Ezgi Bağcı, 1991’in Mart ayında Denizli’de dünyaya gelmiştir. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Hukuk eğitimini tamamlamıştır. Küçük yaşlardan beri, bir tutku halinde yazmaktadır ve on yılı aşkın süredir yazdıklarını internet ortamında yayımlamaktadır. 2015 yılının Mart ve Kasım aylarında roman serisi olan Hançer I-II kitapları basılmıştır. Meslek hayatını ve yazma aşkını İzmir’de sürdürmektedir.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Çağan Irmak’ın yaptığı “Dedemin İnsanları”, her açıdan insanı kendine bağlayan sıcacık bir film… Çağan Irmak’ın insanları yakalamada ve anlatmadaki büyük başarısını filmin her sahnesinde görüyoruz ve biraz daha bağlanıyoruz. Çünkü o “bizden olma, kendinden bir şey bulma hissi” hiçbir şekilde yalnız bırakmıyor. Öyle ki, “Dedemin İnsanları” yaşamlarımızdan ve insanlarımızdan mutlaka birine dokunuyor, bizim insanlarımız oluyor.
Çağan Irmak “Dedemin İnsanları”nda birçok yaşama ve birçok acıya değinmiş. Bazı açılardan birden fazla konu üzerinden işlenmesi yarım kalmışlık hissi veriyormuş gibi görünse de daha derinden bakıldığında asıl olanın anlatıldığını, hissettirdiğini belirtmem gerek. Türkiye’nin geçmişini tüm sadeliğiyle anlatmış usta yönetmen. Ülkemiz hiçbir zaman belli bir acının ve olayın beşiği olmadı. Birçok kültürün ve birçok farklı düşüncenin barındığı bu topraklar, çeşitli olaylara ve farklı acılara da şahitlik yaptı. Zaman hep çoklu geçti Anadolu’da, o birleştirmeye çalıştıkça, insanlar kapıldıkları gölgelerde ayrıştırmaya çalıştı bizden olanı…
Zaman ibresini daha eskiye, zorunlu mübadelenin yaşandığı ve milyonlarca insanın ev belledikleri topraklardan alınarak anavatana gönderildiği 1923’e çeviriyor, Dede Mehmet’in çocukluğuna dönüyoruz. Mehmet, çocukluğunu geçirdiği topraklara ailesiyle veda ederek Gülcemal’e biniyor. Ancak Mehmet sadece doğduğu toprakları ardında bırakmıyor, kardeşi Mustafa’yı denizde bırakarak geliyor İzmir’e… Ozan, dedesine seslenirken; “Bu sular mıydı bebe kardeşini bırakıp bin bir zorlukla geçtiğin? Bu sular mıydı bize kafa tutan, bizi ayıran, hem de uğruna ölecek kadar sevdiğimiz bu küstah, bu muhteşem deniz?” diye soruyor. Kardeşini Ege Denizi’nde bırakan Mehmet, eşi Nadire’nin deyimiyle torunu Ozan’ı hem torunu hem kardeşi olarak seviyor. Hatta kızıyla konuşurken kullandığı cümleler torunuyla ilişkisini olduğu gibi karakterini de ortaya koyuyor, Giritli Mehmet’in…
Çetin Tekindor hayran kalınan oyunculuğu ile çok güçlü bir Mehmet Yavaş karakteri sergiliyor ve Çağan Irmak ile Çetin Tekindor çalışması yine seyirlik harikalar çıkartıyor. Diğer oyuncular da adeta filmle yaşıyormuş gibi tamamlıyor birbirlerini… Ve Çağan Irmak anlatmak istediği her şeyi tam olarak olması gereken yerde anlatarak güzel bir yapım ortaya çıkartıyor.
01.05.2018