Mustafa Aslan: “Tek Derdimiz Markalaşmak Olmalı”

RÖPORTAJ |  || Mustafa Aslan: “Tek Derdimiz Markalaşmak Olmalı”
1 Mart 2020

Mustafa Aslan: “Tek Derdimiz Markalaşmak Olmalı”

  • 1 Mart 2020
  • 679 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj ve Fotoğraf: Süleyman Gülen

Ege Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, 2019 yılını EGİAD özelinde ve ekonomik anlamda değerlendirerek 2020 Nisan ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa gerçekleştirecekleri marka zirvesine dikkat çekti. Tunç Soyer’in İzmir’i dünyanın en büyük 100 marka şehri içerisine sokma vizyonuna inandıklarını belirten Aslan, “Ülke olarak katma değeri yüksek ürünler üreterek tek derdimiz markalaşmak olmalı” dedi.

 

AVRUPA GİBİ GLOBAL DÜŞÜNMELİYİZ”

 

İş insanları olarak ister istemez öncelikle üzerinde durduğumuz konular ekonomik ve ticari konular. 2018 Ağustos ayındaki kur dalgalanmasının sonuçlarını biz 2019’da yaşadık. 2019’a değer kaybeden Türk Lirası, yükselen bir döviz paketi ve azalan iç talep ile başladık. Bizim umut etmemizi sağlayan olay ise biliyorsunuz daralma yavaşladı. Bundan sonra ekonominin yönü yatay yukarı olarak çevirdi. Biz dernek olarak kenarda oturalım gibi bir tarafta bulunmadık. Bu kriz elbette aşılacaktı. Bu tip bir krizi bir daha yaşamamak için neler yapabiliriz biz daha çok onun üzerinde durduk. İş dünyasında etkin ve entelektüel 700 tane üyemiz var. Etkin bir derneğiz. Bölgeselden yola çıkarak ulusal konuları bu şekilde ele alma gibi bir eğilimimiz var. Ege Bölge ekonomisini biz daha çok çalıştık. Tabii Türkiye’nin genel sorunu markalaşamamak.

Ege Life | Mustafa Aslan: “Tek Derdimiz Markalaşmak Olmalı”

Türkiye “işler iyi” dendiği zamanlarda bile aslında çok yüksek ticari hacimlere, çok yüksek dış ticaret hacimlerine ulaşmasına rağmen çok düşük katma değerli ürünler üretip bunların ihracatını gerçekleştirmeye çalışıyordu. Aynı şekilde tamamen iç talebe yönelik kurulmuş işletme ve kurum da var. Elinizde Avrupa Birliği’nde bulunmayan 83 milyonluk bir güç var ancak biz son zamanlarda bu gücün dezavantajlarını daha çok yaşıyoruz. Yüksek iç talebe yönelik kurulmuş birçok kurum var, biz bunun olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Avrupa’daki gibi bir kurum kurulduğu zaman global düşünerek kurulması gerektiğini savunuyoruz. Bunun için de en önemli konular ise inovasyon, ar-ge ve marka. Biz bu üçlüden bu dönem çalışma konumuz olarak markayı seçtik. Zaten marka değerini yukarıda tutmaya çalışan bir kurum baktığımız zaman diğer bileşenlere de gerekli bütçeyi ayırıyor. Daha global düşünmek üzere yola çıkıyor. Biz uluslararası marka yaratamazsak ülke olarak bu krizden çıkabiliriz evet ancak ileriki dönemlerde aynı noktaya gelmemiz muhtemeldir. Çünkü sürdürülebilir ekonomik büyüme ancak yüksek katma değerli ürün ve hizmet üretilerek olur. Bunun yolu markalaşmadan geçiyor.

 

NİSANDAKİ MARKA ZİRVEMİZ ÇOK DEĞERLİ”

 

2019 yılında biz 3 tane ön çalışma, konferans ve toplantı yaptık. Bunları 13 Nisan 2020’deki marka zirvemizin ön hazırlığı olarak yaptık. Bunlardan ilki Aytül Özkan Hanım ile beraber marka nedir ve neye hizmet eder üzerine başlangıç toplantısıydı. İkincisi Ekim ayında düzenlediğimiz EGİAD içerisinden çıkan iyi bilinen markaların temsilcilerinin hikâyelerini dinledik. Üçüncüsü ise Aralık ayında ise Turquality’i konuştuk. Türk markalarının yurtdışı rekabetlerini arttırmak için kurulmuş, teşvik veren çok değerli bir devlet kurumu. Eşi benzeri olmayan bir program. Dünyada sadece Türkiye’de markaların destek ve teşvik edilmesi için böyle bir program var. Nisan 2020’de ise uluslararası bir marka zirvemiz olacak. Bunu İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte gerçekleştiriyoruz. O yüzden bu konferans Ahmet Adnan Saygun Kültür Merkezi’nde olacak. Bine yakın yurt içi ve yurt dışından katılımcı bekliyoruz. Şehir markaları ve İzmir markalarının önemi gibi konuları da işleyeceğiz. Tunç Başkan’ın bir vaadi vardı. İzmir’i dünyanın en büyük 100 marka şehrinden biri yapmak. Biz bu vaadini gerçekleştireceğine inanıyoruz. 2019’u kısaca böyle geçti diyebiliriz.

Ege Life | Mustafa Aslan: “Tek Derdimiz Markalaşmak Olmalı”

2019’da elbette üyelerimiz de bazı sıkıntılar yaşadı. Ancak bizim şöyle bir avantajımız vardı; üyelerimizin yüzde 60’ı dış ticaretle uğraşıyor. Ortalama bir STK için bu çok büyük bir oran. Bu üyelerimiz hemen yurt dışından döviz getirebilecek faaliyetleri gerçekleştirdiler. O yüzden global düşünebilmeyi çok önemsiyorum. Maalesef global düşünebilmek Türkiye’de az bulunabilen bir şey. İşletmelerin çoğu iç talebe güvenerek başlıyor. Bu da oldukça bizim kısır döngümüzü destekler hale geliyor. Çok lokal düşünüyoruz ne yazık ki.

 

HAYAT BOYU EĞİTİM ARTIK BİR STANDART”

 

2020 yılı için iş hayatına atılmak isteyen genç insanlara buradan nasıl bir çağrı yapmak istersiniz?

Biz her koşulda bu çağrılarımızı gerçekleştirmeye özen gösteriyoruz. İşte bunları yaparsanız bunlar olur gibisinden. Ancak şunu da kabul etmek lazım yüzde 27’ye yaklaşmış bir genç işsizlik var Türkiye’de. Bizim için bu ülkenin en büyük sıkıntılarından biri. Geleceğin insanlarının bu dönemde işsizlikle mücadele ediyor oluşu bizim toplumsal bir konumuz. Genç arkadaşlar için girişimcilikte bölgede bizim çalışmalarımız var. Bu anlattıklarım dışında geçtiğimiz dönemden devam eden EGİAD melekleri yatırımımız var. 2017-2018 dönemi ilk operasyonel dönemiydi ve o zaman 500 bin Euro civarında yatırım yaptık. Şu an yaptığımız toplam yatırım 700 bin Euro’ya yaklaştı. Genç girişimcilerimizin fikirlerini dinleyip onlardan bazılarını melek yatırımcılarımızla bir araya getiriyoruz. Yine onlardan bazıları seçiliyor ve içeriye ortak olmak kaydıyla -girişimcide bırakıyoruz çok önemli bizim açımızdan- ana hisse sahibinin içeride büyük hisse sahibi kalması etik olarak önemli.

Ege Life | Mustafa Aslan: “Tek Derdimiz Markalaşmak Olmalı”

Girişimin başarılı olması gencimizin fikrini desteklemek açısından çok önemli. Bu inovatif fikir çok büyüyebilir ve başka gençlerimize kapı açabilir. O gencimiz böyle bir girişimciliğe girmese iş arayan milyonlarca gencimizden birisi olacak. Gençlerimize buradan iyi bir projeleri varsa EGİAD Melek Yatırımcılar’a başvurmalarını tavsiye ederim. İyi bir jürimiz var. Jürimiz yatırım yapma hakkına sahip değil sadece yatırımcılarla olacak görüşmelere davet etme hakkına sahipler. Nihai kararı tabii ki yatırımcılar veriyor. Eğitim olarak da gençler kendilerini uluslararasında daha rekabetçi olacak şekilde eğitmeleri gerekiyor. Hayat boyu eğitim kavramının bir standart olduğunu bilmeleri gerekiyor.

Enflasyon rakamlarına gelirsek…

Evet, 2018’deki kur dalgalanmalarından sonra enflasyondaki artış kaçınılmaz oldu. Bunun bir reçetesi var ve bunun ödenmesi gerekiyor. Kaba tabirle belirtmek gerekirse yurt dışındaki ülkelerin alım gücünü baz aldığımızda fakirleştik. İnsan gücümüzü, insan emeğimizi hoyratça kullanıyoruz. İhracatımızın ithalata bağlı olduğu bir devirde siz 100 dolarlık bir ihracat yapmak için 60 dolarlık ithalata muhtaçsınız. O yüzden hep bağırıyoruz, dış ticaret, uluslararası rekabet diye. Buralarda olduğunuz zaman bu oyunun kuralları çok hızlı değişiyor. Niye yüksek kar koyamıyoruz, markalaşamadığımız için. Bunların sonucu da insan değerinin azalması. 2020 asgari ücret için yüzde 15 zam yapıyoruz ancak bu insanımızın güzelce yaşaması için kesinlikle yeterli olmayan bir rakam.


Yorumlar

Yorum Yap

500