Aslı Elif Tanuğur: “PROPOLİSİN ŞİFASINI ÜLKEMİZE, DÜNYAYA VE İNSANLIĞA SUNMALIYDIM”

RÖPORTAJ |  ||  Aslı Elif Tanuğur:  “PROPOLİSİN ŞİFASINI ÜLKEMİZE, DÜNYAYA VE İNSANLIĞA SUNMALIYDIM”
1 Ekim 2020

Aslı Elif Tanuğur: “PROPOLİSİN ŞİFASINI ÜLKEMİZE, DÜNYAYA VE İNSANLIĞA SUNMALIYDIM”

  • 1 Ekim 2020
  • 518 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj: Dilara İlayda Özsoy

Aslı Elif Tanuğur:

PROPOLİSİN ŞİFASINI ÜLKEMİZE, DÜNYAYA VE İNSANLIĞA SUNMALIYDIM”

 

İş kadını bir anne olarak oğlunun sağlık sorunu karşısında kolları sıvayan Aslı Elif Tanuğur, Türkiye'de olmayan propolis ve arı sütünü getirerek mucizelere imza attı. Üstünde iyileştirmeler yaparak, oğlundaki mucizeyi etkiyi gördükten sonra diğer insanların da hayatına dokunma hayaliyle yola çıkan Tanuğur, bir kadın girişimci ve BEE'O Propolis'in kurucularından biri olarak deneyimlerini bizlerle paylaştı.

 

BEE'O Propolis'in kurucusu Aslı Elif Tanuğur Samancı'yı tanıyabilir miyiz?

İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü 1996 yılı mezunuyum ve yüksek lisansımı da İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü’nde tamamladım. 2000-2013 yılları arasında özel sektörde Ar-Ge ve Kalite Direktörü olarak görev yaptım. Görevim süresince pek çok ulusal ve uluslararası ödüllü proje gerçekleştirdim. BEE’O Propolisin kurucularından biriyim ve bir kadın girişimciyim.

 

“BU DEĞERLI ÜRÜNLERI TÜM ANNELERE VE ÇOCUKLARA ULAŞTIRMA HAYALIYLE YOLA ÇIKTIM.”
 


Propolisi oğlunuz için üretip geliştirdiğinizi biliyoruz; ancak bunun başlangıcı ve işleyişi nasıl oldu?

Oğlum 11 aylıktan itibaren sık sık hasta oluyor, ateşleniyordu. Sürekli antibiyotik vermek zorunda kalıyorduk. 5 yaşına geldiğinde antibiyotiklerden dolayı kötü bir alerji gelişti ve doktor bu durumun oğlumun bağışıklığının aşırı düşük olmasından kaynaklandığını belirtti ve oğluma propolis, arısütü vermemi tavsiye etti. Ben de bilimsel çalışmaları ve tıbbi yayınları araştırmaya başladım. Bu ürünleri temin edip çocuğuma vermek istediğimde ülkemizde üretilmediğini ve Çin’den geldiğini öğrendim. Çin’den gelen propolis, arısütü gibi ürünlere güvenmediğim ve sahte olabileceğini bildiğim için, oğlum için kendim üretmeye karar verdim.

Propolis ham hâlde vücudun sindirebildiği bir ürün olmadığı için, kendi laboratuvarımda özütleyerek faydalı bileşenlerini elde ettim ve damla hâline getirdim. Altı ay boyunca kendi hazırladığım propolis özütü ve arı sütünü kullandıktan sonra oğlum tamamen düzeldi. Propolis ve arısütünün, oğlumda yarattığı bu muhteşem etkiyi görünce, bu değerli ürünleri tüm annelere ve çocuklara ulaştırma hayaliyle yola çıktım.

Türkiye’de daha önce üretilmeyen propolisi, Türkiye’de ilk kez “Sözleşmeli Arıcılık” modeli ile üretmek ve proses yöntemini geliştirerek insan tüketimine uygun hâle getirmek için eşim Ziraat Yüksek Mühendisi Arıcılık Uzmanı Taylan Samancı ve sevgili hocam Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile 2013 yılında KOSGEB destekli Ar-Ge projesiyle BEE’O Propolis firmamızı kurarak yerli propolis üretimine başladık. Patentli ve Tübitak-TTGV-Tüsiad ödüllü teknolojimiz ile piyasadaki benzer ürünlerden en az 5 kat daha etkili propolisli ürünler elde etmeyi başardık. Propolis damla ürünlerimiz kısa sürede annelerin çocukları için en çok tercih ettiği doğal desteklerden biri hâline geldi. Tüketicilerimizin ürünlerimizin etkisini deneyimleyerek görmesiyle, markamız Bee’o kulaktan kulağa çok kısa bir sürede yayıldı.

Tamamen yerli, %100 doğal ve yüksek besin değerine sahip ürünler ürettiğimiz için özellikle annelerin vazgeçilmezi olduk. Doğanın özünden arıların derlediği bu eşsiz ürünlerle, insanların hayatına dokunuyor olmaktan dolayı çok mutluyum. Geldiğimiz noktada, propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği gibi doğal arı ürünleri ile damla, sprey, tablet, şurup, karışım, cilt bakım ürünleri gibi farklı formülasyonlarda, %100 doğal ve katma değerli, inovatif ürünler üretiyoruz. Bu değerli ürünleri Beeo markamız ile, hem beeo.com.tr web sitemiz üzerinden, hem de doğal ve sağlıklı ürünler satan mağazalardan ve Beeo Up markamız ile eczanelerden tüketicilerimize sunuyoruz. Ayrıca 14 ülkeye ihracat yapıyoruz.

 

Ege Life |  Aslı Elif Tanuğur:  “PROPOLİSİN ŞİFASINI ÜLKEMİZE, DÜNYAYA VE İNSANLIĞA SUNMALIYDIM”

 

“PROPOLİSİN ŞİFASINI ÜLKEMİZE, DÜNYAYA VE İNSANLIĞA SUNMALIYDIM”

 

Propolisi ülkemizle tanıştıran isimsiniz. Var olup hiç bilinmeyen bir ürünü insanlarla tanıştırmanın riskleri ve olumsuzlukları nelerdir? Geri dönüşler nasıl oldu?

Her girişimin riskleri vardır ve her girişimde olduğu gibi ben de propolisi ülkemize tanıştırırken belli riskleri göze almak durumundaydım. Her bilim insanı, insanlığa faydalı olmak, dünyaya bir şekilde katkıda bulunmak ister. Ben de propolisin şifasını ülkemize, dünyaya ve insanlığa sunmalıydım. Anadolu propolisine olan inancımın çok güçlü olması, cesaretimi de güçlü kılıyordu. Propolis ve diğer arı ürünlerini üretmeye başladıktan sonra, bu ürünlerin besin değeri ve özellikleri hakkında insanları bilgilendirmem gerekiyordu. Bu nedenle tüm bilimsel araştırmalar ve makaleler ışığında herkese Anadolu’nun değerli arı ürünlerini anlatmaya başladım. İnsanlar da ürünleri tanıdıkça ve bilinçlendikçe çok güzel geri dönüşler almaya başladım. Bu yıl 7 yılımızı tamamladık. Hâlâ yüzlerce teşekkür mesajları alıyoruz. İnsanların hayat hikâyelerinin bir parçası oluyoruz. Bu bizi çok mutlu ediyor. Her bir mesaj, Anadolu propolisi ve diğer arı ürünlerini dünyaya sunma amacıyla çıktığımız bu yolda, doğru adımlar attığımıza dair motivasyon kaynağı oluyor. 7 yılda 33 ayrı ödüle layık görüldük. Bu ödüller, ar-ge, İnovasyon ve kadın girişimciliği üzerine, ayrıca ürünlerimizin çok özel formülleri üzerine, ulusal ve uluslararası arenada layık görüldüğümüz değerler. Her biri bizim için çok özel ve gurur kaynağı...
 

“BİR İŞİ İYİ YAPABİLMENİN TEMELİ ONU ÇOK İYİ BİLMEKTEN GEÇİYOR”

 

Yeni girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Öncelikle bir işi gerçekten seviyorlarsa ve istiyorlarsa adım atmaktan çekinmesinler. Kendilerini sürekli geliştirsinler ve tabii çalışmaktan hiç vazgeçmesinler. Bilgiye ve inanca sahipseniz, o işi başarmak için yeterli gücünüz var demektir. Kendinize inanın, istekli olun, çok çalışın ve risk almaktan çekinmeyin... İnsan bir işi gerçekten isteyerek, inanarak yaparsa ve emek verirse, başarmaması için hiçbir sebep yok. Kendilerini geliştirmek için eğitimleri takip etsinler, devlet desteklerini takip etsinler, gerekiyorsa üniversiteye dönüp yeniden eğitim almaktan çekinmesinler. Bir işi iyi yapabilmenin temeli onu çok iyi bilmekten geçiyor bu yüzden hayat boyu eğitim çok önemli. Bunlara ek olarak mali risk almaktan korkmasınlar, işi doğru yaptığınız müddetçe mali sorunları aşabiliyorsunuz. İş planı yapmak ve bu planı harfiyen uygulamak gerekiyor. Ve sizin çevrenizde işinizle ilgili destek olabilecek birçok insan olabilir, örneğin kadın girişimciliği üzerine dernekler var. Ticaret ve Sanayi odaları var. Buralara üye olup, eğitimlerden yararlanmak ve başarmış olan insanların hikâyelerini dinleyip onlarla temas hâlinde olmak büyük önem arz ediyor.
 

 

Ege Life |  Aslı Elif Tanuğur:  “PROPOLİSİN ŞİFASINI ÜLKEMİZE, DÜNYAYA VE İNSANLIĞA SUNMALIYDIM”


Şimdilerde yeni projeniz kadınları arıcı yaparak sürdürülebilir üretime destek olmak. Bundan biraz bahseder misiniz?

Çalışkan Anadolu kadınlarına sadece büyük şehirlerde değil oldukları bölgelerde de ekonomik özgürlük sağlayacak fırsatlar sunulması gerektiğine inanıyorum. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak hâli hazırda bulundukları bölgede arıcılık yapan kadınların sözleşmeli arıcılık modelimize dahil edilmesi için uğraşırken bir yandan da hem firma olarak hem de kamu projelerinde kadınların arıcı yapılması ile ilgili projeleri yönetiyoruz. Bu sayede kadın bulunduğu kırsal bölgede de emek verdiği kadar kazanabileceği bir iş modeline ulaşabiliyor.

 

 

  • Dilara İlayda ÖZSOY

Yorumlar

Yorum Yap

500