CANSU GÜLTEKİN: “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”

RÖPORTAJ |  || CANSU GÜLTEKİN:  “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”
1 Nisan 2019

CANSU GÜLTEKİN: “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”

  • 1 Nisan 2019
  • 629 Görüntülenme
  • 0 YORUM

CANSU GÜLTEKİN: 

“Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”

Ege Life | CANSU GÜLTEKİN:  “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”


Oyunculukla üç yaşında tanışan; heyecanlı, istekli, çalışkan bir genç kadın... O isim Akasya Durağı ile televizyon karşısına çıkan güzel oyuncu Cansu Gültekin. Oyunculuk hayatından, yemek hayatına kadar birçok ayrıntıyı bizlerle paylaşan Gültekin, usta isimlerle çalışmanın ona disiplin kattığı belirterek, oyunculuk için ‘Her şey olabilme sanatı’ tanımlaması yaptı. Başarılı oyuncunun güzel mesajlar verdiği söyleşimizi keyifle okumanız dileklerimizle...


Üç yaşında oyunculuk yapmaya başlamışsınız. O zamandan bu zamana bize Cansu Gültekin’i kısaca anlatır mısınız?


Oyunculuğa o yaşta başlamam ailemin keşfi ve yönlendirmesiyle oldu tabii. Ne yaptığımı bildiğimi sanmıyorum. Galiba uyumlu ve bana söyleneni başarmaya çalışan bir çocuktum sadece. Yıllar içinde yaptığım ve yapmak istediğim tek şey oyunculuk oldu. Bunun içinde büyüdüm. Başka bir meslek seçmeyi düşünmedim bile. Benim mesleğim ve karakterim birçok açıdan iç içe. Kendimi ait hissettiğim yerdeyim.

Ege Life | CANSU GÜLTEKİN:  “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”


“OYUNCULUK HER ŞEY OLABİLME SANATI”

Oyunculuğu nasıl tanımlarsınız?

Henüz yaşamadığım ve belki hiç yaşamayacağım hikâyeleri rollerim sayesinde tecrübe ediyorum. Tüm bu kadınları kendi içimdeki benzer duygulardan yaratmak bana büyümeyi, gelişmeyi, genişlemeyi hissettirir hep. Her şey olabilme sanatıdır oyunculuk...


“ZAMANLA NASIL YAPILDIĞINI ANLIYORSUN”

Tiyatro, sinema ve televizyondaki ilk oyunculuk deneyimlerinizden bahseder misiniz?

Televizyondaki ilk profesyonel deneyimim Akasya Durağı dizisiydi. Sinemada ilk filmim ise Raşit Çelikezer’in yönetmenliğindeki “Eyvah Karım” filmiydi. Tiyatroda ise ilk profesyonel tecrübem 2014 yılında İstanbul Devlet Tiyatroları’nda Kazım Akşar’ın yönetmenliğinde “Güneş Batarken Bile Büyük” oyunuydu. Hepsi birbirinden heyecanlı deneyimlerdi benim için. Yolun başında sürekli “Oluyor mu?” , “Yapabiliyor muyum acaba?” diye soruyordum kendime. Zamanla ne yaptığında ne olduğunu, karşıdan nasıl göründüğünü anlamaya başlıyorsun.


Ege Life | CANSU GÜLTEKİN:  “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”


Akasya Durağı’nda Zeki Alasya, Cezmi Baskın, Levent Ülgen gibi usta isimlerle çalışmak nasıl bir duyguydu? O dönemlerden biraz bahseder misiniz?

Çok stresli ve bir o kadar heyecanlı... Annem rolündeki Binnur Şerbetçioğlu ilk hocamdır, bana neyi nasıl yapacağımı o öğretti. Üstelik konservatuvar sınavlarına da beni o hazırladı. Tüm bu büyük aktörlerin tecrübelerini gözlemlemek büyük bir fırsat. Okulda bile öğrenmediğim tüyolar öğretmişti bana Zeki abim. Toprağı bol olsun.

Usta isimlerle çalışmak size neler kattı?

Disiplin ve mesleğe saygı!

“AŞÇI OLMAK İSTERDİM”

Oyunculuk yapmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz? Neden?

Aşçı olmak isterdim. Oyunculukla benzer buluyorum. Güzel parçaları alıp daha güzel bir bütün yaratmayı seviyorum.


“EVİMİ ÜÇ MÜKEMMEL KEDİYLE PAYLAŞIYORUM!”

Ege Life | CANSU GÜLTEKİN:  “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”


Çok hayvansever birisiniz ve evinizde üç tane kedi besliyorsunuz. Hayvan sevginizden bahsedecek olursanız neler söylersiniz?

Tüm hayvanları çok seviyorum. Hepsine elimden geldiğince yardım ediyorum, koruyorum. Evimi üç mükemmel kediyle paylaşıyorum. Onlar benim ailem, doğayla olan gerçek bağım. Biraz emek ve güven verebilirseniz çok büyük ve koşulsuz bir sevgiyle karşılık veriyorlar.

Kavak Yelleri’nde Hayriye karakterini canlandırdınız. Çok farklı ve değişik bir karakterdi. O karaktere hazırlanma süreciniz nasıldı? Hayriye’yi canlandırırken neler yaşadınız?

Hem çok gerçekçi hem de hayal dünyasında yaşayan bir karakterdi Hayriye. İkisini aynı anda tek bir cümleye sığdırdığı oluyordu. Kolaydı diyemem ama çok keyif aldığım bir süreçti. Yönetmenimiz Kerem Çakıroğlu ile beraber çalıştık, üzerine epey konuştuk, düşündük taşındık ve elimizden gelenin en iyisini ortaya koyduk.

“EVDE DOSTLARIMA AŞÇILIK YAPIYORUM. ZEYTİNYAĞLI YEMEKLERİ SEVİYORUM”

Ege Life | CANSU GÜLTEKİN:  “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”


Yemek yapmayı ve yemek yemeyi çok sevdiğinizi söylemiştiniz. Yapmayı ve yemeyi en çok sevdiğiniz yemek nedir?

Evet evde kendime ve dostlarıma aşçılık yapıyorum. (gülüyor) Çok sevdiğim bir aktivite. Zeytinyağlı yemekleri seviyorum ve yalnızken bol bol sebze yiyorum. Misafir ağırlarken favori yemeklerim zeytinyağlı yaprak sarma ve hünkar beğendi. Bu ikisini çok iyi yaptığımı söylüyorlar.

Dünya mutfaklarından en çok hangisini tercih edersiniz?

Türk mutfağı benim için ilk sırada. Zenginliği hayranlık uyandırıcı. İkinci sırada İtalyan ve Fransız mutfağına yatkınım. Deniz ürünleri, tatlı ve hamur işiyle aram iyi. Uzak Doğu, Hint ve Fas mutfaklarını da severim. Baharat zenginliği ve malzeme çeşitliliği mükemmel.


Ege Life | CANSU GÜLTEKİN:  “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”


Yemek yapma konusunda hiç eğitim aldınız mı? Almadıysanız almayı düşünür müsünüz?

Hayır almadım ama belki bir gün alırım, neden olmasın? Ama öğrenmeyi çok sevdiğim için sürekli Michelin yıldızlı şeflerin yemek programlarını izliyorum. Hatta artık “Bizde o sebze çeşidi yok yerine bunu koyacağım, biraz da şundan koyayım, yakışır” diyerek kendi tariflerimi yaratıyorum. Gordon Ramsey ve Jamie Oliver hayranıyım. Onları ne pişirirken izlesem kalkıp ben de deniyorum.


“Okumak, daha çok okumak!”

Bir röportajınızda okumayı çok sevdiğinizi söylemiştiniz.

Okumak, oyunculukla ilgili yaptığım tanımın daha da derini bence. İki avucunuza sığan dünyalar, evrenler. Bilmediğiniz, henüz tecrübe etmediğiniz duygular, bilgiler, bakış açıları. Zihinsel büyümenin tek yolu okumak diye düşünüyorum. Okumak, daha çok okumak!

Bize en sevdiğiniz üç kitabı söyler misiniz?

F. Scott Fitzgerald - Muhteşem Gatsby, Morris West - Şeytanın Avukatı ve J.W. Von Goethe – Faust.

Ege Life | CANSU GÜLTEKİN:  “Oyunculuk Her Şey Olabilme Sanatıdır”

En beğendiğiniz film ve yönetmeni öğrenebilir miyiz?

Quentin Tarantino - Soysuzlar Çetesi ve Ferzan Özpetek – Serseri Mayınlar diyebilirim.


Film çekecek olsanız filminizde başrol oynatmak isteyeceğiniz üç Türk oyuncu kim olurdu?

Fikret Kuşkan, Ayça Bingöl ve İpek Bilgin. Oyun çeşitliliklerine hayranım. Mükemmel bir çalışma süreci olurdu benim için.

Film oyunculuğu ile dizi oyunculuğunu karşılaştırmanızı istesek; sizce farkları nedir?

Karaktere biraz daha fazla zaman ayırma fırsatı dışında bir fark yok bana göre. Ben dizide oynarken de sabah akşam karakterim hakkında düşünüp çok çalışıyorum; ancak sette zamanımız daha az oluyor. Bazen yönetmenle yeterince konuşmak ya da partnerlerinizle yeteri kadar egzersiz-prova yapma fırsatınız olamıyor.

“BELKİ DANS EDEN BİR KADINI OYNARIM”

Gelecek planlarınızda neler var?

Yeni roller aracılığıyla farklı kadınları tanımak ve anlamak için her zaman heyecan duyuyorum. Sinemada daha aktif olmayı planlıyorum. Artık zamanlama tercihlerimi biraz buna göre düzenleyeceğimi söyleyebilirim. Oyunculuğuma eklemeler yapabilmek adına dans etmeye başladım. Belki dans eden bir kadını oynarım.. Herhangi bir müzikalde yer alabilirim... (gülüyor)

Son olarak Ege Life okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Zaman ayırıp okuyan herkese teşekkürler öncelikle. Yolculuğumu takip etmeniz ve paylaşmanız gurur verici. Çok güzel mesajlar alıyorum ve desteğiniz benim için çok önemli. Sanata değer veren, izleyen, okuyan ve başkalarını bunlara teşvik eden herkese sevgilerimi iletiyorum!




Yorumlar

Yorum Yap

500