Edebiyat Mart 2020

 |  || Edebiyat Mart 2020
1 Nisan 2020

Edebiyat Mart 2020

  • 1 Nisan 2020
  • 506 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Merhaba sevgili okurlarımız. Bu ay güzel havaların da gelmesiyle cıvıl cıvıl kitap önerilerimizle karşınızdayız. Korona’dan dolayı içimizi karartmıyor, kendimizi evlere kapatmışken kitaplarla haşır neşir olmaya bahane buluyoruz! Baharın güzellikleriyle kendinize yeni ufuklar açacağınız, içinizi şenlendirecek muhteşem kitaplarla sizleri baş başa bırakıyoruz. Keyifli okumalar.

 

GEÇTİĞİMİZ AY EN ÇOK SATANLAR

 

Son Av

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Jean-Christophe Grange

Yayınevi: Doğan Kitap

 

Suç ve Ceza

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

 

Körlük

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Jose Saramago

Yayınevi: Kırmızı Kedi

 

Şeker Portakalı

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Jose Mauro De Vasconcelos

Yayınevi: Can Yayınları

 

Sineklerin Tanrısı

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: William Golding

Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

 

 

SON ÇIKANLAR

 

Karşı Penceredeki Kadın

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Selda Terek Bilecen

Yayınevi: Destek Yayınları

Terk edildiler!

“Arzulanan” değil “katlanılan” olduklarını kabullenmeleri zaman aldı.

Her şey yolunda olmasa da “sevgi” var sanıyorlardı.

Ve sevgi her şeyin üstesinden gelir...  Böyle biliyorlardı.

Ezberleri bozuldu. Acılarıyla baş edemediler. Bocaladılar.

Değersizlik hissi yaşamdan tat alamaz hale getirdi onları,  kendilerine olan güvenleri tükendi.

Yanlışlar yaptılar. Yardım istediler.

Ve bir gün:

KARŞI PENCEREDEKİ KADIN felsefesi ile tanıştılar.

 

Yüklerin En Değerlisi-Bir Masal

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Jean-Claude Grumberg

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar kocaman bir ormanda yoksul bir oduncu adam ile yoksul karısı yaşarmış. Hayır hayır hayır hayır, içiniz rahat olsun, Parmak Çocuk değil bu. Hiç ilgisi yok. Sizler gibi ben de o gülünç hikâyeden nefret ederim. Besleyemedikleri için çocuklarını terk eden analar babalar nerede, ne zaman görülmüş? Geçelim...

Her neyse, bu kocaman ormanda büyük bir açlık ve büyük bir soğuk hüküm sürermiş. Özellikle de kışları. Yazları ormanın üzerine kavurucu bir sıcaklık çöküp o şiddetli soğuğu kovar, püskürtürmüş. Buna karşılık açlık, özellikle bu ormanın etrafının dünya savaşıyla kasılıp kavrulduğu o zamanlarda açlık hiç eksilmeyen bir şeymiş.

Dünya savaşı, evet evet evet evet evet.

Yazar ve senarist Jean-Claude Grumberg’in kaleminden büyüsünü yitirmiş bir dünyada yaşayan insanlar için hüzünlü bir masal. Belki de gerçeğin ta kendisi. 

 

Yabancı Kucak

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Ian McEwan

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

 

Colin ile Mary, tatile çıkmış, tutkulu bir çift. Gece vakti yemek yiyebilecekleri bir yer ararken isimsiz şehrin labirent gibi sokaklarında kayboluyorlar. Ansızın karşılarına çıkan, Robert isimli yabancı her şeyi değiştirecek. Robert’in onları götürecek barı ve anlatacak hikâyeleri var. Anlattıkça uzayacak, uzadıkça onları uykusuz bırakacak hikâyeler. Onları takıntının ve vahşetin ortasına savuracak, karanlık hikâyeler...

Çağdaş İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden, Man Booker Ödüllü Ian McEwan Yabancı Kucak romanında, ilişkileri ve duyguları öyle etkileyici anlatıyor ki okur gerilimin ve vahşetin boyutu ne olursa olsun bir türlü hikâyenin peşini bırakamıyor.

 

Malazgirt 1071-Yeni Türk Oluşumunda Malazgirt Başlangıcı

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Oğuz Ünal

Yayınevi: Ötüken Neşriyat

 

Tarihî gerçeklerin bir “maddî” dış yüzü bir de özünde gizli, “manevî” iç yüzü vardır. Malazgirt Savaşı’nın anlaşılabilmesi (bilinebilmesi değil) için, “Malazgirt’e yönelik bir yaklaşım ortaya koyarak savaşın maddî şartlarını dönemin birincil kaynaklarından hareketle tespit etmek, sahih, doğru belgelere bağlı gerçek bilgisini edinmek, tarihin maddî ve manevî etkenlerinin “tarihin mantığı”yla sentezini yapmak gerekir.

Bu kitap, Oğuz Kağan Destanı’ndaki gibi, “Kün tuğ bolgıl, kök kurıkan” (Güneş tuğ olsun, gök çadır) diyerek Asya bozkırlarından Türkistan, Mâverâünnehr ve Horasan’dan yola çıkan ve denize ulaşmanın özlem ve idealiyle “Takı taluy, takı müren” (Daha deniz, daha ırmak) diye devam ederek Anadolu’ya gelen Türklerin, Asya’daki “Hun-Göktürk-Selçuklu” çizgisinin bir devamı olarak Ön Asya’da “Selçuklu-Osmanlı-Cumhuriyet” çizgisinde oluşan; bir ucunda Hun ve Göktürk, tam ortasında Selçuklu ve öbür ucundaysa Osmanlı’nın durduğu ve bu üç tarihî durağı birbirine ve Cumhuriyet’imize bağlayan hattın Oğuz olduğu; Anadolu’daki, Türkiye’deki varlığımız ve medeniyetimizin “millî, İslâmî ve insanî esasları” yönünden 21. yüzyılın şafağında yepyeni bir çağın başlamakta olduğu ve bu çağın Türkiye, Türk dünyası ve İslâm âlemi için yeni bir hamle, yeni bir yükseliş evresi olacağı ve bu mübarek vatanın teşekkülünde ledünnî bir sırrın gizli olduğu inancıyla kaleme alınmıştır.

 

Ruh ve Beden Sağlığı İçin: Müzik Terapi

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Yazar: Adnan Çoban

Yayınevi: Timaş Yayınları

 

Müzik Terapi, insanlık tarihi boyunca pek çok hastalığın tedavisinde farklı formatlarda kullanılagelmiştir. Günümüzde Avrupa ülkelerinde ve ABD’de modern tıptan aldığı destekle özellikle ruhsal hastalıkların tedavisinde kapsayıcı tıbbın şemsiyesi altına giren etkin bir yöntemdir. Geçmişte Türk ve İslam dünyasında hatırı sayılır bir yere sahip olan Müzik Terapinin ülkemizdeki yeri, tarihte edindiği rol ile örtüşen ve daha da ötesine giden çeşitli çalışmalarla günden güne mesafe kat etmektedir.

"Müzik Terapi, ülkemizde ve dünyada trendi gitgide yükselen çok etkili bir terapi yöntemidir... Müzik Terapiyi basite indirgemeyip ciddi ve güçlü bir yaklaşım olduğunu bilerek hareket etmek gerekir. O yüzden Müzik Terapi uygulamalarının evrensel, bilimsel ve etik sınırlar içinde yapılması son derece önemlidir. Böyle olduğu takdirde müziğin o gizemli gücünden daha çok istifade etmek ve insanlık için biopsikososyospiritüel açıdan sınırsız seçenekler sunabilmek mümkün olabilecektir,” diyen Doç. Dr. Adnan Çoban Müzik Terapi’yi çağdaş tıbbın referanslarıyla destekleyerek bu konuda ülkemizde yer alan çalışmalara ışık tutmuştur.

 

EGE LİFE’IN SEÇTİKLERİ

 

Kızılbaşlık Alevilik Bektaşilik - İmran GürtaşYalçın Çakmak

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

İletişim Yayıncılık

 

Süleyman Gülen

Alevilik, sadece güncel politik değil, teolojik ve tarihsel bağlamda da, üzerine hâlâ çok tartışılan bir olgu. Alevi-Kızılbaş-Bektaşi tanımları ve aralarındaki ayrımlar dahil olmak üzere, terminolojiden başlayan anlaşmazlıklar veya belirsizlikler var. İslam içi mi, kendine mahsus bir inanç mı olduğu bahsinde hararetlenen yorum farkları, Doğulu-Batılı, Türk-Kürt gibi ayrımlarla çeşitleniyor.

Elinizdeki kitap, Suavi Aydın'ın sunuşunda bir etno-dinsel kimlik olarak tanımladığı Aleviliği üç düzlemde ele almaya çalışıyor: Tarih, Kimlik, İnanç ve Ritüel. En geniş bölümü oluşturan "Tarih" bölümü, özellikle Aleviliğin tanımının gelişimi yanında, iç ayrımlarına ışık tutuyor. "Kimlik" bölümündeki yazılar, Alevilerin ve Alevi hareketinin güncel gündem konularına odaklanıyor. "İnanç ve Ritüel" bölümü, çok canlı bir gelenek tablosu sunuyor.

Yalçın Çakmak ve İmran Gürtaş'ın hazırladığı derleme, Türkiye'den ve Türkiye dışından, bilinen uzmanların yanı sıra yeni kuşak araştırmacıların özgün verimlerini bir araya getiriyor. Sosyal bilimin bu konuda hâlâ yetersiz bulunsa da önemli bir gelişme kaydeden üretimini, sadece akademisyenlerin değil, güncel tartışmaların gündemine taşıması umulan bir çalışma.

Alişan Akpınar, Gürdal Aksoy, Murat Alandağlı, Suavi Aydın, İbrahim Bahadır, Mehmet Bayrak, Yalçın Çakmak, Yavuz Çobanoğlu, Ercan Geçgin, Erdal Gezik, İmran Gürtaş, Ayfer Karakaya, Ahmet Karamustafa, Hans-Lukas Kieser, İlker Kiremit, Robert Langer, Fahri Maden, Ahmet Yaşar Ocak, Dilek Kızıldağ Soileau, Martin Sökefeld, Gülay Tulasoğlu, Erdoğan Yalgın, Ali Yaman, Rıza Yıldırım ve Besim Can Zırh'ın katkılarıyla.

 

 

Kendine Ait Bir Oda – Virginia Woolf

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

İletişim Yayıncılık

 

Dilara İlayda Özsoy

Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf'un belki de en kolay okunan kitabıdır. Kolay okunur, çünkü konu çok somuttur: "Kadın ve edebiyat". Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları "ezeli" ve de "ezici" bir soru vardır. "Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?" İşte Virginia Woolf bu "yakıcı" soruya, tarihsel ilişkilerin kökenine inip kütüphane raflarında şöyle bir gezindikten ve de kısa bir kadın edebiyatı tarihçesi çıkardıktan sonra esaslı bir yanıt getiriyor. Ve şöyle sesleniyor kadınlara: "Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!"

 

On Dakika Otuz Sekiz Saniye – Elif Şafak

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Doğan Kitap

 

Damla Maramuroğlu

 

Adı Leyla’ydı. İstanbul’un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hâlâ. Tastamam on dakika otuz sekiz saniye boyunca…

 

 

Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

Dergah Yayınları

 

Duygu Asker Aksoy

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. Ancak muhteva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişelerini şiire ayırdığı halde, sosyal temalar için nesri seçmiştir. Romanları, zengin hayat hikâyesinden taşarak Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir.

 

 

KLASİK KÖŞESİ

Ege Life | Edebiyat Mart 2020

BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT

 

Yazar: Friedrich Nietzsche

Yayınevi: Ren Kitap

“Tanrı öldü; Tanrı insanlığa merhametinden dolayı öldü.”

Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin felsefesini anlamak için en kapsamlı eseri olan Böyle Buyurdu Zerdüşt’te, onun Zerdüşt olarak isimlendirdiği kişi nezdinde insanı anlama yolunda derin bir yolculuğa çıkarız. Zerdüşt simgesel bir kişilik olarak diğer din peygamberleri gibi ‘yasa’ belirleyici bir kişiliktir. Önce insanlardan uzak bir zaman geçirmiş, daha sonra ‘mağara’sından çıkarak düşünsel yolculuğuna başlamıştır. ‘Üstinsan’a ulaşma noktasında öğütler veren ve Nihilizm hakkında aydınlatıcı görüşler öne süren Zerdüşt, insan olmak üzerine düşünen her okurun zihnine onu yıllar boyu sarsacak cümleler örüyor.

Nietzsche’nin on günde yazdığı, sadece kırk adet basılan ve çevresinde hiç ilgi görmeyen bu eser, günümüzde felsefi ve edebi ağırlığıyla bir klasik hâlini almıştır.

 

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500