Orman Terapisti Gülden Karabudak

RÖPORTAJ |  || Orman Terapisti Gülden Karabudak
01 Aralık 2020

Orman Terapisti Gülden Karabudak

  • 1 Aralk 2020
  • 608 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj: Süleyman Gülen

 

Orman Terapisti

Gülden Karabudak

 

Dünyada örnekleri olan orman terapisini ülkemize getiren Gülden Karabudak ile harika bir söyleyişi gerçekleştirdik. Doğanın, yeşilin insanın hayatındaki önemini ve iyiliklerini vurgulayan Karabudak, orman terapisti nasıl olunur ve orman terapisi nedir gibi soruların tüm soru işaretlerini giderdi. Tüm detaylar ve daha fazlası söyleyişimizin devamında.

 

Merhaba Gülden Hanım, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba... Tabii ki… İsmim Gülden Karabudak. Yetmişli yılların kuşağındanım. Yeşilin bin bir tonunu yaşamın her anına işleyerek büyümüş şanslı insanlardan biriyim. Mevsimleri bir ekran görüntüsünden değil de harika bir doğada canlı canlı yaşayarak öğrenen bir çocuğun, yetişkin hâliyim, diyebiliriz. :)

 

İlk orta öğrenimimi kendi köyümde tamamladıktan sonra, lise ve üniversite için farklı şehirlere giderek, Uluslararası İlişkiler uzmanı olarak çalışma hayatına geçtim. Uzun yıllar, Uluslararası Ticaret alanında, farklı şirketlerde, farklı mevkilerde görev aldım. Aynı alanda danışmanlık yaptım. Aynı zamanda, doğa koruma ve buna dair birçok sivil toplum kuruluşlarının saha çalışmalarında yer aldım ve organizasyonlarını üstlendim. Daha sonra, ilgimi ve emeğimi tamamen “doğa temelli çözümlere”, yönelterek çalışmalarıma devam ettim. Şu anda da Türkiye’nin ilk Orman Terapi Rehberi olarak ülkemiz için yepyeni olan bir alanda liderlik yapmaya ve bu alandaki uygulamalarıma devam ediyorum.

 

Ege Life | Orman Terapisti Gülden Karabudak

 

“Orman Terapi Rehberliği” kavramını Türkiye’ye getiren kişisiniz. Bu yolculuğunuz nasıl başladı?

Köyde yetişmiş olmanın rahatlığından sonra, modern hayatın mecburi hapishanesi gibi olan dört duvar arası çalışma ofislerine ayak uydurmak benim için oldukça zordu. Elbette katlanıyorsunuz ama aklınızda sürekli, bunun bir yolu olmalı düşünceleriyle yaşıyorsunuz.

İşte o yıllarda doğaya olan bu yoğun merakım, tecrübelerim ve ilgim, beni “başka bir hayat mümkün” düşüncesine ve dolayısıyla da dünyada bu konuyla ilgili atılan adımlara yöneltti. Ekopsikoloji adı verilen bir bilim dalıyla tanıştım. Ülkemizde tam olarak bilinmeyen, herhangi bir şekilde kürsüsü olmayan ve doğrudan eğitim alamadığımız bu alanla ilgili; yurt dışı çalışmaları takip ederek ve onların online portallerine üye olarak kendimi geliştirmeye çalıştım. Doğa ile insan arasındaki kopan bağların yeniden oluşturulmasına odaklanan bu bilim dalı benim çıkış noktamdır. Yapılan onlarca bilimsel çalışmayı ve uygulamaları inceledikten sonra, kendi yaşadığım toprakların ve çocukluğumun değerleriyle de örtüşen, doğa tabanlı bir eğitim modeli geliştirdim. Ve bu modeli, Türkiye’de ilk kez İzmir’de, bir devlet okulunda süreklilik arz eden bir eğitim etkinliği olarak, bir buçuk yıl boyunca uyguladık. Projemiz iki ayrı üniversiteden ödül aldı.

Doğadan uzaklaşma konusunun sadece çocuklarda değil, yetişkinlerde de çok önemli bir sorun olduğunu gördüğümde, bu konuyla ilgili çok daha geniş bir araştırma sürecine girdim. Dünyada yeni yeni uygulanan ve artık bir halk sağlığı konusu hâline gelen Orman Terapi/Banyosu yöntemiyle tanıştım. Ekopsikolojinin bir uygulama alanı, bir pratiği gibi de düşünebileceğimiz Orman banyosu, günümüzdeki yoğun stresli hayatların en önemli dengeleyicisi olarak dünya literatürüne çoktan girmişti. Konu üzerinde çalışan vakıf, dernek ve enstitüler ile yaptığım görüşmeler sonrasında, yurt dışına giderek bu eğitimi almaya ve uygulamayı kendi ülkeme getirmeye karar verdim. Pandeminin hemen öncesinde de Avrupa’da eğitimimi alıp geri döndüm. Şu anda da hem kendi alt yapım hem de eğitimle edindiklerimi sentezleyerek yine bir ilki başarabilmenin mutluluğuyla, Türkiye’de sertifikalı Orman Terapi Rehberliği yapıyorum.

 

Ege Life | Orman Terapisti Gülden Karabudak

 

Orman Banyosu/Terapi Nedir?

Orman banyosu; fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığımız için fayda elde etmeye yönelik, tüm duyularımızı kullanarak kendimizi doğaya bırakma uygulamasıdır. Aynı zamanda Shinrin-Yoku olarak da bilinir. Fikir 1980’lerde Japonya’da doğmuş ve daha sonra modern hayatın olumsuz etkilerinden korunmak için, çok etkili bir araç olduğu çeşitli bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış ve tüm dünyada uygulanmaya başlamıştır.

 

“DOĞANIN BİLGELİĞİ TÜM CANLILARA BİR MODEL, BİR REHBERDİR”

 

Ege Life | Orman Terapisti Gülden Karabudak

 

İnsan doğada tüm çözümleri bulabilir mi?

Kesinlikle bulabilir… İnsan yeryüzünde var olduğundan beri, fiziksel ihtiyaçlarının tamamı, -endüstriyel olanlar dahil- doğadan karşılanıyor. Beslenmemizle ilgili olsun, sağlığımızla, barınmamızla ilgili olan her şey doğa kaynaklı. Modern hayat dediğimiz bu hayatın içindeki milyonlarca kolaylaştırıcı teknolojik araç da bir şekilde doğa gözlemlenerek, taklit edilerek, ilham alınarak veya kopyalanarak oluşturuldu. Uçaklar, gemiler, bilgisayarlar, klima teknolojisi… Hatta basit bir ayakkabı cırt cırtı bile doğa modellenerek tasarlanmıştır. Doğanın bilgeliği tüm canlılara bir model, bir rehberdir. Yaşam öğretmenidir.

Peki sadece fiziksel ihtiyaçlarımız için mi başvururuz doğaya? Elbette ki hayır. İnsan ruhunun ve zihninin en vazgeçilmez dengeleyicisidir doğa. Modern hayatın insanı rendeleyen, inciten ve yoran etkisini azaltan, rahatlatıp huzur veren, ta ilk zamanlarda kurduğu ilişkinin kodlarına geri döndüren eşsiz bir iyileşme ortamıdır. Çünkü aslına dönüşü, sadeliği, arı bir ruh hâlini geri yansıtır bize. Sorularımızın cevabıdır… Çoğu zaman sıkışıp arada kalmışlığımızın bir sihirli değnek dokunmuş gibi, kendiliğinden çözülmesine sebeptir.

Hatta öyle ki, içinde bulunduğumuz sürecin de gösterdiği gibi, korkularımızdan bir adım atamaz hâle geldiğimizde bile, doğa yine kendi dengelerini bize aktararak, en iyi yol gösterici olur. Korku ve dayanıklılık konusunda bitkilerden çok şey öğreniriz.

Aynı zamanda, son dönemin araştırmaları, COVID-19 nedeniyle artan stres ve izolasyonla birlikte, doğal alanlar ve sağladıkları psikolojik faydalara artık her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

 

Ege Life | Orman Terapisti Gülden Karabudak

 

Yurt dışında orman terapisi/banyosu kavramı nasıl işliyor?

Temelleri 1980’lerde Japonya’da atılan ve sonra sırasıyla Amerika, Avustralya ve Avrupa’da uygulanmaya başlayan orman banyosu, oldukça fazla ilgi gören bir konu ve bu nedenle devletler, kurumlar ve sivil tolum kuruluşları bazında uygulamaları yaygınlaşan bir yöntem hâline geldi.

Orman terapi uygulaması turizmden eğitime, sağlıktan peyzaja çok fazla disiplini doğrudan ilgilendirdiği için, öncelikli olarak üniversitelerde laboratuvar, makale ve tez çalışmalarına konu oldu. Şimdilerde Formel Bilim, Doğa Bilimleri ve Beşerî Bilimler kendi çatıları altında bu yeni uygulamayı incelemeye devam etmekteler. Bu konuyla ilgili enstitüler ve dernekler kurularak, orman banyosu pratiğinin çerçevesini belirlemeye ve sertifika programı altında eğitim vermeye başladılar.

Japonya bu konuda en önde gelen ülkelerden biri ve şu anda sadece orman terapisi için tescil edilen 62 orman terapi üssü(yolu)var. Bunun dışındaki Amerika, Avustralya ve Avrupa kıtalarında bu yürüyüşler ulusal ve bölgesel parklarda yapılmaya devam ediliyor. Dünyada bu konuda eğitim veren kuruluş sayısı beş civarında. Gittikçe gelişen ve artık bir toplum sağlığı konusu hâline geleceğinden kimsenin şüphesi olmadığı bu yeni alan, yepyeni bir sağlık ve iyileşme tekniği aynı zamanda.

 

Ege Life | Orman Terapisti Gülden Karabudak

 

Peki orman banyosunun yararları nelerdir ve bu etkinlik için belirli bir maruz kalma süresi var mı?

Orman banyosunun hem fiziksel hem ruhsal hem de zihinsel faydalarına dair onlarca araştırma yapılmış ve şu sonuçlar elde edilmiş;

^ Stresi azaltır. Takıntılı düşünce ve kaygıyı azaltır.
^ Kalp atış hızını ve kan basıncını düşürür.
^ Kan şekeri seviyesini düşürür.
^ Bağışıklık sistemini güçlendirir.( Hücre içi anti-kanser proteinlerinin seviyelerini yükseltir, tümörlere ve virüslere karşı savunmaları arttırır.)
^ Ruh hâlini iyileştirir.( Neşelenmek, sakinleşmek ve tehditlerden kaçınmakla ilgili hormonları salgılar.
^ Zihni berraklaştırır ve yaratıcılığı teşvik eder
^ Enerjiyi ve uyku kalitesini arttırır.
^ Obezite ve diyabete karşı koruma sağlar.
^ Vücuttaki enflamasyonu azaltır.
^ Yaşam kalitesini yükseltir.

Orman banyosu için net süreler verilmese de haftalık en az iki saatlik yürüyüşler veya biraz daha kapsamlı 3-4 saatlik programlar şeklinde yapılması tavsiye edilir. Daha uzun vadeli çözümler için de ardışık sekiz haftalık programlar önerilir.

 

Ege Life | Orman Terapisti Gülden Karabudak

 

İsteyen herkes orman terapi rehberi olabilir mi?

Orman Terapi Rehberliği için, herhangi bir meslek dalı ya da özgeçmiş şartı yoktur. Doğaya ilgisi ve onunla iletişimi güçlü olan, alt yapısı bunun için yeterli, insan ilişkileri kuvvetli, meraklı, araştırmacı olan herkes, orman terapi rehberliği eğitimlerine başvurabilir. Sertifika programına göre, 3-6 ay arasında değişen eğitim süresi vardır. Rehberler, şimdi ve gelecekte doğa tabanlı çözümlere ihtiyaç duyan, sağlık, eğitim ve turizm sektörlerinde hizmet sunmak üzere eğitim alırlar.

Türkiye’de orman terapi rehberliği eğitimleri veren bir kurum henüz yok. Rehberlik eğitimi olmadan, sadece “orman günü” tadında uygulama yapan birkaç kişi ve kuruluş var. Bu konuda, önümüzdeki süreçte, farklı kurumlarla iş birliği yaparak önemli adımlar atmayı ve ülkemizde de bir an önce orman terapisi konusunda sertifikalı rehberler yetişmesi için ön ayak olmayı kendime görev bildim. Çünkü orman terapi konusu yeni bir uygulamadır ve birçok konuda olduğu gibi, bunun da çarçabuk yapılmaya çalışılıp, yeni bir trend edasıyla, yetkin olmayan kişilerce yanlış uygulamalara maruz bırakılmaması gerekiyor.

 

Ege Life | Orman Terapisti Gülden Karabudak

 

Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederiz…

Ben teşekkür ederim… Benimle iletişime geçmek isteyenler sosyal medya hesaplarımdan bana ulaşabilir: Instagram: ormanterapiturkiye - Facebook: Gülden Karabudak
e-mail:karabudakg@gmail.com

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500