YRD. DOÇ. DR. OĞUZHAN KAVAKLI: “Ölen Bir Kadının Güzel Fotoğrafını Kullanmak İstismardır”

RÖPORTAJ |  || YRD. DOÇ. DR. OĞUZHAN KAVAKLI: “Ölen Bir Kadının Güzel Fotoğrafını Kullanmak İstismardır”
1 Eylül 2020

YRD. DOÇ. DR. OĞUZHAN KAVAKLI: “Ölen Bir Kadının Güzel Fotoğrafını Kullanmak İstismardır”

  • 1 Eylül 2020
  • 517 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj: Süleyman Gülen

 

Ömrünü gazeteciliğe adamış, Ege Ajans kurucusu, binlerce öğrenci yetiştirmiş Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Kavaklı ile kadın cinayetlerinin medyada temsili üzerine konuştuk. Cinayete kurban giden güzel kadınların medyada daha fazla yer almasının temelinde tiraj kaygısının yattığını belirten Kavaklı “Ölen bir kadının güzel fotoğrafını alıp kullanmak okuyucuyu istismar etmektir. Gazeteyi okutabilmek için yapılıyor” dedi.

 

“ETİK DEĞİL”

 

Cinayete kurban giden bir kadının güzel fotoğraflarının gazetelerin ilk sayfalarında boy boy kullanılması hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bu durumun kökeni gazeteciliğin temelinde özellikle birinci sayfayı oluştururken tercihlerine dayanıyor. Bunlara daha fazla önem verip daha geniş yer ayırmasından kaynaklanıyor. Gazetelerin birinci sayfaları onların özeti niteliğindedir. Nasıl ki bir manav en güzel meyveleri en üst tarafa sıralıyorsa burada da mantık aynı şekilde. Herkes ona bakar, almak ister ya da istemez. Birinci sayfaya albeni unsurunun katılması için ya bir kadın ya da çocuk fotoğrafı koyulması gerekir. Dili, dini, cinsiyeti ne olursa olsun bütün çocuklar güzeldir ve sevilir. Haberlere bakarken bir çocuk fotoğrafına denk geldiğinizde sizin haberiniz olmadan yüzünüze hafif bir tebessüm gelir. Bu, o fotoğrafa karşı oluşan sempati ile ilgilidir.

 

Ege Life | YRD. DOÇ. DR. OĞUZHAN KAVAKLI: “Ölen Bir Kadının Güzel Fotoğrafını Kullanmak İstismardır”

 

Aynı şey kadın fotoğrafında da aynıdır. Aslında ideal gazetecilik açısından bakarsanız orada esas olan değer verilen insan olması ve bu niteliklere değer verilmesidir. Bu etik değil ancak gazetecilik ilkesidir. Gazetede güzel bir kadın ve çocuk fotoğrafının olması gazeteyi sattıran unsurlar açısından önemlidir. Mesela magazin deriz hafife alırız. Ancak birinci sayfada mutlaka bir tane magazin haberi de ararız. Çünkü birinci sayfada haberleri sıralarken; ekonomi, toplumsal olaylar, siyaset gibi olayların ağırlığı yoktur, duygudur sadece. O duygunun insan zihninde yarattığı bir birikim vardır. Fazla miktarda ciddi olaylar yan yana ve bir arada olduğu zaman algılamayı zorlaştırır. Hâlbuki biz gazetenin kolay okunmasını isteriz. Elinizi atığınız zaman hemen bulunmalıdır. Neden köşe yazarları gazetede hep aynı köşededir? Mesela Ahmet’i, Mehmet’i mi okuyacaksınız? Hiç sayfa numaralarına bakmadan gazeteyi çevirip katlayıp onu her zamanki yerinde okursunuz.

 

“ALGILAMA SINIRLIDIR”

 

Hasta olduğunuz zaman doktor size hap verir. Bu hapların ortak özelliği nedir? Tadının acı olması. Yutarken çok acı olmasın diye o kaygan ve daha tatlı bir tabaka ile kaplanır. İşte sizin birinci sayfaya magazin haberi koymanız haptaki bu kaygan ve tatlı bir madde ile eşdeğerdir. Ciddi bir haberi okursunuz araya bir es verip magazin haberini okursunuz. Zihninizde bir rahatlama olur. Okullarda derslerin 45 dakika olmasının nedeni de bu. Algılamanın sınırı var. Kafanıza göre işte bu haberi üç sütun yapayım, bunu beş yapayım diye birinci sayfayı oluşturamazsınız. Hepsinin belirli kuralları vardır. Örneğin gazeteyi açtınız, sağ elle tuttuğunuz sayfalar sol elle tuttuğunuz sayfalara göre daha fazla okunur. Onun için reklamcılar verdikleri reklamı sağ tarafa kaydırmaya çalışır. Okuyucu gazeteyi okurken orta yukarıdan bağlayarak sağ sol yaparak aşağı iner ve sayfada bir üçgen meydana gelir. Bu üçgenin orta kısmına denk gelen haberler beyninize daha çok attığınız kısımlardır. Bu yüzden kadın güzel olduğu için bu bölgede yer alan haberler vardır.

 

“OKUYUCUYU İSTİSMAR ETMEKTİR”

 

Ölen bir kadının güzel fotoğrafını alıp kullanmak okuyucuyu istismar etmektir. Gazeteyi okutabilmek için yapılıyor. Bende bir trafik kazası fotoğrafı var. Kadın arabanın içerisinde yarı çıplak halde kötü şekilde yatmakta. Bu fotoğrafa bakınca insanlarda acıma duygusu oluşması gerekirken şehvet duyguları oluşuyor. Mesela erkeklere yönelik İstanbul Sözleşmesi tarzında bir şey konuşulmaz. Bu tip şeyler kadınlara yöneliktir çünkü onlar himaye edilmesi gereken olarak görülür. Daha zayıf olanı koruyup kollamak. İki adam yumruklaşsa çok oralı olmadan yapmayın etmeyin dersiniz. Ancak bir adam çocuğu döverken çocuğa koruma içgüdüsü ile yaklaşırsınız. Çünkü çocuk zayıftır ve kendini koruyamaz. Bu durum hukukta da vardır. Ceza verilirken bile dengeli güç kullanılmasına bakılır. Eşit suça eşit ceza.

Kadın ya boşanmak istediği için ya da sevgilisinden ayrılmak istediği için öldürülür genelde. Erkek kendine yediremez, çünkü güç ondadır. Ya benimsin ya kara toprağın anlayışı hâkimdir. Bu durum Anadolu’da çok eski zamanlardan beri hikâye olarak anlatılır ve nesilden nesile geçer.

 

Ege Life | YRD. DOÇ. DR. OĞUZHAN KAVAKLI: “Ölen Bir Kadının Güzel Fotoğrafını Kullanmak İstismardır”

 

Sizce öldürülmüş güzel bir kadının gazetede güzel bir fotoğrafının kullanılması cinayetin değerini azaltıyor mu?

Güzel olan şeylere ilgi ve acıma duygusu da fazladır. Güzel bir kadının cinayete kurban gitmesi ile görece daha çirkin kadının cinayete kurban gitmesi toplum nezdinde acıma duygusunu değiştirir. Zamanında Tansu Çiller Başbakan olduğunda her gün kadın fotoğrafı aramak zorunda olan gazeteciler artık sayfanın yavrusu geldi tabirini kullanmışlardı. Bu doğru olmayan bir durum. Mesela bir banka soygunu olmuştu zamanında ve bunu bir gazete birinci sayfada tam sayfa olarak vermişti. Zamanla banka soygunu ve terör olayları arttıkça bu haberlerin gazetede kapladığı alan da azaldı ve olduğu yöreye ilişkin detayları verilmeye başlandı. Buna haberi lokalize etmek diyoruz. Haberin değeri benzer olaylar arttıkça azalmaya başlar.

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500