MELİKE ÖCALAN: “Püf Nokta Samimiyet”

RÖPORTAJ |  || MELİKE ÖCALAN: “Püf Nokta Samimiyet”
1 Temmuz 2020

MELİKE ÖCALAN: “Püf Nokta Samimiyet”

  • 1 Temmuz 2020
  • 594 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj: Dilara İlayda Özsoy

 

Başarılı sunucu ve oyuncu Melike Öcalan ile daha çocukken çıkmaya başladığı kariyer basamakları üzerine konuştuk. Bizlerle işi ile alakalı birçok nokta paylaşan Öcalan, sunuculuk ile ilgili ise “Sunuculuğun püf noktası samimiyet” diyerek gençlere samimi olmanın tavsiyesini verdi.

 

Kariyerinizin basamaklarını daha çocukken çıkmaya başladınız. Bu serüven nasıl başladı?

Henüz 3 yaşında Yurdaer Doğulu Sanat Merkezi’nde bale eğitimi alıyordum. Bir margarin reklamının kast seçmeleri için geldiler ve beni seçtiler. Daha sonra yine başrolünü oynadığım süt döktüğüm reklam değil ama. (gülüyor) O gün babamdan izin alamadık ve annemle reklam sözü vererek babamı zor da olsa 1 hafta sonunda ikna ettik. Babamın bir bildiği varmış. Bu tek reklamla kalmayacak ve Melike’nin kariyeri olacak dedi. Dediği de oldu. Ekran serüvenim bir yağ reklamıyla 3 yaşında başlamış oldu.  

 

Reklam oyunculuğu nasıl bir deneyim? Tiyatro ile farkları nedir sizin için?
Reklam oyunculuğunu severim ben. (gülüyor) Çünkü anısı çok ben de. Bir kere ilk çıkış noktam, ikincisi “bana özel” yani çocukluğum, üçüncüsü çok eğlencelidir. Eğlenirsiniz çekim yaparken. Fakat tabii ki tiyatroyla büyük farkları var. Çok büyük bir sanat icra ettiğiniz söylenemez (gülüyor) aksine markayı nasıl daha güzel pazarlarsınız biraz bununla ve satışla ilgilidir.

Ege Life | MELİKE ÖCALAN: “Püf Nokta Samimiyet”

 

“ANNEM YANIMDA DURDU ANCAK BABAM HİÇ İSTEMEDİ”

 

Çok ufak yaşta reklam filminde oynamanıza ailenizin yaklaşımı nasıldı?

Annem hayatımda ki tüm kararlarımda olduğu gibi yanımda durdu ve destekledi. Açıkçası hoşuna gittiği bile söylenebilir çünkü benim annem sanata yatkın ve de düşkün bir karakter. Kızını bu işleri yaparken görmek onu mutlu etti fakat babam için aynı şeyi söyleyemem. Babam hiç istemedi. Benim babam gazetecilik mezunu ve dönemin en başarılı organizatörlerinden. Kısacası sektörün merkezinde biriydi rahmetli. Ve zorluklarına da hâkim olduğu için çok taraftar değildi. Bir de ben yürümeyi bile öğrenmeden bale yapmaya başlamıştım. Matematik derslerinde bile öğretmenine şarkı söylemek ve sınıfa oyunculuk sergilemek isteyen bir çocuktum. Dolayısıyla babam “benim kızım bu işlere girerse bir daha çıkmayacak” öngörüsündeydi. Dediği gibi oldu. Çok vazgeçirmeye çalışsa da kesin istekli ve kararlı olduğumu gördükten sonra artık o da desteklemeye başladı. Çünkü bizim ailemiz öyle bir aile idi. Henüz çocuk yaşlarımızda bile fikirlerimize saygı duyulur ve isteklerimize göre hareket edilirdi. Bu anlamda kardeşim ve ben şanslı çocuklardık.

 

Üniversitede bölüm olarak psikolojiyi seçmişsiniz; ancak devam etmemişsiniz. Devam etmeme nedeniniz neydi?

Bu mesleği yapmasaydım kesinlikle psikolog olmak isterdim.  Bu sebeple hayalim olan bu bölümü kazandım ve okula girdim fakat sonrasında meslek ve eğitim hayatım aynı anda devam ettiğinden ve çok yoğun çalıştığımdan çok bölündüm ve bıraktım. Yıllar sonra mesleğimin eğitimini almaya karar verdim ve Yeditepe Üniversitesi Tiyatro bölümüne girdim, yine çocukluk hayallerimden biri olan tiyatro bölümünde okumaya başladım. Ardından hayranı olduğum ve içimde kalan Yıldız Kenter ve Müşfik Kenter ekolüne ait bir eğitim de istediğimden, sahibi oldukları Akademi Kenter’de tiyatro eğitimi aldım.  

 

Ege Life | MELİKE ÖCALAN: “Püf Nokta Samimiyet” 

 

“TARİHİ KİŞİLERLE BİRLİKTE OLMAK TARİHE ŞAHİTLİK ETMEKTİ”

 

Çok fazla usta isimle çalışma şansınız oldu. Size kattıkları tecrübelerden bahseder misiniz?

Bu konuda çok şanslıyım. Saymakla bitmez hatta saymaya başlarsam kimlere ayıp ederim diye tedirgin oluyorum. Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Haldun Dormen, Ayşen Gruda.  Şevket Altuğ, çocukken çalıştıklarım, yetişkin zamanında çalıştıklarım, sunuculuk kariyerimde bir araya gelip projeler yaptığım değerli sanatçılar, Müslüm Gürses’le düet deneyimi, programımda ağırladığım yıldızlar (Kayahan, Orhan Gencebay, Emel Sayın, Hülya Koçyiğit, İbrahim Tatlıses) saymakla bitmez. En başta çok şanslı olduğumu biliyorum. Tarih yazmış kişilerle bir arada olmak, o tarihe sadece şahitlik etmek değil bir parçası olmak olağanüstü bir deneyim. Bunun dışında ne bir derste öğrenebileceğimiz bir tecrübe ne de parayla satın alabilecek bilgiler, kazanılan değerler saymakla bitmez. Mesleki birikimin yanı sıra ahlak, etik, disiplin ve günümüzde yeri doldurulması imkânsız olan her biri ders niteliğinde cümleler. Şükür sebebim, iyi ki.

 

Birden fazla alanda göz önünde çalışmanın olumlu/olumsuz tarafları nelerdir?
                                 
Aslında yaptığım her iş bir diğerinin bir kolu gibi. Birbirini tamamlayan işler. Show dünyasının içindeyseniz böyle olabiliyor. Fakat bir tanesi ön plana çıkmak durumunda.  Ben de sunuculuk böyle oldu birçok kişi var böyle. Okan Bayülgen, Mehmet Ali Erbil gibi. Benim tiyatro yanım pek bilinmez mesela. Hepsinden biraz yapınca eksik kalıyor ve bir tanesi asıl mesleğiniz oluyor, uzmanlık alanı gibi düşünün. (gülüyor) Televizyon ve sunum adına yaptığım işler çok uzun yıllar devam edip başarılı olunca aslında kariyeriniz yoldayken kendini şekillendiriyor gibi bir durum oluyor. Biraz da naturanız hangisine daha yatkınsa bulunduğunuz kabın şeklini alıyorsunuz.                                            

 

Ege Life | MELİKE ÖCALAN: “Püf Nokta Samimiyet”

 

“ÇOCUK OYUNCUDAN ÇOK ÇOCUK SUNUCUYUM”

 

Küçük yaşlarda sunuculuk yapmaya başladınız ve önemli programlarda sunuculuk yaptınız. Size göre sunuculuğun püf noktası nedir? Bu yola çıkmış olan gençlere neler tavsiye edersiniz?

Ben 12 yaşında kendi isteğimle sunuculuk yapmaya başladım. Sunmak tutku bende. (gülüyor) O dönem Başak Gürsoy mankenlik ajansında beni güzellik yarışmasına hazırlamak istiyorlardı ve ben de sunuculuk yapmak istediğimi söyledim. O kadar ısrarcı oldum ki bana çocuk defilelerini sundurmaya başladılar. Aslında ben çocuk oyuncudan çok çocuk sunucuyum. (gülüyor) Sonrası da hep daha da yoğunlaşarak devam etti. Sunuculuğun birçok püf noktası var fakat bence en önemlisi samimiyet. Bir kere her ne sunuyorsanız sunun anlatıcısınız. Bir anlatıcı olmak için karşında dinleyen birilerinin olması gerekiyor.  Sizi dinleyen birine geçireceğiniz en önemli duygu samimiyettir. O zaman anlattığınız şeyin içinde kaybolabilir çünkü başka bir şey sorgulamaz. İkincisi konuştuğunuz lisanı doğru kullanmak ve kendi tarzınızı yaratmak. Ben klasiğin dışına çıkıp, bir söz yazarı gibi kelimelerle oynamayı da çok severim. (gülüyor)                          

                                   

Kaçırdığınız ya da reddettiğiniz için pişman olduğunuz bir teklif var mı?

Küçüklüğümden var. Mahallenin Muhtarları çünkü çok uzun yıllar devam etmişti. (gülüyor)     

 

Yıllara meydan okuyan güzelliğinizin sırrı nedir?

Allah, annem, babam ve genetik (gülüyor) öncelikle bunlar.  Çünkü çok fazla kendiyle uğraşan biri değilim görsel anlamda belki de bu yüzden olumlu sonuç alıyorum bilmiyorum. (gülüyor) Doğallık benim için hayatın her alanında önemli. Sağlıklı yaşadığımı düşünüyorum. Sigara kullanmam. Uykuma dikkat ederim. Negatif ortamlardan uzak kalmaya çalışırım. Bol su içerim, kozmetik yanlısı değilim, çok eskiden beri daha çok dermatolojik ve doğal ürünler kullanırım. Açık hava yürüyüş çok severim. Eski yüzücüyüm ve çok yüzerim, saatlerce sudan çıkmam. Beslenmeme dikkat ediyorum. Estetiğe psikoloji bozacak durumda herhangi bir şey yoksa karşıyım. Allah’ın her insana biricik ve tek en yakışanı yakıştırıp, yarattığını düşünüyorum.

 

Ege Life | MELİKE ÖCALAN: “Püf Nokta Samimiyet”

 

“HALDUN HOCA DUYGUSAL OLARAK ÇOK ÖZEL BİRİ”

 

Tiyatroya Haldun Dormen sayesinde adım atmışsınız. Haldun Dormen’in hayatınızdaki yeri nedir?
                
Tiyatro geçmişim daha önce ki sorularda yanıtladığım gibi eskiye dayanıyor fakat ilk müzikalim Haldun Hoca ile oldu. Haldun Dormen bir duayen. Hocaların hocası. Ayrıca çok çok sevdiğim bir büyüğümdür. Tanıştığımız ve sesimi duyduğu an bana bir müzikal teklifiyle geldiğinde inanılmaz heyecanlanmış ve çok mutlu olmuştum. Büyük kazanımlarım ve derslerim oldu. Duygusal olarak da çok özel bir insan olduğunu düşünüyorum.

 

Tiyatronun önemine her zaman vurgu yapıyorsunuz. Tiyatro sizin için ne ifade ediyor?

Sanatın en önemli dallarından ve insana dair her şeyi irdeleyebileceğiniz bir deniz bir derya. Tiyatroyla biraz bile ilgiliyseniz başka birçok şeyle ilgilenmenize gerek kalmayabilir:) çünkü insanın, hayatın, evrenin her şeyin çıkarımlarını, şifrelerini bulup size sorgulatabilir.

 

Gelecek planlarınızı öğrenebilir miyiz?

Plan yaparak yaşayan bir insan değilim çok fazla. Hayatın bana getirdiklerinin arasında seçim yapıp kendi isteklerimi de şekillendiriyorum. Kuşku içinde olmadan, teslimiyetle ilerlerseniz Allah tüm hayallerinizi yaratıyor sizle beraber. Benim yaşam mottom asıl olan an ve bir an geleceğinizi belirliyor ve tabii ki geçmişinizi. Dolayısıyla o anı ne kadar iyi değerlendirirseniz istekleriniz ona göre şekilleniyor. Şu an yakın gelecek için en önemli planım bu röportajı en keyifli şekilde bitirip Ege Life okuyucularına sunmak. (gülüyor)      

 

Ege Life | MELİKE ÖCALAN: “Püf Nokta Samimiyet”

 

Son olarak Ege Life okuyucularına neler söylemek istersiniz?             
Bu son soruya kadar geldilerse değerli vakitlerini ayırıp, özen gösterip okumuşlar demektir. (gülüyor) En başta bunun için teşekkür ederim.  Sohbet gibi olup kendilerinden bir şeyler bulmuşlardır umarım. Egeli değilim ama nasıl değilim ben de bilmiyorum. Ömrümün büyük bir bölümü Ege’de geçiriyorum. Fahri Egeliyim kesinlikle. Ege’yi ve Ege insanını çok seviyorum. Bir gün bir yerlerde karşılaşmak dileğiyle. Sevgilerimi gönderiyorum okuyan okumayan herkese.

 

 

  • Dilara İlayda ÖZSOY

Yorumlar

Yorum Yap

500