Sarıkamış 1915

1 Kasım 2016

Sarıkamış 1915

  • 1 Kasım 2016
  • 572 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Sarıkamış 1915

2014 yılı Dünya Savaşı’nın 100. Yılıydı. 2015 yılı sarasıyla; Sarıkamış, Çanakkale zaferi ve Ermeni soykırımı iddialarının 100. Yılı. Çeşitli etkinlikler yapılıyor, yapılacak da. Dünya’nın birçok yerinde neden savaş temalı anıtlar yapılır?


Galip gelinen bir savaşı hatırlamak için mi yoksa bir mağlubiyetin intikamını almak için mi? Her ikisi de belleği taze tutar ama yanlış olan intikam kokanıdır. Anmanın doğrusu, savaşın kötülüğünü, yaşanan kayıp ve dramları yeni nesillere anlatarak, bir daha tekrarlanmasın amacını taşıyanıdır. Günümüzde, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da kan gövdeyi götürürken, Birinci Dünya Savaşını neden tüm dünyaca andık? 65 milyon askerin katıldığı bu savaş, arkasında resmi rakamlara göre toplam 8,5 milyon ölü bırakmıştır. Birinci Dünya Savaşı ülkelere ibret olsa idi, 2. Dünya savaşı çıkmaz ve 70 milyon insan kaybı olmazdı. Tüm kayıpların ardında sizce hep petrol kokusu yok mu? Petrol bitmeden, Orta Doğu’da savaş bitmeyecek…


Bize de Sarıkamış, Çanakkale Savaşları ibret olmalı, şehitlerimizi saygı ile anmalıyız. Sarıkamış’ta yaşananlara girmeden, Birinci Dünya savaşına nasıl girdiğimizi hatırlayalım. Bilinen bir öykü ama tekrarlayalım.


Yıl 1914, Dünya Savaşı başlamış, o kanlı savaş, Osmanlı Devleti’nin sınırlarına dayanmıştı. Osmanlı Hükümeti savaşın kaçınılmazlığını fark edince önce İngiltere ve Fransa İle anlaşma yolları aramıştı. Osmanlı’nın bu istekleri gerçekleşmeyince Almanya ile gizli bir anlaşma imzalayarak İttifak güçlerine yönelmiştir. Anlaşmadan haberdar olan İngiltere Hükümeti, Osmanlı’nın sipariş ettiği, parasını ödediği iki savaş gemisini Osmanlı’ya teslim etmekten vazgeçmiştir. Milli Savunma Bakanı Enver Paşa ve arkadaşlarının Padişah dâhil herkesten gizli olarak Almanlarla anlaşarak savaşa girmenin yollarını aramışlardır. İki Alman savaş gemisinin Çanakkale boğazından geçmesine izin verilmesi üzerine, İngiliz Hükümeti, Osmanlı Devletini ‘’yansızlıklarını bozukları gerekçesiyle‘’ bir nota vererek protesto etmiştir. Almanlardan satın alındığı belirtilen bu gemiler, Yavuz ve Midilli adlarıyla Karadeniz’e çıkmış, Rus Limanlarını bombalamıştır.


Rusya, Osmanlı’ya savaş açtığını tüm Dünya’ya duyurur. Artık Osmanlı ateş denizinin içindedir. Osmanlı Devleti için tek yol kalmıştır. İttifak bloğu içinde yer alarak Rusya’ya karşı savaş açtığını ilan etmek. İngiltere ve Fransa zaman geçirmeksizin Osmanlı’ya karşı savaş açtıklarını ilan ederler. Sonunda onların istedikleri gerçekleşmiştir. Osmanlı hiçte hazır olmadığı bir savaşa İtilaf Devletleri’nce sürüklenmiş, on ayrı cephede savaşmak zorunda bırakılmıştır.


Rusya, 30 Ekim 1914 tarihinde, Türkiye’ye taarruz etmiş, Rus ordusu, Doğu Anadolu’ya girmiş ve Üçüncü Ordu, tarafından Köprüköy’de durdurulmuştur. Milli Savunma Bakanı Enver Paşa, Alman kurmay ve generalleriyle Erzurum’a gelmiş ve ordu kumandanı Hasan İzzet Paşa’nın, bu mevsimde harekât yapılamayacağı, taarruzun bahara bırakılması tavsiyesine karşılık, Enver Paşa, 18 Aralık 1914 tarihinde, kıtalara, taarruz emrini vermiştir. Ancak, Allahü Ekber Dağlarını aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle her yönünden çok zayiat ve kayıp vermişlerdir. Bu kayıplarda, Ermenilerin Türk ikmal yollarını kesmesinin de rolünü unutmamak gerekir. 


Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlenir, arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca, 150 000 kişilik ordunun 90 000'i (veya 60 000) donma, dizanteri ve tifo gibi hastalıklarla mahvolmuştur. Sarıkamış’a gelen Enver Paşa, bu felaket karşısında, ordusunu yüzüstü bırakıp, İstanbul'a dönmüştür. Sarıkamış, Çanakkale savaşı sırasında yaşanan ve toplumdan uzun süre gizlenen bir yenilgidir.

Kasım ayında, ünlü kalp damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez’den Sarıkamış’ı dinledim. Bana gönderdiği videolarda, Türk askerlerinin yazlık kıyafetleri ve Rusların korunaklı kıyafetlerini gördükçe, içim sızladı. Bir kez daha, Enver Paşa’yı 60-90 bin şehit adına rahmetle andım. Prof. Sönmez, konferansta memleketi olan Sarıkamış’a yaptıklarını anlattı. Şehitliklerin bulunup düzenlenmesi, abidelerin yapılması, en ağır hava koşullarında Sarıkamış Şehitlerinin güzergâhında yürüyüş yapılması hep onun öncülüğü ile gerçekleşmiş. Türk milleti olarak ona şükran borcumuz var. Bugün, televizyonlarda ve Sarıkamış yürüyüşlerinde Enver Paşa’nın öne çıkarılması bana göre aymazlıktır. Okumayan toplum olduğumuz için, 2 milyon Türk’ün öldüğü Birinci Dünya Savaşı’nın neden sebep ve sonuçlarını sorgulamayız…


Belleğini yitirenler, Anafartalar Kahramanı Albay Mustafa Kemal’in, Dünya savaşı sonrası işgal edilen ülkeyi adeta “küllerinden yeniden doğmasına” sebep olduğunu unutur, savaşa sokanlara “iade-i itibar” ederiz. 


Bu topraklar üzerinde bir daha savaş olmaması dileğimle, Sarıkamış şehitlerine tanrıdan rahmet diler, aziz hatıraları önünde eğilirim.

13 Aralık 2015

11.11.2016

Yorumlar

Yorum Yap

500