Renklerin “FISPIS”ı: Gizem Renklidağ

RÖPORTAJ |  || Renklerin “FISPIS”ı: Gizem Renklidağ
01 Ağustos 2021

Renklerin “FISPIS”ı: Gizem Renklidağ

  • 01 Ağustos 2021
  • 239 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj ve Fotoğraf: Süleyman Gülen

 

Renklerin “FISPIS”ı:

Gizem Renklidağ

 

Resim sanatına soyadı gibi çok renkli bir dokunuş yaparak alışılmışın dışında tekniklerle sanatseverlerle buluşturan bir isim: Gizem Renklidağ. 2012 yılında “FISPIS” ile buluşma serüvenini ve resim ile dijital çağı harmanlayıp güzel eserler ortaya koyan Renklidağ, gelecekteki resmin yapay zekanın sınırlarını zorlayacağını söyledi.

 

“YENİ YÖNTEMLER ARAYAN BİRİYİM”

Ege Life | Renklerin “FISPIS”ı: Gizem Renklidağ

Kendisi gibi soyadı da renkli olan Gizem Renklidağ bize kendini nasıl anlatır?

Dünya'yı algılama ve algıladıklarını ifade etme biçimi olarak renklerin üzerimdeki etkisi, belli ki, oldukça bariz bir şekilde görünüyor. Eğitim hayatımın ardından bambaşka alanlarda çalışma ve üretme fırsatı bulduktan sonra, kendi ifademi en iyi bulabildiğim, 'FISPIS' ile gerçekleştiriyorum. Ağırlıklı olarak resim aracılığı ile üretim yapıyorum. Küçük Prens’te da anlattığı gibi, gözümün gördüğünün ardındakini algılayabilmenin ve bunu ifade edebilmenin peşinde biriyim. Üretmeyi seven, resmi sadece resim gibi değil de farklı formlara da dönüştürerek sunmaya çalışan yeni yöntemler ve formlar arayan biriyim. 2013 senesinde kurduğum Renklidağ Studio'da da resimlerimi bambaşka hâllerde izleyicisi ile buluşturmaya çalıştığım bir marka oluşturmaya çalıştım. Alışılagelmişin dışında bir alan ve algı üretme çabam var diyebiliriz.

 

2012 senesinde 'FISPIS' keşfetme serüveninizi bizimle paylaşabilir misiniz?

2012 sonbaharında, az boyayla, geniş bir yüzeyi hızlıca boyayabilmek adına sulandırdığım boyayı, gündelik hayatta temizlik malzemelerinin kullanıldığı, fısfıs dediğimiz ambalajların içine koyarak uyguladım. Kumaş üzerinde ürettiği dokulara kapıldım (âşık olduğum da diyebiliriz) ve 9 senedir elimden bırakamadığım ifade aracım oldu. Her yüzeyde farklı sonuçlar aldığım, her an kendini yeniden üreten, asla tekrar etmeyen ve bana hep yeni olanaklar sağlayan ve beni sürekli şaşırtan bir yöntem bulmak çok heyecan verici. Kendimi tekrar edememem ve en başında, yıllarca, daha önce elime hiç almadığım bir ambalaj ile resim yapmaya çalışma sürecim uzun soluklu bir araştırma alanı oldu benim için ve beni orada tuttu. 9 senedir bilfiil 'FIS'lıyorum.

Analog ve dijital nasıl oldu da resimle bir araya geldi?

Yaklaşık 4 sene 'FISPIS'ı anlamaya ve kontrol etmeye çalıştıktan sonra ortaya çıkanların resim olduğuna ikna oldum. Resimlerimin nihai hâlleri tamam da oluşum anları da oldukça etkileyici ve sadece benim izleyebildiğim bir süreçti. Bu süreci gösterme isteğiyle 2016 Kasım ayında, Türkiye'nin ilk Dijital Sanatlar Kolektifi olan DECOL'ün kurucu ortağı ve yöneticisi olan, aynı zamanda sergimizin eş-küratörü Nebi Cihan Çankaya'yla bir araya gelerek ona bu isteğimi aktardım. Resim yapma sürecimi bir performans olarak sergilemek ve bir müzisyenin bana eşlik etmesi ile gerçekleştirme fikrinden bahsettim. O anki olanaklarımızla aklımdaki gibi bir performansı gerçekleştirmesek de, Cihan, DECOL'ün sanatçıları ile atölyeme geldi ve ben ilk performansımı onlara yaparak, resim yapma sürecimi paylaştım. Hatta o gün yaptığım resim de sergideki Erosion adlı Deniz Kader’in hareketli grafik kullanarak manipüle ettiği resim.

 

«HER BİRİ ALANINDA USTA KİŞİLER»

Ege Life | Renklerin “FISPIS”ı: Gizem Renklidağ

DECOL'ün kurucu ortaklarından ve pek kıymetli sanatçısı olan Ahmet Said Kaplan ile, projeksiyon yansıtma üzerinden bir çalışma yapmaya karar verdik. Aynı zamanda resim mezunu olan Ahmet, benim resmimde gördüğünü dijital olarak yorumlayacak ve onun ürettiğini resmime geri yansıtarak katmanlı bir iş üretecektik. Böylece, resimlerimdeki dokular da tekrar hareketlenecekti. Bir de KASOSMOS (Filiz Sert), Ahmet’in eserine müzik tasarladı ve çok katmanlı ilk işimizi 2016 Aralık ayında sergiledik. Sonuçtan çok memnun kaldık ve oldukça iyi geri bildirimler aldık. İlk başta 15 dijital sanatçı arkadaşımızın bana eşlik edeceği bir sergi hayal ettim. Elimizdeki olanaklarla ilk sergimizi Mart 2017’de 5 sanatçı arkadaşımızla, benim atölyemde bir pop-up sergi olarak gerçekleştirdik. Türkiye’de çok kıymetli işler yapıyor olan, her biri alanında usta; Ahmet S. Kaplan, Deniz Kader, Hakan Yılmaz, Mehmet Kızılay ve Süleyman Yılmaz’ın bana, teknik ve bakış açılarını resimlerime yansıtarak, benimle beraber düşünerek eşlik ettiği bu deneyim, Technê sergisini ortaya çıkarttı. Şimdi ise, 4. Technê sergimizde, çoğaldık ve resimlerim, Ahmet Said Kaplan, Can Büyükberber, Deniz Kader, Hakan Hısım & Batuhan Güven, Hakan Yılmaz, Lara Kamhi, Mehmet Kızılay’ın resim üzerine projeksiyon yansıtma, Ha:ar karışık multimedia tekniği, Ender Diril foto-manipülasyon, Merve Özgören plastik sanat enstalasyonu, Ozan Türkkan yapay zeka kullanarak ürettiği animasyon, Süleyman Yılmaz interaktif yerleştirmesi aracılığı ile dönüşerek çok çeşitli deneyimler sunan bir hâle evrildi.

 

“BİRÇOK KESİM ÇEŞİTLİLİĞİN FARKINA VARMAYA BAŞLADI”

Ege Life | Renklerin “FISPIS”ı: Gizem Renklidağ

Gelecekteki resmi nasıl tanımlarsınız?

Dijital üretim teknikleri ve pratikleri hızla çoğalıyor, dönüşüyor ve dönüştürüyor. Yeni nesil ve üretim araçları oldukça çeşitleniyor. Gelecekteki resmi tanımlayamam, yavaş da olsa, birçok kesim günümüzdeki çeşitliliğin farkına varmaya başladı. Bu da dijitalin kabulüne bizi yaklaştırıyor. Bambaşka zihinlerden meydana gelen çok çeşitli üretimlerin, teknolojinin yeni olanaklarını da kullanarak nasıl resimler üreteceğini merakla izliyor olacağım. Yapay zekânın işlem hacminin sınırlarını zorlayacağımız kesin.

Renkler sizin için ne ifade ediyor? Hepsinin bir öyküsü olduğunu düşünüyor musunuz?

Renklerin hepsinin birer hikayesi var / vardır elbette. Benim için çok subjektif ve içgüdüsel. Renk, kendimi bildim bileli çevremde olduğunda iyi hissettiğim bir duyum. Dünya'daki yaşamı algılama ve kendimi ifade etme aracı olarak renk benim için vazgeçilmez bir önem taşıyor. Bence her gün başka bir renk ve ben de her gün başka bir renkli oluyorum.

Son olarak Ege Life okuyucuları için neler söylemek istersiniz?

Ege Life okuyucularının, sergimizi görmelerini ve gördüklerini paylaşmalarını dilerim. Umarım sergide, onlar için meydana getirmeye çalıştığımız o farklı dünyadaki olasılıkların ve çeşitliliğinin hislerini, deneyimlemelerine aracılık edebilmiş oluruz.

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500