Atatürk ve İzmir

1 Eylül 2014

Atatürk ve İzmir

  • 1 Eylül 2014
  • 520 Görüntülenme
  • 0 YORUM

EGELIFE’ın bu sayısında, hemşehrimiz olan, nüfus kaydı hala İzmir’de bulunan Atatürk’ün İzmir’deki misafirliğini ana hatlarıyla anlatacağım. Ülkenin neredeyse tamamını ziyaret etmeye çalışan Atatürk, hangi kenti ziyaret ettiyse, o günün anısına günümüzde törenler yapılır. İzmir’i 16 kez ziyaret eden Atatürk için İzmir ne ifade etmektedir, kısaca izleyelim.

Mustafa Kemal Paşa’nın Bandırma vapuruna bindiği gün, İzmir’in işgalinin birinci günüdür. O, 1212 gün süren kara günlerde, hep İzmir’i özlemle sayıklamış ve “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz” derken, İzmir’in ve ülkenin kurtuluş hedefini işaret etmiştir. 10 Eylül 1922 günü İzmir’e girerken “Bir rüya görmüş gibiyim” demiş ve “İzmir yansa üzülürdüm” diye ilave etmiştir.

1905 yılında, İzmir’le ilk defa nasıl tanıştığı şöyle anlatır:

“Benim İzmir’i ilk gördüğüm gün okuldan çıkarak sürgüne gittiğim gündür. Bu güzel memlekette, sürgüne giderken birkaç saat geçirmiştim. O zaman bu güzel rıhtımı, baştan başa bize can düşmanı olan bir ırkın mensupları ile dolu görmüştüm. O zaman karar vermiştim ki; İzmir, soylu ve asil Türk İzmirlilerin elinden gitmiştir. Fakat ne yapayım ki, o tarihte bu gerçeği açıklamaya imkân yoktu. Çünkü sürgün yerine gidiyordum. O gün bu gerçeği açıklayamamak yüzünden bütün memleketin, İzmir’le beraber ne kadar büyük, ne kadar acı felaketlere uğradığını elbette bilirsiniz.”

O, 9 Eylül 1922 günü, kendi ifadesiyle can düşmanı olan bir ırkın dolaştığı dediği Kordonboyu’nda Türk askerlerini gördükçe İzmir’e sevgisi bir kez daha artmıştır.

Gazi, İzmir Belediyesi'nin hemşehrilik teklifini 24 Eylül 1922 günü konuşarak şöyle kabul etmiştir:

“İzmir’in sayın ve kıymetli halkına; İzmir Belediye ve İdare meclisi kararıyla bana İzmir hemşehriliği unvanını verdiğinizi öğrendim.

Beni Milli mücadelenin önemli bir aşamasını hatırlatmakta bulunan Erzurum hemşehriliğine, davamızın zaferini müjdeleyen İzmir hemşehriliğini eklemek suretiyle aziz bir mükâfat bağışlamış bulunuyorsunuz..

Hepinize selam ve sevgililer hemşehrilerim.”

O, annesi Zübeyde Hanım’ı, 14 Ocak 1923 gününden beri Karşıyaka’nın bağrına emanet etmiştir. O, bu yönüyle de İzmir’e nasıl bağlandığını 12 Ekim 1925 günü şöyle ifade eder;

“İzmir’in Karşıyakalıları, sizleri derin sevgilerimle selamlarım. Ben Karşı- yaka beri yaka bilmem. Ben bütün İzmir’in tamamını tanırım. Ben İzmir’in tamamını severim. Güzel İzmir’in temiz kalpli insanlarının da beni
sevdiklerinden eminim. Yalnız bir rastlantı beni Karşıyaka’ya daha fazla bağlamıştır. Karşıyakalılar! Anam sizin bağrınızda, sizin topraklarınızda yatıyor.”

Meclis Başkanlığı Refakat Subayı Mahmut Bey’in TBMM Özel kalemine yazdığı 28 Ocak 1923 tarihli telgrafta şunlar yazılmıştır:  

“Gazi’nin nüfus teskeresi Göztepe mahallesinde kayıtlı edilerek kendisine takdim edildi. Uşakizade Muammer Bey’in büyük kızı Latife Hanım ile nikâhları adı geçenin Göztepe’deki köşklerinde yarınki pazartesi günü sade bir şekilde kıyılacaktır. Gazi zaten burada misafir bulunmaktadır.”

29 Ocak 1923 günü kıyılan nikâh ile Gazi, İzmir’e bir kez daha bağlanmıştır. Yukarıda bahsedilen bu kayıt İzmir Nüfus Müdürlüğü'nde bulunmaktadır. Kıyılan bu nikâhta bir ilk yaşanmış, kadın ve erkek nikâhta beraber yer almıştır ve bu nikâh, 1926 yılında çıkacak medeni kanuna da öncülük yapmıştır. Birçok ilki onunla yaşayan İzmir’in, Atatürk ile ilgili anılarından da daha sonraki sayılarımızda bahsedeceğim.

Atatürk’ün İzmir’deki 146 günlük misafirliğinin 91 günü Uşakizade Köşkü’nde, 38 günü Takfor Köşkü’nde (İzmir Atatürk Müzesi), 3 günü Karşıyaka’da, 1 günü Buca’da ve 8 günü Çeşme’de geçmiştir.



12.06.1905

Yorumlar

Yorum Yap

500