Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

RÖPORTAJ |  || Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“
1 Eylül 2019

Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

  • 1 Eylül 2019
  • 1230 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Sezin Güleryüz:

Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Hızlı gelişen fast food kültürü ile birlikte hazır yiyeceklere yönelmek şimdilerde daha kolayımıza geliyor. “Her şeyde katkı maddesi var, sağlıklı ne yiyeceğiz?” diyen kişilerin sayısı da oldukça fazla. İşte size bu yazımızda ODTÜ Endüstri Mühendisliği mezunu, mutfak tutkunu, Healthy Food Break kurucusu Sezin Güleryüz ile yaptığımız söyleşide, sağlıklı beslenmenin sırlarından bahsedeceğiz. Güleryüz, Healthy Food Break şeklini “Yaşanarak öğrenilen keyifli bir yolculuk” olarak tanımlıyor.

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Healthy Food Break nasıl doğdu?

Son 10 senedir, tam 40 bin saatimi bir pazarlamacı olarak geçirdim. ODTÜ Endustri Mühendisliği mezunuyum. Bu zamana kadar dünyanın önde gelen şirketlerinde önde gelen ürünleri tanıtma ve tüketicilerle tanıştırma şansım oldu. Son 2,5 senedir ise mesai bittikten sonra, ki bu genelde en erken saat 7’den sonra olur, sosyal medyada sağlıklı ve kolay yemek tarifleri ve püf noktaları paylaşan bir mutfak tutkunuyum, namı-diğer @HealthyFoodBreak.

Bu son 2,5 senede healthyfoodbreak’in doğuşu ve gelişmesi benim de yaşayarak öğrendiğim ve öğrendikçe keyif alıp daha çok kişiyle paylaşmak istedigim cok keyifli bir yolculuk oldu.

Çıkış noktam aslında kendime devamlı şu soruyu sormamdı: İçimde gizlenmis süper güç neydi? Sadece pazarlamacı olmak mıydı, yoksa daha da fazlası mı vardı? Çok seviyorum ama bana yetiyor mu? Yetmiyordu. Ben de kendi hayatımın süper kahramanı olmak ve tüm gün olduğum kişiyi mesai biter bitmez rafa kaldırıp yepyeni bir işe daha başlamak istedim ve bu hobiden doğan iş hem 80 binden fazla takipçiye ulaştı hem de hayatıma apayrı bir pencere açtı. HealthyFoodBreak aslında benim ve takip eden herkes için artık ufak bir sağlık, yemek ve kafa molası.

 

“Sağlıklı beslenme giderek bir tutkuya dönüştü”

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Sağlıklı, dengeli ve düzenli beslenmeye nasıl başladınız?

Aslında Marmaris’te büyümüş biri olarak soframız her zaman dengeli, sağlıklı ve besleyici gıdalardan oluşuyordu. Ama bu düzen bir şekilde üniversite ve koşturmalı büyükşehir hayatına, üniversite koşturmacasında ve özellikle de kurumsal dünyaya girince değişmeye başladı. Önceliklerin değişmesi tüm beslenme, uyku ve hayat düzenim değişti. Bu bana yaklaşık 15 kg fazlalık ve beraberinde de kronik akne, polikistik over sendromu, gastrit, anemi gibi hastalıklarla yol, su ve elektrik olarak döndü. 20’li yaşlarımın büyük bir kısmı bu rahatsızlıkların tedavisi için doktorlara gitmek ve ilaç tedavileri görmekle geçti. Derken 26 yaşında hayatımda köklü bir değişiklik yapmaya karar verdim. Bitkisel beslenme, ayurveda, detoks prensiplerine merak saldım, sahilde tek başıma koşmaya başladım. Kilolar beni terk ettikçe yepyeni güzel alışkanlıklar gelmeye, hastalıklar bedenimden gitmeye başladı. Bu süreç yaklaşık 2 senemi aldı. Herkesin zaman zaman sanırım hayatında tutunacak bir dal arayışı oluyor, eğer biraz şanslıysak bu tutunacak dal gerçekten de hayat gayemiz oluyor ve hayatımızı tamamen değiştiriyor. Sağlıklı beslenme de benim için öyle oldu, sadece bedenimin değil tüm hayat enerjimin değiştiği bir dönemden geçtim. Daha sonra sağlıklı beslenme ve beslenerek hastalıklardan arınma hobim, evrimleşerek yerini sağlıklı ama bir yandan da iştah açıcı yemek tarifleri hazırlamaya karşı evrildi. Ve bu gitgide bir tutkuya dönüştü.

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Yiyecekleri pişirme, kombinleme ve sunumlarınız alışagelmişin dışında. Nelerden esinleniyorsunuz?

Aslına bakarsan çok klişe gelecek ama öncelikli ilham noktam topraklarımızda yetişen mahsüller ve annemden, anneannemden öğrendiğim reçetelerin sağlıklı adaptasyonu oluyor her zaman. Mutfakta piştiğini gördüğüm her şeyin sağlıklı malzemeler ve pişirme yöntemleri ile basit ve kolay alternatiflerini uyduruyorum. Beynim devamlı böyle çalışıyor. Bunun dışında yaklaşık 5 yaşından bu yana en büyük hobim TV’de yemek tarifi izlemek. Taaa küçükken belliymiş sanırım hayatımın ne yöne gideceği. :) Çok fazla yerli ve yabancı yemek tarifi izliyorum, özellikle de dünyaca ünlü şefleri takip etmeye bayılıyorum ve her biri mutfaktaki tariflerimi besleyecek ilhamlar dağıtıyorlar bana. Gördüğüm tüm fikirleri kendimce yorumlayıp, evde benim gibi vakti zamanı dar kişilerin üşenmeden yapacakları basit formüllere dökmek ve bunu yaparken de %100 temiz, paketsiz, doğal ve organik malzeme kullanmak ortaya o alışılmamış kombinleri ve sunumları çıkarıyor. Sanırım kısa zamanda da bu kadar geniş bir takipçi kitlesine ulaşma sırrım bu. Eşsiz, basit, lezzetli, her evde yapılabilecek, bedenimize ve doğaya saygılı, ama bir yandan da göze hitap eden, farklı tatlar yaratmak…

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

İşinizin dışında HealthyFoodBreak ile ilgilenmenin zorlukları var mı?

Tabii ki, olmaz mı? :) HealthyFoodBreak ufak bir hobiyken, artık binlerce kişinin sağlıklı tarifler ve iyi yaşam püf noktaları için başvurduğu bir kaynak hâline geldi. Bu da devamlı olarak kendimi geliştirmem, yeni tarifler yaratmam ve içerikleri verdiğim formatların günden güne iyileşmesi gerektiği anlamına geliyor. Buna ek olarak atölyeler düzenliyor ve YouTube üzerinden TV kalitesinde yemek tarifleri paylaşıyorum. Bunların hepsini tam zamanlı bir işe paralel yapmak, araştırmak, zaman ayırmak, kendini geliştirmek, her gelen soruya tek tek dönmek ve tüm bu organizasyonu tek başına yönetmek ve planlamak zaman geçtikçe oldukça büyük bir göreve dönüştü. Bu da tabii ki kişisel zamanımın büyük bir kısmını HealthyFoodBreak’e ayırmam demek oluyor.

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Damak tadınıza en uygun hangi mutfağı buluyorsunuz? Kendi mutfağınızda hangi ülkenin mutfağından esinlenerek tariflerinizi hazırlıyorunuz?

Ben tam bir Ege mutfağı, Akdeniz mutfağı ve Uzak Doğu mutfağı âşığıyım. Verdiğim tarifler neredeyse tamamen vejetaryen; mutfakta yoğurt ve yumurta dışında hayvansal ürün kullanmayı tercih etmiyorum. Hayvansal gıdalardan da zaman zaman deniz ürünleri ve balığa yer veriyorum. Uzun zamandır mutfakta süt, tereyağı, kırmızı et ve tavuk eti pişirmedim. Anlaşılacağı üzere bu da zeytinyağlılar, salatalar, mezeler, humus ve falafel gibi bakliyatlarla yapılmış tarifler, rafine şekersiz tatlı reçeteleri benim kurtarıcım. Biraz kendimizi şımartmak istersek ev yapımı makarna ve pizza çeşitleri ile yaratıcılığımın peşinden koşmayı, ekmeğimi evde yapmayı çok seviyorum. Sebzeleri alıştığımız lezzet ve sunumlardan farklılaştırmak istediğimde ise baharatlı dokusu, sosları ile kalbimi çalan Uzak Doğu mutfağından bol bol esinleniyorum.

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

#YeşilİçecekHarekatı adlı bir akım başlattınız, yeşil içeceğin sırrı nedir?

Yeşil İçecek hem benim hem de binlerce kişinin hayatını değiştiren bir formül. Yeşil içecek aslında basitçe “günlük” hatta çoğumuzun “haftalık” yediği yeşil sebze miktarını “bir kerede” vücuda almayı sağlayan bir tarif- kısacası yeşil sebzelerinizi “yemek” yerine “içmek”. Üstelik, parçalanmış halde olduğu için de parçalanan bitki hücre duvarları sayesinde yeşillerinizden vitamin ve mineral olarak maksimum miktarda fayda sağlamanın da en kolay yollarından biri. Bunun da adı #yeşiliçecekharekatı oluyor, herkes bu etiket ile yaptığı yeşil içecekleri paylaşıyor, böylelikle birbirimizden güç alabiliyoruz ve devam edebiliyoruz. #yeşiliçecekharekatı altından iki binden fazla paylaşım var; çoğu markanın yüzlerce liralık yatırım yapıp ulaşamadığı paylaşım rakamları bunlar ve cidden gurur duyuyorum.

Babam diyor ki: “Bunu içince içim temizleniyor gibi geliyor, göbeğim daralıyor.” Evet öyle. Çünkü her gün sizi bilmem ama ben yeşil içecek içindeki sebze miktarını ne kadar çabalasam da tüketemiyorum. Bu içecekle beraber güne başladığımda ise günlük taze yeşil sebze ihtiyacını fazlasıyla bir kerede alabiliyorum. Bu da beraberinde bağırsakların ihtiyacı olan posayı ve lifleri, hücrelerimizin ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri almak demek. 14 ila 21 gün arası her gün içildiğinde ciltte belirgin bir parlaklık, enerji seviyesinde yükselme, bağırsak düzeninde iyileşme, bel bölgesinde incelme, gün içinde yediğimiz diğer öğün miktarlarında azalma (posa sayesinde)...

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Peki okuyucularımız için bu güzel içeceğin tarifini istesek sizden?

Bu kadar anlatmışken tarifini vermemek olmaz :) Bu tariften yaklaşık 2 litre çıkıyor, 2 kişi 48 saat içerisinde tüketebilir:

Malzemeler:

  • 800 ml soğuk su. Hem daha lezzetli oluyor hem de blenderın bıçak gücünden ortaya çıkan ısıyı bertaraf ediyor.

  • 3 avuç dolusu yıkanmış yeşillik - çeşit sayısı tamamen zevkinize kalmış. Basit tutup tek çeşit yeşillik de yapabilirsiniz veya olabildiğince farklı mineral almak peşindeyseniz çeşitleri dilediğinizce arttırabilirsiniz. (Ispanak, pazı, kereviz sapı, fesleğen, maydanoz…)

  • 1 yeşil elma, çekirdekleri çıkarılmış.

  • 1 muz- ben muzu donmuş kullanıyorum, yine hem daha lezzetli oluyor hem de blenderın bıçak gücünden ortaya çıkan ısıyı bertaraf ediyor.

  • 2 salatalık

  • 1 limon, dış kabuklarını kesip, çekirdeklerini çıkarıp doğrudan kendisini atmak maksimum fayda ama mide rahatsızlığı olan veya tansiyon problemi olanlar doğrudan suyunu sıkabilir. Baktınız limon hiç tüketmiyorsunuz 1 adet greyfurt suyu eklemeyi öneririm.

  • Opsiyonel: Bir yandan da bağışıklığımı destekleyeyim derseniz tarife birer parca kök zencefil ve zerdeçal da ekleyebilirsiniz.

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

Yapılışı:

  • Öncelikle su ve yeşillikleri blendera atıyoruz ve tamamen parçalanana ki tüm yeşillikler suya geçsin.

  • Sonra diğer tüm malzemelerin hepsini blendera atıp, içinde katı parça kalmayana kadar yaklaşık 2-3 dk tamamen parçalıyoruz.

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Sadece beslenme olarak değil, diğer açılardan da sağlıklı yaşamaya özen gösterdiğinizi biliyoruz. Günlük rutin olarak yaptıklarınız nelerdir?

Aslında basit bir günlük rutinim var. Büyük şehirde yaşayan ve koşturmalı hayatı olan biri olduğumdan benim de kendime ayırdığım vakit herkes gibi limitli. O sebeple bu limitli zamanda en büyük faydayı bana sağlayan metotlar keşfettim ve onları düzenli yapmaya uğraşıyorum. İlk odağım da her zaman sindirim sistemini iyileştirmek ve düzene sokmak, bedenimi olabildiğimce detoks ederek güne başlamak. E gün nasıl başlarsak öyle devam ediyor çünkü. Neler yapıyorum peki? Sabahları ilk iş oilpulling yapıyorum ve doğal fermente elma sirkesi ile hazırladığım ılık suyu içiyorum. Sabahları ve geceleri uyumadan aç karna kesinlikle probiyotik destek alıyorum. Günlük olarak ne kadar fermente gıda tüketsem de artık değişen dünya ile beraber bu tarz ek desteklerin faydasına çok inanıyorum. Sonrasında da ise günüm bitkisel ağırlıklı beslenerek ve elimden geldiğince hareketli olarak geçiyor. Aralıklı oruç yaptığım için genelde günün ilk öğünü saat 12 gibi olurken, son öğünü saat 20 civarı oluyor. Yani, 2 öğün besleniyorum. Arada ise su, bitki çayı ve maden suyu dışında ek bir gıda tüketmeyerek sindirimime bir mola verdiriyorum ve bunun çok faydasını gördüm. Şu an halen devam etmekte olan Yoga Eğitmenlik Eğitimimin bana kazandırdığı yeni günlük alışkanlıklardan biri de günü kesinlikle meditasyonla kapatmak. Bu kadarcık bir düzen bile inanın çok iyi geliyor.

 

“Oilpulling, en kadim detoks yöntemlerinden biri”

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Oilpulling (dil sıyırma) tekniğinden biraz bahseder misiniz?

Oil pulling, en kadim ayurvedik detoks yöntemlerinden biri. Ben aylardır ara vermeden güne bu ritüel ile başlıyorum ve cildimden başlayarak, tüm sindirim sisteminde inanılmaz faydalarını gördüm. Basitçe anlatmak gerekirse 1-2 kaşık yağı ağza alıp, minimum 5 dk gargara yapmak kendisi. Böylelikle bütün gece çalışan ve toksik atıklar üreten sindirim sistemi ilk noktadan temizleniyor, bakteri ve parazitlerden arınıyor. Bu işlemden sonra kesinlikle yutmayıp, hepsini tükürmek gerekiyor. Hindistan cevizi yağı, zeytin yağı veya susam yağı ile yapılıyor. Yani, pH değeri uygun ve anti-bakteriyel yağlarla. Gargara işleminden sonra ise dil sıyırma. Dil sıyırıcı veya bir kaşık yardımı ile dili en arkadan en öne doğru süpürme yapılıyor 10-15 kere. Deneyen herkes, kendim de dahil, her sabah çıkan pas tabakasına bir yandan inanamayarak bakıyor. Dil sıyırıcı bakterilerden arınsın diye maksimum 2 günde bir sirkeli suda bekletmek en güzeli. Bu işlemden sonra dişimizi fırçalayıp, huzurla güne devam edebiliriz. Midesi bulanan olursa 1 tatlı kaşığı yağ ile başlasın ve sıyırıcıyı da çok derine götürmeden dilini süpürsün derim. İlk günler olabilir, çok doğal. O sabah uyanınca ağızda olan pas tadı, yani toksik kalıntılar, böylelikle tamamen arınıyor. Bu pratiğin antik ayurveda terapilerine göre sadece fiziksel değil, psikolojik ve ruhsal temizlenmeye de etkisi olduğu iddia ediliyor. Dil üstündeki sinir hücrelerini aktifleştirerek organları harekete geçiriyor. Sağlıklı sindirim sistemi, sağlıklı ağız sağlığından başlıyor. Benden söylemesi, aylardır deneyen biri olarak test ettim onaylıyorum.

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Çok severek yaptığınız tarifiniz nedir?

Vallahi ayırt etmek o kadar zor ki. :) Sanırım granola yapmayı çok seviyorum, tamamen doğal meyvelerle tatlandırıyorum. Onun dışında şekersiz orman meyvesi reçeli yapıp, yemişlerle ve yoğurtlarla hazırladığım kahvaltı kaseleri çok eğlenceli oluyor. Nohuttan çeşit çeşit yemekler hazırlamak, humus yapmak, her türlü sebzeden değişik tarifler uydurmak benim en sevdiğim şey olabilir.

 

Ufak da olsa kendinizle yolculuğa çıkın”

 

Ege Life | Sezin Güleryüz: “Healthy Food Break Yaşanarak Öğrenilen Bir Yolculuk“

 

Sağlıklı beslenme dışında kendimize yapabileceğimiz iyiliklerden sayfanızda sürekli olarak bahsediyorsunuz. Okuyucularımız için de önerilerde bulunabilir misiniz?

Ben de hâlen öğreniyorum, bence öğrencilik hayatta daimi. Ama öğrendiğim şeylerin başında “yolun çıkana göründüğü” var. Koşturmalı hayata kendimizi kaptırıp; iş, güç, çocuklar, okul derken bize bir kere bahşedilen hayatımızı bir kenara atabiliyoruz. Hayata bir kere geliyoruz, onu olabildiğince kaliteli yaşamak ise tamamen bizim elimizde. Bedenimiz ruhumuzun evi. Ruhumuz da sadece temiz bir evde mutlu olabilir. Sadece ufak değişiklikler ile bedenimize daha iyi bakmak, ruhumuza da çok iyi gelecek ve inanmazsınız belki ama o koşturmalı hayatımız ilginç bir şekilde düzene girecek.

Ben herkesin ufak da olsa kendisiyle bir yolculuğa çıkmasını çok isterim. Size ne iyi geliyor? Sağlıklı beslenince, basit rutinler benimseyince ne hissediyorsunuz? Bunları deneyerek gözlemleyin. Ama kendinize çok da yüklenmeden, etrafımızda oluşan sosyal medya ve her kafadan çıkan seslerin yarattığı gürültüye kapılmadan, strese girmeden.

Bedene bir mola verip, nefes aldırmanın bir sonraki adımı genelde ruha ve kalbe de bir mola verdirmekten geçiyor; yolculuğun devam adımı genelde öyle oluyor. O noktada da doğaya ve çevremize karşı bilinçli hareket etmek, elden geldiğince doğa ile bütünleşmek, meditasyona zaman ayırmak gibi gibi gibi. Böyle gidiyor yolculuk. Ama ilk adım her zaman sadece kendimiz uğruna yola çıkmaktan geçiyor.. Biz ne kadar iyi olursak sevdiklerimiz de o kadar iyi olur ;)

 

  • Dilara İlayda ÖZSOY

Yorumlar

Yorum Yap

500