Mayıs 2019 : Edebiyatta Neler Oluyor?

 |  || Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?
1 Mayıs 2019

Mayıs 2019 : Edebiyatta Neler Oluyor?

  • 1 Mayıs 2019
  • 531 Görüntülenme
  • 0 YORUM
 

Merhaba sevgili okurlarımız. Yine kitaplarınızı elinizden düşürmeyeceğiniz ve üzerine yenilerini ekleyeceğiniz mayıs ayı edebiyat köşemizle karşınızdayız. Ufaktan da olsa yaza kucak açacağımız bu ayda, size eşlik edecek, güzel yaz planlarınızı yapmanızı sağlayacak birbirinden güzel kitaplarımıza bakmanızı tavsiye ediyoruz. Ege Life Dergisi ailesi olarak size önerdiğimiz kitaplarımıza da göz atmayı ihmal etmeyin, eminiz size sıcak mayıs günlerinde yol arkadaşı olacak kitaplar bulacaksınız.

Bol okumayla kalın…

Geçtiğimiz Ay Çok Satanlar

Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Bir Ömür Nasıl Yaşanır?
Yazar: İlber Ortaylı
Yayınevi: Kronik Kitap


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Metastaz
Yazar: Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu
Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Kalp
Yazar: İskender Pala
Yayınevi: Turkuvaz Kitap


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Hercai
Yazar: Sümeyye Koç
Yayınevi: Epsilon Yayınevi


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Şeker Portakalı
Yazar: Jose Mauro De Vasconcelos 
Yayınevi: Can Yayınları


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Rüzgârlar Hep Gençtir
Yazar: Zülfü Livaneli
Yayınevi: Dex Kitap


Son Çıkanlar

Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Yol Senin İçinde
Yazar: Kinsun
Yayınevi: Destek Yayınları

Bu dünyada umutsuz bir yaşam sürmek için yaratılmadın.
Umutsuzluk halbuki çok uzaktadır.
Farazidir. Gelecek ile örtülüdür.
Neden zor olanı seçiyorsun ki?
Geleceğe dair planlar insanı hüsrana uğratır.
Neden sana uzak olana bel bağlıyorsun?
Mutluluk tohumları senin içinde. Şimdide.
Bırak filizlensin. Ve sadece izle.
Filizlerin içinde koca bir ormana dönüşüşüne şahit ol.
Onu reddetme. Kabullenmekten korkma. Umut hep bakidir.
Üzülme, kaybetmedin onu. Sadece onu yaşamayı unuttun.
Kendini seçmeyi yeğledin sadece. Kendini unut.
İçinde filizlenip koca bir ormana dönüşen yerde yola koyul.
Kaybol. Kendini kaybet ki mutluluğu bulasın.
Gelecekten kurtul ki asıl kendini bulasın.


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Arkadaşlarla Sohbetler
Yazar: Sally Rooney
Yayınevi: Monokly

İngiltere ve Amerika şu an Sally Rooney’i konuşuyor. “Snapchat neslinin Salinger”i olarak selamlanan Sally Rooney, Sunday Times Yılın Yazarı ödülünün yanı sıra birçok başka ödül aldı. Dünya çapında bir edebiyat yıldızı haline gelen Sally Rooney X-Y-Z nesillerinin edebiyat dünyasındaki sembolü olarak anılıyor.
"Yazarın ilk kitabı olduğuna inanasınızın hiç gelmediği ilk kitaplara bayılıyorum... Arkadaşlarla Sohbetler ince ruhlu, hazır cevap ve merak uyandırıcı bir üniversitesi öğrencisinin kendisinden epey yaşlı ve evli bir adamla sancılı ilişkisini anlatıyor.” Zadie Smith
"Zeki ve seksi bir kadının kendini keşfedişinin gerçek öyküsü."  Booklist 


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Daha Zeki Bir Çocuk Yetiştirmek
Yazar: Carol Colman , Dr. David Perlmutter 
Yayınevi: Pegasus Yayınları

Artık en meşgul anneler bile daha zeki ve mutlu çocuklar yetiştirebilecek 

Çocuğunuzun IQ’sunu anaokulu dönemine kadar 30 puan yükseltebilirsiniz

Doğumundan beş yaşına kadar çocuğunuzun IQ’sunu yaklaşık otuz puan yükseltebilme şansı vardır. Bilim camiası insan beyninin doğumundan itibaren ilk birkaç yılda durmaksızın devam eden çok önemli değişimler geçirdiğini kanıtlamıştır. Bu gelişme döneminde her deneyim ve etkinlik bebeğinizin beyninde iyi ya da kötü çok önemli bir etki bırakır. Beyni doğru etkileşimler içine sokma ve doğru beslenmeyle çocuğunuzun zekâsını geliştirebilir ve IQ’sunu yükseltebilirsiniz. Yanlış etkinlikler ve zararlı yiyecekler ise entelektüel gelişimine zarar verebilir, beyin hücrelerini öldürebilir ve çocuğunuzun ilerleyen dönemlerde öğrenme ve davranış bozukluklarına maruz kalma riskini artırabilir. 
İyi haber şu ki daha zeki bir çocuk yetiştirmek düşündüğünüzden daha kolay. Bunun için pahalı aletlere ya da özel öğretmenlere ihtiyacınız yok. Bu, onunla doğru oyunları oynamak, ona doğru yemekleri yedirmek ve evinizi toksinlerden arındırarak ona zekâsını geliştirebileceği bir ortam sunmak kadar kolay. Dr. David Perlmutter size çocuğunuzun zekâsını artıracak ve onu gelişim dönemi sorunlarından koruyacak tüyolar veriyor.


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Köy Enstitüleri
Yazar: Ahmet Seyrek
Yayınevi: Dorlion Yayınevi

Kanuni’den sonra başa geçen padişahlar, medrese ve ilmiye sınıfının ıslahına çalışmışlarsa da başarı sağlanamamış, bozulma ve usulsüzlükler devam etmiştir. İlmiye teşkilâtındaki ıslah çalışmaları, biraz farklı bir yaklaşımla daha sonraki asırlarda da devam etmiştir. 3. Selim, hemen her konuda ıslahata girişirken, ilmiyeye önem ve öncelik vermeye gayret etmiştir. Bütün bu gayret ve bakış açıları, genellikle klasik anlayışın bir devamı niteliğindedir. 2. Mahmut döneminde de medreselerle ciddi bir şekilde ilgilenilmemiş, ilmiye mensuplarının sahip olduğu geniş imkânlar ve nüfuz sahaları yavaş yavaş ellerinden alınmaya başlanmıştır. Nihayet, 1826’da Evkaf-ı Hümayun Nezareti’nin kuruldu ve o zamana kadar ilmiyenin büyük ölçüde yararlandığı vakıf gelirleri nezaret vasıtasıyla devlet bütçesine aktarıldı. Bu uygulamadan vakıf gelirleriyle idare edilen medreseler zarar gördü. Bu dönem, medreseler açısından kaynakların elinden alındığı, yenilenme ve gelişmesi için hiçbir ciddi teşebbüsün yapılmadığı, bilakis kendi haline terk edilerek alternatif eğitim kurumlarının, yani Batı usulü eğitimin öngörüldüğü bir devir olmuştur.


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Google Sonrası Yaşam
Yazar: George Gilder
Yayınevi: A7 Kitap

“Google’ın algoritmaları, dünyanın geleceğinin rastgele bir süreçte bir sonraki andan başka bir şey olmadığını varsayıyor. George Gilder, bu varsayımın ne kadar derine gittiğini, insanları bunu yapmaya neyin motive ettiğini ve niçin yanlış olduğunu gösteriyor. Gelecek, insan eylemine bağlıdır.”
- Peter Thiel, PayPal ve Palantir Technologies’in kurucusu ve Zero to One: Notes on Startups, or How to Build the Future’ın yazarı
“Gelişmekte olan geleceğe dair ipucu edinmek istiyorsanız, doğru yere geldiniz. Onlarca yıldır George Gilder teknolojinin geleceğine dair tartışmasız bir kâhin olagelmiştir. Google, Amazon ve Facebook gibi dev şirketler göründükleri gibi durdurulamaz tekelci ezici güçler mi, yoksa teknoloji meraklısı, girişimci üniversite terkleriyle devrilmeleri gereken işlevsiz devler mi?”
- DR. Nick Tredennick, Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü Üyesi, Motorola 68000 mikroişlemcisinin tasarımcısı

Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Sufilerde Bir Nefs Terbiye Yöntemi Olarak Açlık
Yazar: Sultan Adanır Salihoğlu
Yayınevi: Hayykitap
“Yemek ile dolu bir mideye hikmet yerleşmez.”
“Bu marifete nasıl eriştin?” diye sorulduğunda Bayezid Bistâmî “Aç bir karın ve çıplak bir beden ile” diye cevap vermiştir. Açlık, ilk dönemlerden itibaren tasavvufta marifete eriştiren bir yöntem olagelmiştir.
Bir tarife göre tasavvuf, nefsin tüm hazlarını terk etmektir. Dünyevi olanı bırakarak İlahi olana ulaşmayı gaye edinen sufiler bu anlayış çerçevesinde “rağbet etmemek” anlamındaki zühdü hayatlarının her alanında uygulamaya çalışmış; bu açıdan zühdü; kıyafette zühd, yeme-içmede zühd, alışverişte zühd, konuşmada, bakmada, işitmede zühd, mülkiyette zühd şeklinde bir bütün olarak benimsemişlerdir.
Açlık da zahitliğin kurucu bir unsuru olarak ilk dönemden itibaren farklı şekillerde uygulanmıştır. Sufiler aç kalarak ahlaklanma ve ahlaklanarak da marifetullaha erişme arasında kurdukları irtibat ile açlığı, tasavvufi eğitim sürecinin merkezine yerleştirmişlerdir.


Ege Life’ın Seçtikleri


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?


Angela’nın Külleri Hatıralar - Frank McCourt
Epsilon Yayınevi – Edebiyat Dizisi
Duygu Asker Aksoy

Ekonomik kriz sırasında, Amerika'ya yeni gelmiş bir göçmen ailesinin çocuğu olarak, Broklyn'de dünyaya gelen ve İrlanda'nın Limerick kentindeki yoksul mahallelerde büyüyen Frank McCourt'un anıları böyle başlıyor. Frank'ın babası Malachy, genellikle çalışmadığı, çalıştığı zamanlar da aldığı parayı içkiye yatırdığı için, annesi Angela'nın çocuklarını bakıp besleyecek parası yoktur. Ancak aynı Malachy, sorumsuz ve garip bir adam olmasına karşın, Frank'in hikâye yazma yeteneğini ortaya çıkacaktır. Frank, babasının, İrlanda'yı kurtaran Cuchulain hakkında anlattığı hikâyelerle, annesine bebekler getiren, Yedinci Basamaktaki Meleğin hikâyesiyle beslenerek büyür. Belki de Frank'in hayatta kalmasının nedenidir bu hikâye. Frank, paçavralar giyerek, Noel yemeği için domuz başı dilenerek, ateş yakmak için sokak kenaklarından kömür toplayarak, yoksulluğa, açlığa ve akrabalarıyla komşularının umursamaz zalimliğine katlanır. Katlandığı gibi, hikâyesini, yaşama sevinciyle dolu, olağanüstü bağışlayıcı ve etkili bir dille anlatmak için sağ kalır. Her sayfası, Frank McCourt'un şaşırtıcı ve sevecen mizahı ile dolu olan ANGELA'NIN KÜLLERİ, bir klasiğin tüm belirtilerini veren muhteşem bir kitap. Why Should You Doubt Me' (Benden Niye Kuşkulanasın ki?) isimli kitabın yazarı, Mary Breasted'in dediği gibi, "Frank McCourt'un kitabı çok dokunaklı, çünkü insanın yüreğini dağlayan hikâyesi gerçek. Hiç kimse, hiçbir zaman yoksullukla çocukluğu böyle anlatmadı. Frank McCourt'un hikâye yazmak için sağ kalması insanı hayrete düşürüyor. Böylesine bir pislik ve sefaletten, kusursuz bir başyapıt yaratabilmiş olması da az mucize değil."

Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali

Yapı Kredi Yayınları
Süleyman Gülen
Beni en derinden etkileyen kitapların başında gelir Kuyucaklı Yusuf. Üzüldüğüm, derinden hüzün duyduğum, uzaklara dalıp gittiğim kitaptır. Yusuf oldum ben kitabı okurken. Bir yanım Yusuf’muş meğerse onu anladım. Bence herkesin bir yanı Yusuf. Kitap cinayetle başlıyor ve cinayetle bitiyor. Bence bu durum bile çok etkili olmasının bir nedeni. Yusuf’un zaman içerisinde değişimi, zor hayat koşullarında istifini bozmadan küçük yaşında büyük davranışlar sergilemesi. En sonunda ise içindekilerin bir anda patlayarak kaosa dönüşmesi. Yusuf’un bu zor hayatta tutunduğu tek şey ise aşkıydı. Onu ise Sabahattin Ali’nin şu dizelerinden anlıyoruz: "Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu; fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olmayacağını sanıyordu."


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Kurtlarla Koşan Kadınlar - Clarissa P. Estes
Ayrıntı Yayınları
Damla Kılınç

İnsanlık tarihi boyunca bastırılmış ve örselenmiş kadınların durumunu sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ele alan çok sayıda inceleme yapıldı. Her inceleme, kadınları “tanımlama ve çözme” açısından farklı yöntemler önerdi. Bu önermelerin ne ölçüde kadının doğasına ilişkin isabetli tespitler yaptığı ve alternatifler sunduğu ise tartışmalı bir konudur. Clarissa P. Estés, Kurtlarla Koşan Kadınlar’da gerçekten farklı bir önermede bulunuyor; kadınlar için yalın, uygulanabilir ve doğal çözümler öneriyor. 19. yüzyılla birlikte insanlığın doğadan kopuşu ve duygulara yer vermeyen kapitalist bir endüstri çarkının içinde kayboluşundan yola çıkarak, kadınların yapması gereken ilk şeyin içlerindeki doğal sesi keşfetmek olduğunu söylüyor ve kadınların içlerinde yatan sınırsız güç ve yaratıcılığın, kurtların doğal yabanıllığında yattığı savını ileri sürüyor. Kadınların çoğu zaman farkında olmadan içselleştirmek zorunda bırakıldıkları eziklik ve yetersizlik duygusuna, bastırılmış cinsel güdülerine çok değişik bir malzemeden yaklaşıyor: masallar!  İnsanlığın ortak bilinçaltının aynaları olduğunu düşündüğü masallar aracılığıyla kadın psişesinin derinliklerine iniyor ve birçok açmazdan kurtulmalarına yardımcı olacak masal tadında terapiler uyguluyor. Estés’e göre, kurtlarla kadınlar arasında, vahşilikleri, zarafetleri ve içinde yaşadıkları topluluğun üyelerine duydukları bağ açısından psişik bir benzerlik vardır. Kurtlar ve kadınlar arasındaki bu benzerlik, Vahşi Kadın arketipinde ortaya çıkar. Estés’in ilginç örneklerle betimlediği bu arketip, doğayla bağlarını koparmamış ve seçimlerini yaparken duygularını temel alan kadınları içeriyor. Kitaptaki farklı kültürlerden derlenen masallar, kadınların ilişkileri, kişisel imgeleri ve hatta bağımlılık gibi temalar çevresinde gelişiyor. 


Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?

Kolera Günlerinde Aşk - Gabriel Garcia Marquez 
Can Yayınları
Dilara İlayda Özsoy

Kolera Günlerinde Aşk, bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. Gabriel Garcia Marquez'in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla eleştiriyor yazar. Roman boyunca, aşk acılarının lirik rüzgârlarının esintileri arasında, Gabriel Garcia Marquez'in, insancıl mizahı, sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle, Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia Marquez'in başyapıtı sayılan Yüzyıllık Yalnızlık'ın yanında tartışılmaz bir biçimde yerini alıyor.

Klasikler Köşesi

Ege Life | Mayıs 2019  : Edebiyatta Neler Oluyor?


İnsancıklar
Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Yayınevi: Can Yayınları

Yıl 1846'dır. Genç Dostoyevski, ilk romanı İnsancıklar'ı tamamlar tamamlamaz ev arkadaşı yazar Grigoroviç'e okutur. Grigoroviç o kadar heyecanlanır ki birkaç kez kalkıp Fyodor'un boynuna sarılmak ister; fakat arkadaşının aşırı duygu gösterilerinden hoşlanmadığını bildiği için yapmaz. Grigoroviç ertesi gün romanı yazar ve yayımcı Nekrasov'a götürür; kitaptan çok etkilenen Nekrasov da eleştirmen Belinski'ye... "Yeni Gogol doğdu!" der, Nekrasov, daha kapı ağzında. Aynı günün akşamı, Belinski'ye tekrar uğradığında onu heyecan içinde bulur: "Nerede kaldınız? Nerede bu Dostoyevski’niz? Genç mi? Kaç yaşında? Hemen getirin bana onu!" 

Belinski'nin evine getirilen yirmi üç yaşındaki genç yazar, daha sonra orada olanları şöyle anlatacaktır: "Ve işte... beni onun yanına götürdüler. Belinski'yi birkaç yıl önce heyecanla okumuştum; ama bana ürkütücü ve sert gelmişti ve benim İnsancıklar'ımla alay edecek diye düşünüyordum. Beni çok saygılı ve ağırbaşlı bir şekilde karşıladı; ama daha bir dakika bile geçmeden her şey bambaşka oldu... Ateşli ateşli, alevli gözlerle konuşuyordu. "Siz kendiniz anlıyor musunuz?" diyordu bana tekrar tekrar, alışkanlığı olduğu üzere bağırarak, "Ne yazmış olduğunuzu anlıyor musunuz?.. Bütün bu korkunç gerçeği, bizlere göstermiş olduğunuz bu gerçeği siz mi düşündünüz? Olamaz, sizin gibi yirmi yaşında birinin bütün bunları anlamış olmasına imkân yok... Gerçeği keşfetmiş ve bir sanatçı olarak ilan etmişsiniz, size bir yetenek verilmiş, yeteneğinizin değerini bilin ve emin olun, siz büyük bir yazar olacaksınız."

Hazırlayan: Süleyman Gülen


  

Yorumlar

Yorum Yap

500