları için önem taşır. En büyük kriptografik ar-ge yatırımı ile çok sayıda matematikçinin çalıştığı NSA Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu, dijital güvenlik donanımlarına, sanal silah teçhizatı işlemi yapıp, ülke haricine ithalini yasaklamıştır. Belirli bir bit değerinin üstündeki bu sistemlerin oluşturduğu şifrelerin kırılması, en güçlü bilgisayarlarla 35 milyar yılda gerçekleşebilecek bir işleme dayanır. Eski işlemcilerin yerine, artık, bilinen temel blok şifre modlarında işleyen 192-bit ya da 256-bit anahtarlı özel işlemciler iş başındadır.

İlk kriptolu cep telefonumuzu imal eden TÜBİTAK, Kuantum Kripto Sistem geliştirme birimleri ile, sıfırdan kripto algoritmaları yazabilen kuantum bilgisayarlarla ilgili çalışmalar yaparken, ASELSAN bünyesinde, farklı kripto sistemleri için araştırmalar yapılıyor. ODTÜ Kriptografi Bilim Dalı, YSL ve Doktora dereceleri veren bir kurum. Mezunları, Türkiye Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile MİT’de çalışma imkanı buluyor.

Bilgi güvenliği, haberleşme ve elektronik alanlarında; Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığı için üretilecek çözümlerin, ileri düzeyde nitelikli olması dileği ile esen kalın. 



11.11.2016

Yorumlar

Yorum Yap

500