Çocuklarla Hayat, Eve Sığarmış!

1 Nisan 2020

Çocuklarla Hayat, Eve Sığarmış!

  • 1 Nisan 2020
  • 560 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Merhaba sevgili Ege Life okurları… 11 yıl önce sayfa sekreteri olarak başladığım Ege Life Dergisi'ndeki görevime 5 yıldır görsel yayın yönetmeni olarak devam etmekteyim. İlk kez yazmak istedim. Gerek içinde bulunduğumuz durum gerekse iki çocuklu bir anne olmam, elime kalem aldırdı sanırım.


    Şöyle düşünüyorum da biz çocukken olağanüstü neler yaşadık diye... Suların kesildiğini, elektrikler gidince ders çalışamadığımızı ya da en fazla kar-yağmur yağınca okulların tatil olduğunu anımsıyorum... Yani dünyayı saran salgın bir hastalığın hepimizi evlere kapatacağı aklımıza bile gelmezdi öyle değil mi? Bizim hayal bile edemediğimiz şeyler şimdi çocuklarımızın gerçeği oldu. Okula gidemiyorlar, uzaktan eğitim alıyorlar, arkadaş veya aile büyükleriyle bir araya gelemiyor, parka, markete gidip o en çok sevdikleri reyonlardan istediklerini seçemiyorlar. Çocuklarıma bakıyorum, korona günlerinde çocuk olmak yetişkin olmaktan daha zormuş aslında. Birer yetişkin olduklarında çocuklarına anlatacakları pek iyi olmayan anıları da olacak. Ancak insan her koşulda hayata devam edebilecek ortamı hazırlıyor kendine. İşte biz de ebeveyn olarak evde geçirdiğimiz bu günlerde çocuklarımızın gözlerinin gördüklerini, kulaklarının duyduklarını unutturacak oyunlar arıyoruz.


    Mesela şu anda evimin koridordan çocuk odasına kadar olan alanı Survivor parkuru. :) Parkurumuzda neler mi var? İlk önce 3 adet tencere kapağının üzerinden atlayıp, arka arka sıralı sandalyelerin altından sürünerek zorlu bir süreçten geçiyoruz. Sandalyelerin ardından ranza ve ders çalışma masasına bağladığımız iplere değmeden esnek bir şekilde geçmemiz gerekiyor. Bunu da başarıyla geçen, piramit yaptığımız kırlentlerin içinden geçmeye çalışıyor ve son olarak 2 takım da önlerindeki 5 adet pinpon toplarını karşılarındaki tencerelerin içine atmaya çalışıyorlar. 5'i tamamlayan oyunu kazanıyor. Benim de hakemi olduğum bu oyunda hepimiz çok eğlenerek vakit geçiriyoruz. 


    Birçoğunuz evden çalışmaya başlamış olabilirsiniz ve bu süreçte evde çocuğunuzla ilgilenip aynı zamanda işinizi yapıyor olmanız size zorluk çıkartabilir. Çalıştığınız zaman zarfında çocuklarınıza yaşı düzeyinde yapabileceği bir görev verebilirsiniz. Puzzle, boyama ya da oyuncaklarını gruplayarak sepetlere ayırma gibi...
    Virüsün endişesi hariç, bize bu süreç iyi de geldi diyebilirim aslında. Evde kalmak, okul- iş yoğunluğundan uzaklaşıp birbirimize vakit ayırmak, eski dijital fotoğrafları hep birlikte izleyip, sadece tek bir fotoğraf karesinin üzerinde bir saate yakın sohbet etmek... Aslında böylesine zaman geçirmeye ihtiyacımızda varmış sanki. :)


    Tabii sıkıldığımız zamanlar da oluyor... Gerçi hangimiz çocukken üfleyip püfleyip sıkılmadık ki! Böylelikle evde vakit geçirmeyi öğrendik. Yastıklardan evler, çarşaflardan çadırlar yaptık. Evcilik oynayıp, bebeklerimizi işe gönderip, yemekler yaptırdık. Bir nevi yetişkinlik dönemlerimizin hayat düzenleyen pratiklerini hep o anlarda inşa ettik. 


    Dışarı çıkamıyoruz! Evde de bütün gün çocukları tutmak çok ama çok zor. Ben ev işleriyle ilgilenince önümden arkamdan ikisi de üfleyip püfleyip sıkıldık diye dolaşmaya başlıyorlar. Ben de çözüm olarak ev işi, mutfak işi gibi yaşları düzeyinde yapabilecekleri günlük işlerimde yardım istemeye başladım. Baktım hoşlarına gidiyor... Hem eğleniyorlar hem de bana yardım etmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Tabii ben de onların yardımıyla işlerimi mutlu bir şekilde tamamlamış oluyorum...


    Kendi çocukluğumu hatırlamaya çalışıyorum. Henüz bilgisayarlar ve akıllı telefonlar yokken neler oynuyorduk? Hazır tüm aile olarak evdeyken... En sevdiğimiz sessiz sinema. Ama bizimkisi yaşları gereği sessiz çizgi film oluyor tabii... :) Onlar anlatmaya çalışıyor kaşları gözleriyle, biz bulmaya çalışıyoruz, kâğıttan kuşlar yapıp onları boyuyoruz... Gemiler yapıp tepsilerde yüzdürüyoruz... Bilmeceler, tekerlemeler hafızamızda kalan her şeyi aktarmaya çalışıyoruz. 


    Bu süreçte evde düşüp, yaralanmamaları konusunda daha dikkatli olduğumuzdan, enerjimizi müzik dinleyip, dans ederek atıyoruz. :)


    En büyük yardımcımız pinpon toplar... Evde kaldığımız bugünlerde hemen hemen bütün oyunlarımızın parçası. Plastik kaşıklara yerleştirdiğimiz pinpon toplarıyla yumurta yarışlarımız çok zevkli ve bir o kadar da zahmetsiz oluyor. Odalarında zeminlere bantlarla şerit çekerek pinpon toplarını pipetle üfleyerek bitiş çizgisine yetiştirmek ya da boş bardaklara koyduğumuz pinpon toplarını üfleyerek bardaktan çıkartmaya çalışmak... Ve bunun gibi tehlikesiz eğlenceli oyunlar...


    Okul yaşlarındaki çocuklar için uzaktan eğitim devam ediyor. Ama dersleri bittikten sonra kitap okumak için bol bol zamanları oluyor. Çocuk klasiklerini okumaya başlamak için güzel bir fırsat. Define Adası, 80 Günde Devri Âlem, Küçük Prens, Dede Korkut Hikâyeleri, Gulliver'in Gezileri, Küçük Kara Balık, Dünyanın Ucundaki Fener, Çocuk Kalbi, İki Sene Okul Tatili, Pembe İncili Kaftan ve daha niceleri...


    Umutluyum... Bu süreci en az hasarla geçireceğimizden...
    Sağlıkla kalın...

  • Nüket Altaçlı

Yorumlar

Yorum Yap

500