MARIZA: “İstanbul’u Lizbon’a Benzetiyorum”

RÖPORTAJ |  || MARIZA:  “İstanbul’u Lizbon’a Benzetiyorum”
01 Ekim 2021

MARIZA: “İstanbul’u Lizbon’a Benzetiyorum”

  • 01 Ekim 2021
  • 103 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj: Pasion Turca

 

BBC’nin “Avrupa’nın En İyi Sanatçısı” ödülünü üst üste 3 kez ülkesi Portekiz’e kazandıran ve Grammy Ödülleri’ne aday gösterilen ilk Portekizli sanatçı olmasının yanı sıra adını dünya müziğinin divaları arasına yazdırarak tüm dünyada dinleyenlerine müzikal bir yolculuk yaşatan Mariza, 30 Ekim akşamı Zorlu PSM’de kaçırılmayacak bir konser vermeye hazırlanıyor. Portekiz Devleti tarafından Portekiz kültürünü yurtdışında en iyi temsil eden sanatçı unvanı alan Mariza, 1999 yılında efsanevi Fado şarkıcısı Amalia Rodrigues’in adını taşıyan Vakıf tarafından "Fado'nun Sesi" unvanını aldı.

 

Fado yalnızca bir müzik değil, bir histir. Üzücü değil melankoliktir. Ben bu müziği seçmedim, bu benim kaderimdi.” sözleriyle müziğini anlatan Mariza, çağdaş yorumunun yanı sıra tutkulu, zarif, hisli ve buğulu performansıyla Fado geleneğinde farkını ortaya koymayı sürdürüyor.

30 Ekim’deki Zorlu PSM konseri öncesi Mariza ile son albümü “Mariza Sings Amalia”, müzik kariyerinin 20.yılı ve İstanbul konserini konuştuk.

Ege Life | MARIZA:  “İstanbul’u Lizbon’a Benzetiyorum”

Mariza Fado’nun dünyadaki en önemli temsilcilerinden biri. Peki sizin Fado ile ilk ilişkiniz nasıl başladı?

Beş yaşında Fado söylemeye başladım. Başlangıçta bir çocuk olarak sadece eğleniyordum ve Fadoya karşı bir merak hissediyordum. Ama Fado sonrasında benim için bir tutku hâline geldi ve o tutku bugünlere kadar artarak böyle devam etti. Fadoya hâlâ aşığım ve şarkılarda anlatılan tüm bu duyguları her gün anlamaya çalışıyorum.

Fado'yu benzersiz bir şekilde yorumluyorsunuz. Amalia Rodrigues ve şarkıları sizde ne tür duygular uyandırıyor?

Amalia, Fado'nun en önemli ikonik ismi. Fado şarkılarını seslendirdiğimizde aslında her birimiz kendi yaşamlarımızdaki duyguları ifade ediyoruz. Çünkü Fado aşk, kaybediş, kıskançlık, mutluluk gibi insanın duygularını keşfeden bir müzik. Fado söylerken hayatın bir parçası olan tüm duyguları keşfediyoruz.

Ege Life | MARIZA:  “İstanbul’u Lizbon’a Benzetiyorum”

“Mariza Sings Amalia” albüm fikri nasıl doğdu? Fado severler ve müzik otoritelerinden nasıl tepkiler aldınız?

Albüm aslında kraliçe Amalia’ya bir saygı duruşu. Kariyerimin 20. yılında gerçekten derinden hissettiğim şarkıları seslendirmek istedim. Fado şarkılarına hayran olduğum o özgün soundunu eklemesi için Jaques Morelenbaum’u davet ettim ve albümde birlikte çalıştık. Francis Albert Sinatra & Antonio Carlos Jobin kayıtlarını ilk kez dinlediğimde onun tarzının benzersiz, muhteşem ve zamansız olduğunu anlamıştım. Şarkılara orkestral bir sound, derin ve klasik bir hava katmak istiyordum. Başarmak istediğim, kafamın içinde dönen müzik tam olarak buydu ve çok olumlu tepkiler aldım.

Müziğe ilk başladığınız zamanlara geri dönersek o zamanki hayallerinizle, 20 yıllık bir kariyeri geride bıraktıktan sonraki hayalleriniz ne derecede örtüşüyor?

Hâlâ şarkıcı olmayı hayal ediyorum… Şarkı söylediğim ya da sahneye adım attığım her an elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Çocukken tam olarak bu kadar büyük hayallerim olmasa da şimdi o hayallerin fazlasına ulaştığımı ve daha iyisini yapmaya çabaladığımı hissediyorum.

Ege Life | MARIZA:  “İstanbul’u Lizbon’a Benzetiyorum”

Müzik sektörü dahil birçok alan koronavirüsten etkilendi, planlarınız nelerdi ve bu planlar nasıl değişti? Bu virüs size ne öğretti?

Koronavirüs bana hayatımızda gerçekten önemli olan şeylerle birlikte yaşamamız gerektiğini öğretti. Şu anda aileme ve kendime daha çok zaman ayırıyorum ve bu durumun şarkı söyleme şeklimi de zenginleştirdiğini düşünüyorum. Tabii ki her şey değişti, olumlu anlamda her konuda farklı bir bakış açısına sahip olduğumu söyleyebilirim.

Uzun zamandır müzik sektöründesiniz. Müzik kariyerinizin 20. yılını geride bıraktınız. Kariyerinizin ilk yıllarından bu yana müzik sektöründe neler değişti? Dijital platformlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yirmi yıl önce her şey çok farklıydı! Müzik sektöründe artık adım adım işler değişmeye başlıyor ve herkes dijital platformların en önemli şey olduğunu düşünüyor. Benim hissettiğim şey ise müziğin hala dinleyicinin enerjisiyle beslendiği. Örneğin dijital konserlerden hoşlanmıyorum. Seyirciyle teması, göz göze gelmeyi, duyguları, kısacası insani olanı tercih ediyorum.

Ege Life | MARIZA:  “İstanbul’u Lizbon’a Benzetiyorum”

Bize İstanbul konseriniz hakkında neler söylersiniz? Nasıl bir repertuvar hazırladınız?

Zorlu PSM’de ilk kez sahne alacağım için çok heyecanlıyım. İstanbul’daki konserimde “Mariza Sings Amalia” ve tüm albümlerimden sevilen şarkılarımı seslendireceğim. Bence en önemli şey birlikte olmak, müziği paylaşmak.

Ege Life | MARIZA:  “İstanbul’u Lizbon’a Benzetiyorum”

Türkiye ile ilgili izlenimleriniz neler? Dinleyicilerinize bir mesajınız var mı?

İstanbul’u çok seviyorum. Hatta çoğu zaman Lizbon’a benzetiyorum. Minik sokaklar, eski evler, denizden gelen ışık, boğaz köprüsü, muhteşem lezzetli yemekler ve insanlar… İstanbul kültürlerin birleştiği bir şehir. Ayrıca Türkiye’deki misafirperverliğe de hayranım. Türkiye şarkı söylemeyi en çok sevdiğim yerlerden biri. Beni davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim!


Yorumlar

Yorum Yap

500