Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN

 |  || Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN
1 Eylül 2020

Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN

  • 1 Eylül 2020
  • 534 Görüntülenme
  • 0 YORUM

 

Röportaj: Dilara İlayda Özsoy

Oyuncu, yönetmen, yazar ve müzisyen gibi pek çok alanda başarılı işler ortaya koyan Arda Aydın ile çok keyifli ve içten bir söyleşi gerçekleştirdik. Seslendirme sektöründen çocuk tiyatrosuna, oyunculuktan müzisyenliğe kadar deneyimlerini paylaşan Aydın, gençler için de tavsiyelerde bulundu. Sistemin herkesi müthiş olmaya ittiği bu dönemde kendini bu tip yarışlara sokmadığını dile getiren başarılı oyuncu, “Amaç hep daha fazla satmak olunca da bunların hiçbirinden kaçamıyor insan. Ben mümkün olduğunca bu yarışlara sokmamaya gayret ediyorum kendimi. Sırf seçilme gayretiyle girilen ne olduğu belirsiz dizi filmlerde bile bu yüzden oynamayı reddediyorum” dedi.

 

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN

 

Tiyatroda oyuncu, yardımcı yönetmen ve yönetmen olarak birçok alanda yer aldınız. Kendinizi sahnede mi yoksa sahne arkasında mı daha mutlu hissediyorsunuz?

Bu saydıklarınızın yanına daha sonra yapımcılık, sahne tasarımı, yazarlık ve müzisyenlik de eklendi. Oyunculuk dışında tüm tanımlar sahne arkasına dair. Hâlâ sahne üzerinde seyirci karşısında olmak bu tanımların içinde en keyif aldığım diyebilirim. Oyuncu olarak kendimi tekrara düştüğümü hissettiğim son iki sezondur, gelişimime katkı sağlamak ve bu tekrarlardan kurtulmak adına daha fazla okuyorum, seyahat ediyorum ve antrenman düzenimi değiştirerek yeni yetenekler kazanmaya çalışıyorum. Değişip gelişebildiğim müddetçe de oyuncu olmak beni daha huzurlu kılıyor.

 

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN

“YENİDEN HAYATA GETİRDİK”

 

Türkiye'ye tiyatro konusunda ilkleri getirdiniz, bu yenilikçi düşünceler için nelerden ilham aldınız?

Dünyada söylenmemiş söz olmadığı gibi, yaptığımız işlerin de daha önce yapılmamış olduğunu zannetmiyorum. Yani yaptıklarımızı ilk olmaktan ziyade yeniden hayata getirmek olarak değerlendiriyorum. Sadece çok uzun zamandır Türkiye’de olmayan bir işi ortaya koymak iyi bir fikirdi (Biraderler Cabaret) ve seyirciyle oyuncuyu, oyun sonrası en iyi koşullarda sahne arkasında buluşturmak ve seyirciye izlediği oyunun dekorunu kulisini deneyimleme fırsatı vermek (Bir Yaz Gecesi Rüyası) bizim açımızdan da şahaneydi. Otizm tanılı çocuklarla yaşdaşı buddy’leri aynı sahnede buluşturan gençlik müzikali (Pencere) Biraderler’in en özendiği işlerin başında geldi. Kar amacı gütmeyen ÇGST (Çocuk Genç Sanat Tiyatro) bir sosyal girişim ve bu uzun soluklu projede çocuk ve gençleri sahne sanatlarıyla buluşturarak “iyi ve faydalı insanlar” olmalarını sağlamaya çalıştık ve büyüterek devam ediyoruz. Tamamen çocukların fikirleri ve hayallerinden meydana gelen doğaçlama çocuk oyunu Sen Yaz Ben Oynarım Türkiye’de bu alanda tek olma özelliği taşıyor. Sözün özü varolan ama değerlendirilmeyen pek çok güzellik yeniden sahneye taşındı.

 

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN

“NE KADAR DENEYİM O KADAR BECERİ”

 

Uzun süredir yeni nesil seslendirme sektörünün örneklerindensiniz. Bu sektöre yönelecek gençler için neler tavsiye edersiniz?

33 sene önce ilk kez stüdyoya girmiştim ve hâlâ devam ediyorum. Çok büyük isimlerle bir arada olma fırsatı yakaladım. Çalışma koşullarının çok zor olduğu ama iyi işlerin çıktığı dönemlerde bu mesleği öğrenme ve yapma şansına eriştim. Gece gündüz seslendirme stüdyolarında bulundum ve bu kadar yoğun çalışmanın da karşılığını aldığımı sanıyorum. Yetenek elbette önemli ancak ne kadar deneyimlerseniz o kadar beceri kazanırsınız. Benim için de bu durum farklı değildi. Bu işleri yapmak isteyen insanlara yegâne tavsiyem sözlerimin başından sonuna kadar söylediğim şeyleri bir izlek olarak düşünmeleri ve bu yolda ilerlemeleri.

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN

Türkiye’nin ilk gençlik müzikali “Pencere”yi otizm tanılı gençler ve yaşıtları olan oyuncularla sahneye taşıdınız. İlk olanı kendinize göre yorumladınız. Bu süreçten bahsedebilir misiniz?

ÇGST sosyal girişiminin koordinatörü Yonca İnal’ın projesiydi Pencere. Aslında onun ilkiydi. Biraderler Yapım çatısı altında olması ve yola beraber çıkmamız bu işin en iyi tarafı kendi adıma. Şanslıyım çünkü her zaman farklı olan, farklı gelişenlerin içinde olduğu bir şeyler yapma hayalim vardı. Onları farklı kılan şeylerin bizi büyüttüğüne ve geliştirdiğine inanıyorum. 8 aylık süreçte şahane bir oyun ortaya çıktı ve sahnedeki her çocuk profesyonel oyuncu olarak hayatına devam ediyor; bu da ÇGST ve Biraderler’in asıl hedefiydi.
 

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN

 

Her şeye çocukların karar verdiği ve yönlendirdiği bir doğaçlama tiyatroyu yönettiğinizi biliyoruz. Çocuklarla çalışmak nasıl?

Çocuklara rağmen çocuk oyunu yapamazsınız. Galiba bunun en çok örneği Türkiye’de. Hemen her çocuk oyunu adı altında sahneye çıkan iş çocuklara rağmen oynanıyor. Kendi çocuk tiyatrosu geçmişimden de yola çıkarak bunu nasıl kırabiliriz diye düşünürken Chicago Improvization’ın yaptığı formattan haberdar olduk ve bunu Türkiye’de yapmaya karar verdik. Sonuçları da müthiş oldu. Tabii hem biz hem de Türkiye’deki çocuk seyirciler için bir emekleme dönemindeydik ama çabuk ayaklanacağa benziyoruz ve bu oyunu izledikten sonra çocuk seyircilerin diğer çocuk oyunlarından talepleri de daha farklı olacaktır diye düşünüyoruz.
 

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN

 

“İKİ YUMURTA, BALLI SÜT…”

 

Sanatınızın hakkını vererek her yaptığınız işi başarıyla sürdürüyorsunuz. Başarınızın sırrını öğrenebilir miyiz?

Her sabah iki yumurta, ballı süt (gülüyor). Uzun zamandır başarının bir cendere olduğunu düşünüyorum. Modern dünya düzeninin hepimizi bir yarış atına çevirdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Herkes iyi, herkes güzel, herkes ince, herkes yetenekli, herkes başarılı olmalı gibi bir algı yaratılmış durumda ama bunun böyle olamayacağını bu düzeni yaratanlar da biliyor. Amaç hep daha fazla mal satmak olunca da bunların hiçbirinden kaçamıyor insan. Ben mümkün olduğunca bu yarışlara sokmamaya gayret ediyorum kendimi. Sırf seçilme gayretiyle girilen ne olduğu belirsiz dizi filmlerde bile bu yüzden oynamayı reddediyorum. Akıllıca mı bilmiyorum ama zaten yaptığınız işle ilgilenmeyen bir düzenin size sadece materyal gibi baktığını gördükçe de bu tatsız rekabette olmak istemediğimi anlıyorum. Kendimi rekabetten uzak tutup istediğim şeyleri yaptığımda mutlu ve huzurlu hissediyorum, insanlarla paylaşıyorum yaptıklarımı ve buna başarı deniyorsa başarılı oluyorum (gülüyor).
 

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN


“TARKAN’IN TAHTINI SALLARDIM DİYORDUM…”

 

Bu yaz ilk albümünüz olan ''Yazılmış Tüm Mektuplar'' dinleyicilerle buluştu. Nasıl geri dönüşler aldınız?

Ben müzik sektörüne göbekten dalarım ve Tarkan’ın tahtını sallarım diye düşünüyordum ama Küçük İbo kadar bile dinlenmedim maalesef (gülüyor). İşin aslı çok uzun zamandır bu şarkıların dinlenebileceği bir platformda yer alması gerektiğini düşünüyordum ve yazdığım pek çok şarkıyı aranjörüm Orçun Tekelioğlu’yla stüdyoya girip yayına hazır hâle getirdik. Murat Tunalı’yla beraber çalıştık ve Erekli-Tunç Stüdyoları ve Stüdyo MT’de aylarca kayıtlar yaptık. Yayına çıkması bir seneyi buldu ve çok tatlı dönüşler aldı. Hatta ilk çıktığı hafta en çok dinlenen 20 R&B Soul albümü arasına girdi. Sonra tekliler geldi ve gelmeye devam ediyor.
 

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN


“PLANIM İZ BIRAKACAK İŞLER”

 

Gelecek planlarınızı öğrenebilir miyiz?

Biraderler Yapım’ı kurarken bir tek amacım vardı, sahne sanatlarına dair yapılmamış bir işi ortaya koymak ve sürdürülebilir olmasını sağlamak. Yaptığımız tüm oyunları sürdürülebilir hâle getirdik ama hâlâ yapılmamış olanı hayata geçiremedik. Geleceğe dair yegâne planım iz bırakacak ve sürdürülebilir işi sahneye koymak. Bunun ne olduğunu pek yakında göreceğiz.

 

Ege Life | Sistem Algısından Çok Uzakta Ve İçten: ARDA AYDIN


Okuyucularımız için neler söylemek istersiniz?

İzmir ve Ege benim için çok fazla anlam ifade ediyor. Yaşamak istediğim, hayatımın geri kalanını geçirmek istediğim yerler Ege’de ve İzmir civarında. Bu kadar çok turne yapıyor olmamın sebebi bu özlemi bir parça da olsa gidermek aslında. 14- 15 Ağustos’ta Biraderler Cabaret’yle Fuar Açıkhava sahnesinde olacağız. Beklentim, hepimizin beklentisi hâline gelsin istiyorum. Yani geçirdiğimiz pandemi döneminden hep birlikte tabii ki sosyal mesafe kurallarına uyarak çıkalım ve şahane iki temsilde birlikte olarak normalleşelim(gülüyor).

  • Dilara İlayda ÖZSOY

Yorumlar

Yorum Yap

500