Ender Yorgancılar: “Planlar, Programlar Kâğıt Üstünde Kalmamalıdır”

RÖPORTAJ |  || Ender Yorgancılar: “Planlar, Programlar Kâğıt Üstünde Kalmamalıdır”
1 Aralık 2019

Ender Yorgancılar: “Planlar, Programlar Kâğıt Üstünde Kalmamalıdır”

  • 1 Aralık 2019
  • 654 Görüntülenme
  • 0 YORUM

 

 Ege Bölge Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ile İzmir’in 2019 yılı sanayisini konuştuk. İzmir’in karma sanayi yapısına sahip olmasıyla ülke geneli ile paralel olarak payına düşeni aldığını belirten Yorgancılar, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi Belgesi’ni önemli bir yol rehberi olarak gördüğünü söyleyerek planların kâğıt üstünde kalmaması gerektiğini belirtti.

 

2019’un son ayına girmiş bulunmaktayız. Ege Bölge Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olarak İzmir’in 2019 sanayi durumunu nasıl değerlendirirsiniz?

Küresel resesyon beklentileri devam ederken, dünyanın en güçlü ekonomilerinden, en umut vaat eden ekonomilerine kadar her biri zor günler geçirmektedir. Küresel ekonomide daralan ticaret ve azalan talep yılın sonuna doğru devam ederken, uluslararası kuruluşlar tarafından da beklentiler yeniden revize edildi. İzmir’in 64 sektörden oluşan karma bir sanayi yapısına sahip olması, verilerdeki değişimin ülke geneli ile paralellik göstermesini sağlamaktadır.

Dolayısıyla İzmir de bu konjonktürel süreçten payına düşeni almaktadır. Bir önceki aya göre Eylül ayında İzmir’de ihracat %8,9 artarken Türkiye genelinde bu %15,5 olarak açıklanmıştır. Odamız tarafından çalışması yapılan Kapasite kullanım oranı da 2019 ikinci çeyrekte %59, 3. çeyrekte %61 olarak artış yönünde bir toparlanma görmekteyiz. Piyasa verilerinde son birkaç aydır Türkiye genelinde görüldüğü gibi artışlar olmakla birlikte ivmenin yukarı yönlü mü devam edeceği, yoksa aşağıya tekrar inecek mi sorularını net olarak cevaplayamıyoruz. Ama umudumuz en yakın sürede bu zorlu süreci atlatmamız.

Ege Life | Ender Yorgancılar: “Planlar, Programlar Kâğıt Üstünde Kalmamalıdır”

Geçtiğimiz EBSO Ekonomi Zirvesi’nde “Tek çare üretim” diyerek üretimin önemine vurgu yapmıştınız. Sizce sanayi için üretimin yanında onu destekleyici faktörler nelerdir?

“Tek çare üretim” sözü, dün farkına vararak söylediğimiz veya konjonktürün gereği vurguladığımız bir husus değildir. 3. dönemimde bulunduğum Ege Bölgesi Sanayi Odası adına geldiğim günden itibaren “Üretim Yoksa Kalkınmak Hayaldir” dedim. Çünkü sürdürülebilirlik için üretim şart. İstihdam için üretim şart. Kalkınma için şart. Yani bir ülkenin var olabilmesi için üretim tek çaredir. Bunun için de, yatırım ortamında yeniden uygun iklimi oluşturulması son derece önemlidir. Artan girdi maliyetleri, azalan rekabet gücü, ithalata bağımlılık mevcut üretimi riske sokarken, yeni yerli yatırımların da önünde engel teşkil etmektedir. Bu noktada; temel girdileri, rakipler düzeyinde maliyetle verecek bir mekanizma geliştirilmeli ve sübvansiyon sağlanmalıdır.

Önemli bir yol rehberi”

Geçtiğimiz aylarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi açıklandı. Siz bu stratejik hedefleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de dönüşüm adı Milli Teknoloji hamlesiyle başlatılan 2023 Sanayi ve Teknoloji Strateji Belgesi çok önemli adımları içeren doğru kurgulanmış önemli bir yol rehberidir. Dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğu günümüzde, ivedilikle her bir hedefin hayata geçirilmesinde gerekli hassasiyet sağlanmalıdır. Planlar, programlar kâğıt üstünde kalmamalıdır.

Ege Life | Ender Yorgancılar: “Planlar, Programlar Kâğıt Üstünde Kalmamalıdır”

ABD ile Çin ve Japonya ile Güney Kore arasında şiddetini arttıran ticaret savaşları söz konusu. Sizce Türkiye sanayisi bu durumdan kazançlı çıkabilir mi?

Ticaret savaşları ne yazık ki, başta savaşı başlatanlar olmak üzere dünya genelinde de talebin daralmasına sebep olmakta, ticareti kısıtlamaktadır. Ancak, her kriz dönemleri biliyoruz ki, yeni fırsatlar da yaratmaktadır. Bu anlamda, ABD, Çin ve Güney Kore ile ilişkilerimizi geliştirerek çıktıkları pazarlarda alternatif ticari partneri olabilmek için çok daha aktif ve dinamik bir politika izlememiz gerekecektir. Küresel ekonomi küçülürken, ülkemizin yeni pazarlara dünden çok daha fazla ihtiyacı vardır. Türkiye doğru politikalar izlerse, kuşkusuz kazançlı çıkacaktır.

İhracat değerimizi arttırmalıyız”

Ticaret savaşlarının çok olduğu küresel pazarda, alternatif pazar arayışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Küresel ekonomideki daralma bir yandan devam ederken, ülkemizin içerde yaşadığı sorunların eklenmesinde özellikle gördük ki, iç piyasaya çalışan firmalar çok daha olumuz bir seyir izlerken, ihracat yapan firmalarımız kısmen negatifliği bertaraf edebildiler. O nedenle de, yeni ihracat pazar arayışları artarken, ilk defa ihracat yapan firmalara özel destekler de verilmeye başlandı. Çünkü içinde bulunduğumuz konjonktürel süreç bunu gerektirmektedir. Tüm bu sebeplerden ötürü bu stratejiyi çok doğru buluyor ve daha geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Ancak; şunu da söylemek isterim ki alternatif pazarlar ararken, kilogram başına 1,32 dolar olan ihracat değerimizi de artırmak için ayrıca çalışmamız gerekmektedir.

 

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500