VLADİMİR LUNGU: "Şeflikte Diktatörlük Eskide Kaldı"

RÖPORTAJ |  || VLADİMİR LUNGU:
01 Kasım 2021

VLADİMİR LUNGU: "Şeflikte Diktatörlük Eskide Kaldı"

  • 01 Kasım 2021
  • 124 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj ve Fotoğraf: Süleyman Gülen

 

VLADİMİR LUNGU:

"Şeflikte Diktatörlük Eskide Kaldı"

İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin orkestra şefi Rumen asıllı Vladimir Lungu, müzik kariyerine, çok küçük yaşlarda öğretmeninin, "Bu çocukta müzik kulağı yok" demesine rağmen babasının büyük destek vermesiyle ile başladı. Avrupanın çeşitli kentlerinde operalar yöneten Lungu, Türkiye ile Avrupa opera kültürünü de değerlendirdi. Orkestra şefliğinde diktatörlüğün bittiğini belirten Lungu, opera ekibindeki herkesin arkadaş olduğunu söyledi.

Ege Life | VLADİMİR LUNGU:

Kendi gözünüzden Türkiye'de icra edilen opera sanatını değerlendirebilir misiniz?

Opera Türkiye'ye yabancı bir kültür. Buraya ait bir kültür değil. Atatürk'ün isteğiyle ilk opera evi kurulmuş. Bence yine de Türkiye'de derin bir kök bırakmış. Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya ve Samsun'da olmak üzere 6 tane opera kurumu var Türkiye'de, bana göre az. Çünkü Türkiye'de 40 konservatuar var. 80 milyonluk ülke için çok az bir sayı. Mezun olanlara kıyaslarsak bu kadar az opera kurumunun iş fırsatı sağlaması gerçekten zor. Memleketim Romanya 20 milyon nüfuslu olmasına rağmen 10 opera kurumu var. Romanya ile kıyaslarsak burada 40 tane opera kurumunun olması gerekiyor.

Ege Life | VLADİMİR LUNGU:

Operanın ülkeye katkısı nedir?

Bu bir sanat türü. Pop müziğin ülkeye katkısı nedir sizce? Bir pop şarkıcının karkısı nedir? Bizimkinin de bir farkı yok. Farklı bir kültür. Opera tür olarak en karmaşık sanat türü. İçinde; şan, müzik, tiyatro, bale, ressam var. Genetik olarak özellikle şan konusunda çok yetenekli bir milletsiniz. Çok kaliteli dünya çapında kariyer yapmış sanatçılarınız var. Leyla Gencer, Adnan Saygun gibi.

"ORKESTRA ŞEFİ AŞÇI GİBİDİR"

Ege Life | VLADİMİR LUNGU:

Orkestra şefi kavramını biraz anlatabilir misiniz?

Bu garip bir meslek. Çünkü bir enstrüman çalmadan müzisyen sayılıyorsunuz. Bu çok tartışılan bir konu. Bu adam neden bu kadar önemli? Bu adam olmasa da orkestra çalamaz mı diye herkes soruyor. İşiniz insanları senkronize etmek. Şefin amacı budur. Büyük müzik topluluklarını senkronize edebilmek için bir kişinin bu sorumluluğu alması gerekiyor. Bir müzisyen bir eseri kendince nasıl farklı yorumluyorsa diğer şefler de operayı kendince farklı yorumlayabiliyor. Şef yalnızca senkronize eden değil, operayı icra edendir de. Ben şefliği aşçıya çok benzetirim. Kimi aşçı fazla biber koyar, kimisi fazla salça koyar. Ortaya farklı tatta yemekler çıkar. Bu işi yapmak çok zor. Şeflikteki diktatörlük dönemi çoktan bitti. Eskiden bir modası varmış. Demokrasinin sonucu budur belki de. Hepimiz iş arkadaşıyız. Benim sadece yönetici rolüm var. Rolünümü oynuyorum. Şeflik sadece el kol oynatmak değil, stetik tarafa da sahip olmaktır.

 

Şefliği icra ederken en çok zorlandığınız nedir?

Çok zor eserler var. Toparlaması hayli zor oluyor. Eser kolaysa tek provada da ortaya çıkartabilirsiniz. Zor ise daha çok provaya gerek var. Eser çok zorsa 6 ay bile sürebilir. Solistler ayrı çalışır, piyanistler ayrı çalışır, bale ayrı çalışır, koro ayrı çalışır. Sonra şef yavaş yavaş herkesi birleştirir. İlk prova oturma provasıdır. Herkes buluşur. Konser gibi ayakta durarak prova alınır.

"TÜRK BESTECİLERE ŞANS VERİLMESİ ÇOK DEĞERLİ"

Ege Life | VLADİMİR LUNGU:

Avrupa opera kültürü ile Türk opera kültürü arasındaki farklardan bahsedebilir misiniz?

Türkiye'de çok doğru bir gelenek var. Bu topraklarda doğan bestecilere şans veriliyor kendi eserleri sahneleniyor. Yıllardır burada çalışıyorum ve bu geleneği fark ettim. Her yıl, her kurumda en az bir Türk bestecinin eseri sahneleniyor. Bu çok önemli bir şey. Düşünün 6 kurum varken hepsinde Türk bestecinin eserinin yer alması büyük bir artı. Yöneticiler tarafından yerel bestecilere verilen bu şans çok iyi bir şey. Kendi kültürünüzü bu şekilde tanıtıyorsunuz. Memleketimde bu kadar sık yerel bestecilerin eserleri koyulmuyor. Bizde daha uluslararası eserler sahneleniyor. Bu ülkede opera kültürü geçmişi var, geleceği de olacaktır. Yaşayıp göreceğiz.

Ege Life | VLADİMİR LUNGU:

Vladimir Lungu kimdir?

Moldova'nın başkenti Kişinev'de doğan Vladimir Lungu, ukraynalı Maestro Mihail Secikin ile ilk şeflik dersleri başlayarak, Romanya, Cluj-Napoca şehrinin "Gheorghe Dima" Müzik Akademisi'nde, Petre Sbârcea, Gheorghe Victor Dumănescu, Florentin Mihăescu ve Cornel Groza tanınmış romen Maestrolar gözetiminde orkestra ve koro şefliği uzmanlığı aldı ve yüksek lisans derecesini tamamladı. Bu arada Christfried Brödel, Octav Calleya ve Emily Freeman Brown ile ustalık sınıflara katıldı.

2002 yılında Cluj-Napoca'daki Romanya Ulusal Devlet Operasında kariyerini başlayan Lungu, 2007 yılında Türkiye'ye geldi ve Mersin Devlet Opera ve Balesi'nde 2015 yılına kadar orkestra şefi olarak çalıştı. Ayrıca 2009 yılından 5 sezon boyunca Müzik Direktörlüğü yaptı. 2015-2019 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarında öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2019 yılında İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde orkestra şefi olarak görevi başladı.

Dünya ve Türk repertuvarından çok sayıda opera, bale, oratoryo ve çeşitli konserler yöneten Lungu, Bükreş, İaşi, Köstence, Cluj-Napoca (Macar), Istanbul, Antalya ve Samsun Devlet Opera ve Bale Müdürlükleri, Bükreş Radio Ulusal Orkestra, Cluj-Napoca, Kişinev, Sibiu, Oradea, İzmir, Adana ve Eskişehir Senfoni Orkestraları, DESO Dokuz Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrası ve KODA Karşıyaka Belediye Oda Orkestrası misafir şef olarak yonetti. The City of Prague Philharmonic Orchestra'ile amerikan besteci Steven Lebetkin'in eserlerini kayıt yaptı. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali, Târgu-Mureş "Virginia Zeani" Uluslararası Müzik Festivali ve Şan Yarışması, Cluj-Napoca "Opera Aperta" Festivali, Sibiu Uluslararası Opera Festivali, Mersin Uluslararası Müzik Festivali, İstanbul Günleri ve Ulusal Eskişehir Opera ve Bale Günleri´ne de çoğu kez katıldı. 2013 yılında, Türkiye Lions Kulübü tarafından "En İyi Opera Orkestra Şefi" ödülüne layık görüldü.

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500