AV. ULVİ PUĞ: "İzmir'de Kitap Okuma Oranları İç Açıcı Değil"

RÖPORTAJ |  || AV. ULVİ PUĞ:
01 Ekim 2021

AV. ULVİ PUĞ: "İzmir'de Kitap Okuma Oranları İç Açıcı Değil"

  • 01 Ekim 2021
  • 33 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj ve Fotoğraf: Süleyman Gülen

Uzun bir aradan sonra pandemi gölgesi altında Türkiye'de eğitim yeniden başlıyor. Bu da akıllara yeniden kitap ile olan ilişkimizi getiriyor. Pandemi kapanma döneminde yeteri kadar okuduk mu? Gençlerin kitap ile arası nasıl? Ülkemizde bir çocuk okula başlamadan önce yeteri kadar kitap ile tanıştırılıyor mu? İzmir Milli Kütüphane Başkanı Av. Ulvi Puğ ile bu soruların yanıtlarını bulmaya çalıştık. Puğ, pandemi döneminden, okul çağı başlamamış çocuktaki kitabın öneminden ve okuyabiliyor muyuz gibi önemli konular üzerine demeçler verdi. Okumak beslenme gibidir diyen Puğ, İzmir'de kitap okuma oranlarının iç açıcı olmadığını belirtti.

 

"Gençler Nereden Başlayacaklarını Bilmiyor"

Ege Life | AV. ULVİ PUĞ:

Sizce okuyabiliyor muyuz?

Okuyabildiğimizi söyleyemeyiz. Öncelikle kitap okumadan önce okuduğunuz şeyin kafanızda canlanması lazım. Siz bir müzeye gitmeden onun hakkında okursanız çok fazla derinlikli okuma olmaz. Türkiye geneline baktığımızda aslında İzmir'de kitap okuma çok iç açıcı değil. Gençlerin bir kısmı 19-20 yaşına kadar okuma olayını boş geçiriyor. Daha sonra birden okuma isteği geliyor ve bu sefer nereden başlayacaklarını bilmiyor. Okuyunca da algılamakta zorlanıyoruz. Bu da okumaya karşı onları soğutuyor. Geçenlerde genç bir kardeşim geldi yeni kitap okumaya başlayacakmış, benden tavsiye istedi. Ben de ona hikaye tadında yazılmış "Dünya Tarihi" isimli kitabı önerdim. Önce dünyanın tarihini şöyle bir kafanda canlandır. Ondan sonra okumaya başla, daha sağlıklı olur.

 

"Çok Güzel Okuma Numarası Yapıyoruz"

Ege Life | AV. ULVİ PUĞ:

Bizim insanlarımız çok güzel okuyor numarası yapıyor. Herkesten İlber Ortaylı gibi olmasını beklemiyoruz. Hemen uzmanlık alanındaki kitaplardan değil de, öncelikle rahat okunabilecek öykü kitaplarından başlayabilirsiniz. Okuduğunuz kitaptan keyif almalısınız. Okumak, beslenme gibidir. İlle de kitapta okuduğunuz tüm şeyler kafanızda kalacak diye bir durum söz konusu değil. Ondan aldığınız şeyler olacaktır ve bunu fark etmeseniz bile yaşantınıza yansıyacaktır. Kitap okumak ezber işi değildir, yaşam biçimidir. Yaşantınıza etkileri olur. Okuma keyfini yaratmamız lazım. Muhakkak okuduğunuz bir şeyden öğrendikleriniz olacaktır. Bu iş müzik dinlemek gibidir; her türlü müziği dinlersiniz ve sonunda bu tarz beni yansıtıyor deyip artık sadece o tarza yönelirsiniz. Kitap okumayı işkence haline getirmeyin. Herkes bu kitabı okuyor benim de bu kitabı okumam lazım şeklinde zorlama kalıplara girmeyin. Her eser bir mesajı vardır, onu almaya çalışın. Mesajı alanın da alma kabiliyeti olması lazım. Çünkü sizin anlattıklarınız onların kabiliyeti kadardır.

İzmir ve Kitap...

Ege Life | AV. ULVİ PUĞ:

Ne kadar en batıda ve modern bir şehir olduğumuzdan bahsetsek de İzmir'de kitap okuma oranları iç açıcı değil. Çocuklarımızı 3 yaşına kadar kitap kavramı ile tanıştırmamız gerekiyor. Küçük yaşlarda kitap kavramı ile tanışmış olan çocuklar ileriki yaşlarda daha rahat hareket edebiliyor. Genel kitleler için konuşuyorum: burada yetişmiş çocuklar genelde kitap ile okula başladığı zaman tanışıyor. Bu da çok sağlıklı bir tanışma olmuyor. Görsel olarak çocuklara kitabı sevdirecek şeyler yapmıyoruz. Dizi ve filmler de bu konuda yardımcı olmuyor. Para, mal, mülk ve kuvvet ile karakterleri görüyoruz. Kitap okuyan baş karakter göremiyoruz. Efendiliğiyle prim yapan karakter yok. Bu durum da çok etkili. Çocuklar zaten kitaba uzak bir yaşama hazırlanmış oluyor. Konuşmacı olarak katıldığım bir panelde bu konudan bahsetmiş ve yeni başlayan bir diziye de kitap sahnesi konulması konusunda yol gösterici olmuştum.

Ege Life | AV. ULVİ PUĞ:

Teknolojinin gelişmesi insanları her konuda olduğu gibi okuma konusunda da tembelleştirdi. Sosyal medyada yeni nesil gençlere bakıyorsunuz bir paragrafı okumaktan aciz durumdalar. Olabildiğince az kelime ile konuşarak günlerini geçiriyorlar. Görsellik daha fazla ön planda. Kendilerini görsellik ile sunuyorlar. Kitaba olan ilgilerinin de azlığını buradan görebilirsiniz. Nükleer silahsızlanma anlaşmaları yapılıyor. Ben de şunu diyorum: teknolojiyi durdurma anlaşmaları yapılmalı, insanlıktan çıkıyoruz. Ben bunu dediğim zaman benimle dalga geçiyorlar. Ancan olmaya doğru giden durum bu. Bir keresinde metroda seyahat ederken genç bir kızın çok ciddi ifade ile telefonuna baktığına şahit oldum. Ameliyat yapan doktorların yüz ifadesine çok benzettim ve telefonun ekranına meraktan gözüm ilişti. Yaptığı şey ise 70+70+20 işlemini hesap makinesi ile toplamaktı. Bunu silip üç kere yaptı. Bu kadar basit bir işlemi kafadan yapamayıp teknolojinin kurbanı olan bir nesil var. Uzun vadeli planlar yapmak yerine günü kurtarmaya çalışıyoruz. Bireysellik iyidir ancak her şey tadında güzeldir. Okuyarak topluma faydalı bireyler olup bu yolda çocuklarımızı yetiştirmeliyiz.

Ege Life | AV. ULVİ PUĞ:

Pandemideki kapanma döneminden sonra kitaba olan yönelişi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pandeminin ilk dalgasında insanlar eve kapandığı için kitapların da varlığından haberdar oldular. Daha önce eline kitap almayanlar dur vakit geçsin bile diyerek kitap okudu. Kimilerinde bu kalıcı bir alışkanlığa bile dönüştü. Bu yönden kitap için bu dönemi faydalı görüyorum. Virüsün işe yaradığı tek yer diyebilirim (gülüyor). Sonraları ise insanlar daha farklı alternatiflere yöneldi. Eski hayatımıza yavaş yavaş dönmek ise sezonluk kitap okuyucularını devre dışı bırakmış oldu.

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500