Psikolog Mevlüt Ülgen: “Bakış Açınızı Değiştirin, Psikolojiniz Değişsin”

 |  || Psikolog Mevlüt Ülgen: “Bakış Açınızı Değiştirin, Psikolojiniz Değişsin”
1 Eylül 2019

Psikolog Mevlüt Ülgen: “Bakış Açınızı Değiştirin, Psikolojiniz Değişsin”

  • 1 Eylül 2019
  • 614 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Psikolog Mevlüt Ülgen:

Bakış Açınızı Değiştirin, Psikolojiniz Değişsin”

Çağımızın kaçınılmaz dürtüsü depresif duygular. Hepimiz bir dönem kendimizi izole edip depresyona girdik ve depresyonla baş etmek için türlü şeyler denedik. İlişkilerimizde çıkmaza girdiğimiz zamanlar oldu, bunların da üstesinden gelmeye çalıştık. Peki, tüm bunlar olurken psikolojimizi ve bu olayların bizde yarattığı etkiyi düşündük mü? İşte tüm bu etkiler ve cevaplarını Türk Psikologlar Derneği İzmir Şube Başkanı Psikolog Mevlüt Ülgen ile konuştuk. Ülgen; ilişkilerden, psikolojimizin nasıl olduğunu anlamaya ve sosyal medyanın kullanımına ilişkin pek çok konuda bilgiler vererek “Bakış açınızı değiştirin, psikolojiniz değişsin” dedi.

Ege Life | Psikolog Mevlüt Ülgen: “Bakış Açınızı Değiştirin, Psikolojiniz Değişsin”

Ne tür davranışlar iyi psikolojinin göstergesidir?

Bazı davranışlar insan psikolojisini olumsuz olarak etkiler. Bunlar; benmerkezci düşünce tarzı, her şeyin bizim istediğimiz gibi olacağı varsayımı ve her şeye olumsuz yaklaşma düşünce tarzlarıdır. Günümüzde ne kadar bireycilik sürekli aşılansa da grup çalışmasına yatkın, paylaşımcı insanların psikolojik açıdan daha sağlıklı oldukları gözlemlenmektedir.

İyi bir psikolojiye sahip olmak için neler yapabiliriz?

Son zamanlarda bizlerin de bahsettiği stresle mücadele yolları arasında düşünce tarzlarını değiştirmek en başı çekiyor. Olaylara daha pozitif bakma, olayları daha görünür kılma, her şeyin bizden kıymetli olmadığını görme gibi bakış açıları iyi bir psikoloji için gereklidir. Bu davranışları alışkanlık haline getiren insanlar psikolojik olarak iyi bir yapılanma içerisinde olur. Öncelikle insanın kendisine güvenmesi gerekiyor. Bu güven beraberinde başkalarına da güveni getirir. Yaşamın kontrolü bende tarzını edinip bunu içselleştirmek gerek. Yine burada olaylara mizahi olarak yaklaşmak da önemli. Paylaşmak çok önemli. Bu sosyal medyadan yaptığımız paylaşımlar değil, bizzat yüz yüze paylaştığımız duygular. Son yıllarda insanlar birbiri ile paylaşmaktan kaçınıyorlar. Daha çok içe kapanma süreçleri yaşıyorlar. Oysa iyilikler de kötülükler de paylaşmakla güzelleşir ve düzelir. Arkadaş ortamları size hayat enerjisi sağlar Mutlaka etrafınızda insanlar olmalı ve onlarla bir şeyler paylaşmalısınız. İnsan bunların yanında kendi bedenine de iyi davranması gerekiyor. İnsanı biyo-psiko sosyal olarak bir bütün içerisinde değerlendirmemiz lazım. Günlük yaşamın içerisinde egzersiz olması iyi bir psikoloji için çok etkili. Sağlıklı ve düzenli beslenme de işin içerisine girince iyi hissetme hali kaçınılmaz oluyor.

Ege Life | Psikolog Mevlüt Ülgen: “Bakış Açınızı Değiştirin, Psikolojiniz Değişsin”

Birey, psikolojisinin iyi durumda olup olmadığını nasıl anlayabilir?

Bireyin psikolojisinin hangi düzeyde olduğunu anlamak için öncelikle çevresiyle nasıl bir iletişim içerisinde olduğuna bakmak gerekiyor. Eğer kendisinden hoşnut değilse; mutsuzluk ve huzursuzluk hali varsa günlük işlevini sürdürmekte zorlanıyorsa bu da onun hem kendi hem de çevresi ile ilişkilerini zorlaştırıyorsa burada ruhsal bir sıkıntıdan söz edebiliriz. Ancak kişi kendisiyle barışık, günlük işlevlerini sürdürebiliyorsa çevresiyle kurduğu ilişkiden doyum alıyorsa sağlıklı bir psikolojiye sahip diyebiliriz. Birey kendisine “Ben neyim? Kendi yaşamımdan ne istiyorum? Benim ne gibi beklentilerim var?” gibi sorular sormalıdır. Tabii bu beklentilerin ne kadarı gerçekçi? Bazı beklentilerimiz gerçekçi olmayabiliyor. Yaşamda her şeyin istediğimiz gibi gitmesini isteyebiliyoruz. Bu da beraberinde büyük hayal kırıklıklarını getirebiliyor. Burada kendimizi gerçekçi olarak değerlendirmek gerekiyor.

Bireyler sağlıklı ilişki için neler yapmalı?

Sağlıklı bir ilişki istiyorsak öncelikli olarak ilişkideki her iki tarafın da sağlıklı bir ruh haline sahip olması oldukça önemli. İnsanların tabii ki de zaman zaman ruhsal sorunları ve can sıkıntıları olacak. Bundan söz etmiyorum, bunlar günlük yaşamda olabilecek şeyler. Ancak sürekli çiftler arsındaki ilişkilerde güvensizlik, anlaşmazlık, çatışma ve çelişme hali varsa burada ilişkide kişilerin kendisini sorgulamak gerekiyor. Çiftler arasında zaman zaman çatışmalar olması normal. Önemli olan bu çatışma anlarına nasıl yaklaştığımız. Bu farklılık ve anlaşmazlıkları bir zenginlik olarak görüp ona göre yaklaşırsak o zaman sorunlar çözüme kavuşabilir. Çiftler sorunları oturup enine boyuna konuşmalı ve bunları bir zenginlik olarak görüp ortak çözümler üretmeli. Buradaki asıl sorun çatışmaların olması değil, onlara nasıl yaklaştığımız. İnsanlar genelde partnerlerinin kendilerine benzemesini isterler. Onu değiştirmek isterler. Oysa herkes farklıdır. İlişkiye başlarken de onu bize çeken belki de onun farklı olmasıdır. Partnerinizi değiştirmeye çalışmayın, onu olduğu gibi kabul edin. Partnerinizi değiştirmekten daha çok onun olumsuz davranışına yönelip o davranışı düzeltmek daha işlevseldir. Zaten ilişkide partnerler zamanla birbirlerine benzemeye başlayacaktır. Sizin ekstra partnerimi değiştireyim diye bir gayeniz olmasın. İlişkide birbirini değiştirmeye çalışmak ilişkiyi yıpratmaktan ve kişileri yormaktan başka bir işe yaramaz.

Ege Life | Psikolog Mevlüt Ülgen: “Bakış Açınızı Değiştirin, Psikolojiniz Değişsin”

Sizce evlenmek psikolojide değişiklik yapıyor mu?

Burada evlilerin ve bekârların psikolojisi daha iyidir ya da daha kötüdür demek doğru olmaz. Bekâr yaşayan kendisiyle barışık ve çevresiyle ilişkisi de iyi olan birçok insan var. Boşanma oranlarının artmasıyla böyle bir ilişki kurulması doğal ancak boşanmaların artmasında en büyük etken sosyal ekonomik etkenler. Ülkenin genel durumu çok önemli. Sosyolojik bir değişim de söz konusu. Her koşuldan baktığımız zaman şimdiki halk çok farklı, bu yönde de değerlendirmek gerekiyor. Geçmişte insanlar evliliği ne olursa olsun sürdürme ihtiyacı hissediyorlardı. Bunu bir kader gibi görme hâlleri vardı. Şimdi ise ekonomik özgürlük hissi değişen toplumsal yapı ile daha ağır basmaya başladığından çiftler kendilerini birbirlerine mecbur görmemeye başladı. O yüzden çağımızda bu konuda kesin bir yargıda bulunmak zor.

Asosyallik ile psikolojik sıkıntıyı aynı çerçevede değerlendirebilir miyiz?

Asosyal olarak kendisini toplumdan izole etmiş bireylerin sıkıntıları var. Bazı kişilerde ise bu durum kişisel bir tercih olarak ortaya çıkıyor. Günümüz şartları insanları içine kapanmaya teşvik ediyor. Sosyal medya ortamı kişilik ilişkilerini oldukça zayıflatıyor. Artık yemek için bile dışarı çıkmaya gerek görmediğimiz, kapımıza kadar yemeğimizin geldiği bir devirde yaşıyoruz. Asosyallik için günümüz popüler kültürünün kendi içerisinde yarattığı bir yaşam tarzı diyebiliriz. Bu durum ruhsal çöküntüleri de beraberinde getiriyor. Gençlerimizde gelecek kaygısı ve umutsuzluk hâkim durumda. Bu insanlar da depresif duygu durumuyla içe kapanabiliyor. Psikolojik sıkıntılar aslında bunların yarattığı çerçevede gerçekleşiyor. İşsizlik depresif duygu durumunu önemli ölçüde tetikliyor. Depresif ve içe kapanık insanları sorunun kaynağı olarak görmek yerine onları bu duruma iten nedenlerin iyi irdelenmesi gerekiyor. Bireyleri bu durumdan kurtarmak için ailelere önemli roller düşüyor.

Ege Life | Psikolog Mevlüt Ülgen: “Bakış Açınızı Değiştirin, Psikolojiniz Değişsin”

Sosyal medya ile ilişkilerimiz nasıl olmalı?

Sosyal medya ve paylaşım araçlarıyla kurulan ilişkinin çok farklı boyutları olabilir. Sosyal medyanın kişiler arası ilişkiyi zayıflattığını biliyoruz. Bireyler hayatlarını sosyal medyaya göre şekillendirdiği zaman gerçek hayattaki ilişkilerinden kopmaya başlıyor. Burada sosyal medya kullanıp kullanılmamasına bakmak yerine sosyal medyanın yüz yüze yapılan iletişimden daha sahici olmadığına bakmak lazım. Sosyal medyada yapılan hiçbir paylaşım veya beğeni, aynı ortamda arkadaşlar arasında paylaşılan gerçek iletişimin yerini tutamaz. Sosyal medya çağımızın bir gerçeği, burada şunu iyi anlamak ve ona göre hareket etmek lazım: sosyal medyanın amacından sapmayın, onu sadece paylaşım aracı olarak görün. O sizin amacınız değil.


Yorumlar

Yorum Yap

500