ÇAĞLAR TAVŞANOĞLU

RÖPORTAJ |  || ÇAĞLAR TAVŞANOĞLU
01 Nisan 2021

ÇAĞLAR TAVŞANOĞLU

  • 1 Nisan 2021
  • 519 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj:Dilara İlayda Özsoy

 

İzlediğimiz, dinlediğimiz ve takip ettiğimiz neredeyse tüm isimlerin menajerleri var. Onları temsil eden, projelerdeki devamlılığını, göz önünde bulundurulma durumunu arttıran görünmez şövalyeler olarak önemli bir role sahipler. Sadece ismini bildiğimiz bir mesleğin, içinden bir isimle, Çağlar Tavşanoğlu ile konuştuk. Üstelik hem menajer hem de başarılı bir yazar… Yazar kimliğiyle de başarılara imza atan Tavşanoğlu ile harika bir röportaj gerçekleştirdik.

"İŞİN MUTFAĞI DAHA ÇOK İLGİMİ ÇEKTİ"

 

Menajerliğe ne zaman ve nasıl başladınız?

Menajerliğe 15 yıl önce başladım. Daha öncesinde müzisyendim, sonra işin mutfağının daha çok ilgimi çektiğini, yeni isimler yaratmak istediğimi, o tarafta daha mutlu olabileceğimi düşünüp “Ben menajer olacağım” dedim ve o dönemin önemli menajerleriyle iletişime geçerek asistan olarak işe başladım. 1 yıl kadar sonra menajer olarak ilk işlerime başladım. O gün bu gündür aynı heyecan ve motivasyonla devam etmekteyim.

SANATÇININ OLMADIĞI ORTAMDA DİREKT OLARAK SANATÇI SİZ OLUYORSUNUZ”

 

Bir sanatçıyı temsil etmenin ne gibi zorlukları var ?

Sanatçı temsili özen gerektiren bir şeydir. Çünkü sanatçının olmadığı bir ortamda direkt olarak sanatçı siz oluyorsunuz. Tek yetkili, sözcü, her ne derseniz… Sanatçınızı çok iyi tanıyor olmanız, tepkilerini, tavırlarını, rutinlerini, görüşlerini vs. iyi bilmeniz gerekli. Bir menajer sanatçısını nasıl temsil ediyorsa, sanatçının dışarıdan görünüşü de buna göre değişir. Sanatçının dış dünyadaki yüzü, sesi, fikri oluyorsunuz diğer bir deyişle. Günümüz müzik pazarında maalesef çok dikkat edilmeyen bir konu olsa da titizlikle yaklaşılması gereken bir konudur.

Ege Life | ÇAĞLAR TAVŞANOĞLU

Menajer olabilmek için neler gerekiyor?

Sabırlı, azimli, güvenilir olmak gerekir. Çalışmayı sevmek, zaman yönetimi ve stratejik kararlar konusunda yetkin olmak, sosyal olmak, çağı ve çağın getirdiği yenilikleri yakalayabilmek ve uygulamaya geçirecek yeni projeler üretebilmek gerekir. Bunların birçoğu zamanla oturan ve kendinizi eğiterek, bazense tecrübeyle edinilen özelliklerdir. Menajer olmak için bir menajerin yanında veya bir yapım şirketinde yardımcı olarak işe başlamak, bu mesleğin ince nüanslarını öğrenmek, ayrıntıları, koşulları anlamak ve benimsemek menajer olmanızı hızlandırır. Bağımsız şekilde no-name isimlerle de yola çıkılabilir ve bu yolda sanatçınız ile birlikte düşe kalka, iyi ve kötü şeyleri bire bir deneyimleyerek, tadarak da iyi bir menajer olabilirsiniz elbette. Ama bu biraz deli işidir. Bu delilerden çevremde üç dört tane var ve şimdi çok iyi noktadalar. Bazen biraz deli biraz da hayalperest olmak da gerekir. Menajerliğin yukarıda bahsetmediğim gizli kuralı da budur zaten: Hayal kurabilmek ve bu hayali gerçekleştirmek için çok çalışmak.

 

Aynı zamanda yazar kimliğinizle sizleri tanıyoruz. Yeraltı edebiyat akımının bir yazarı olarak, günümüzde popüler olan kitaplar hakkında düşünceleriniz nedir?

Aslında yeraltı edebiyatı deyince akla hemen toplumla sorunları olan, birçok popüler akıma karşı olan, serseri ruhlu, aklına geleni söyleyen, insanları takmayan yazarlar gelir akla. Ben böyle biri değilim. Ben toplumu severim. Serseri değilim ve aklıma geleni de söylemem olup olmadık şekilde. Yani yeraltı edebiyatı yazan bir kişi popüler kültüre tamamen karşıdır diye bir şey de yok aslında. Bu yüzden popüler kitaplar da elbet olacak ve toplumun büyük çoğunluğuna hitap etmeye devam edecektir. Yaşasın popüler kitaplar ve kahrolsun kıyıda köşede kalmış, tozlu rafların en tozlu kısımda unutulmuş tüm değerli kitaplar! Ne diyorum ben! Durun! Durun bir dakika! Tekrar düşündüm de… Aslında yukarıda saydığım özelliklerin büyük bir çoğunluğuna katılıyorum. Fikir değiştiriyorum şu an. Ben böyle biri değilim demiştim ya hani az önce. Hayır! Ben böyle biriyim… Toplumdan haz etmeyen, çıkar sevdalılarına asla boyun eğmeyecek, kötülere şans vermeyecek, aklına geleni de ömür boyu açıklıkla söyleyecek biriyim. Popüler kitaplara karşı değilim ama onların popülerliğinin arasında kaybolup giden binlerce değerli eserin bu popüler yazarlar tarafından tanıtılmamasına, geniş kitlelere duyurulmamasına karşıyım. Onları da sevmiyorum bu yüzden. Sevmek zorunda da değilim. Bu konuda kimseye verecek hesabım yok. Bu kez hesaplar sizden olsun…

 

BENİ AŞK’A GÖMÜN, HUZUR İÇİNDE KARIŞAYIM TOPRAĞA…”

Ege Life | ÇAĞLAR TAVŞANOĞLU


Okuyucularla buluşmuş olan "Toz Adam" kitabınızın ana fikri nedir?

“Beni Aşk’a gömün, huzur içinde karışayım toprağa…” cümlesi ile başlıyor Toz Adam. Bu cümle birçok şeyi anlatıyordur umarım bu satırları şu an okuyan sevgili okurlarınıza. Tozun içinde doğmuş, o tozun içinde yetişmiş ve hayatı çok da iyi sayılmayacak bir adamın hikâyesini anlattım Toz Adam’da. Toplum eleştirisi fazlasıyla mevcut içerisinde. Arkadaş ve aile faktörünün hayatımıza kattığı derin anlamlar, aşkın yörüngesinde nasıl durmadan döndüğümüzü ve teslimiyeti anlatan bir roman.

 

KALEMİ ELİME ALDIRAN DUYGULARIN VE DÜŞÜNCELERİN BİR KALIBI YOK”


Kalemi elinize aldıran duygu ve düşünceler neler?

Kalemi elime aldığım zamanlar sanırım ortaokul birinci sınıfa denk geliyor. “Efsun Sokağı 137” isimli romanın yazarı Şeref Atak ile 35 yıllık bir geçmişimiz var. Hâlen de ilk günkü kadar yakın dostuzdur. O zamanlar Şeref yazı işleriyle çok haşır neşirdi. Ben de ona özenip girdim bu dünyaya. Sonrasında birlikte küçük hikâyeler yazmaya, fikirler çıkarmaya başladık. Stephen King romanları okur, üzerine saatlerce konuşur, kitaptaki karakterleri canlandırdığımız oyunlar oynar, tartışır, yazıp çizerdik durmadan. İşte bu konu onlarca sene devam etti ve şu anda bile yine birbirimizi motive ederek kalemi elimize aldığımız oluyor. Sorunuza gelirsek; kalemi elime aldıran duyguların ve düşüncelerin bir kalıbı yok. Âşık olduğunuzda, terk edildiğinizde, yeni bir işe başladığınızda, beş parasız kaldığınızda, sarhoş olduğunuzda, yağmur yağdığında, gece bastığında, sabah olduğunda… İlhamın gelmesini beklemeden yazmaktan bahsediyorum. Bu bir uzvunuz gibidir. Ayrı kalamazsınız. İlhammış… İlhamı yakalayacağım diye arkasından koşmayın, bırakın o sizin peşinize düşsün.

 

  • Dilara İlayda ÖZSOY

Yorumlar

Yorum Yap

500