KANİ BEKO: “Tüm Çalışanların Sağlıkları Güvence Altına Alınmalı”

 |  || KANİ BEKO: “Tüm Çalışanların Sağlıkları Güvence Altına Alınmalı”
1 Haziran 2020

KANİ BEKO: “Tüm Çalışanların Sağlıkları Güvence Altına Alınmalı”

  • 1 Haziran 2020
  • 540 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Röportaj: Süleyman Gülen

DİSK Eski Başkanı, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, virüsle mücadelede Türkiye’deki işçi sınıfı tarafını değerlendirdi. Sağlık ve iş güvenliğinin gerekli koşullarının sağlanmadan çalışıldığı bu dönemde büyük endişe içerisinde olduğunu kaydeden Beko, “Üretimin devam edeceği bu yerlerde ise işçi sağlığının, can güvenliğinin ön planda tutulması, tıbbın öngördüğü gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir” dedi.

Virüs için yetkililer tarafından sürekli evde kalın uyarısı yapılmasına rağmen işçilerin fabrikalarda kalabalık şekilde çalışmaya devam etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tüm dünyada büyük bir virüs salgını felaketiyle karşı karşıyayız. Virüsün hedefinde yaş, cinsiyet, köken sınıf yok. Herkes var. Fakat virüsle başa çıkma ve virüsün etkilerinin her kesimde aynı olmadığı da akılda tutulmalı. Virüsün yayılma hızını durdurabilmek için evde kalın çağrısını çok yerinde buluyorum. Ama bu çağrı herkes için gerçekleştirilebilir bir seçenek değil. İşsizlik kadar, işten mücbir sebeple kaçınma hakkının yok edildiği bir süreçten geçiyoruz. Çalışma ilişkilerini emekçiler aleyhine köklü biçimde değiştirecek şekilde ücretsiz iznin yasaya sokulmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Sermayenin talepleri olabildiğince karşılanmaya çalışılırken emekçilerin haklarına dönük ağır bir saldırı ile karşı karşıyayız. Sağlık ve iş güvenliği açısından minimum gerekli koşulların sağlanmadan çalışmanın devam ettiği böyle bir dönemde büyük bir endişe içerisindeyim.

 

Ege Life | KANİ BEKO: “Tüm Çalışanların Sağlıkları Güvence Altına Alınmalı”

 

“ÜCRETLİ İZİN VERİLMELİ”

İşçiler bu şekilde çalışmaya devam ederse virüsü kapma olasılıkları hayli yüksek. Bu durum gelecek için işçileri nasıl etkileyecek?

Fabrikalarda ve kalabalık yerlerde çalışan işçiler virüsle baş başa bırakılmış ve ne yazık ki emekçiler işi ile sağlığı arasında kalmıştır. Üretim; sermaye sahiplerinin çıkarı için değil, bu ülkede yaşayan insanların zaruri ihtiyaçları için, sadece gıda, temizlik ve sağlık gibi alanlarda sürdürülmelidir. Üretimin devam edeceği bu yerlerde ise işçi sağlığının, can güvenliğinin ön planda tutulması, tıbbın öngördüğü gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında tüm sektörlerde tüm çalışanlara ücretli izin verilmeli, işsizlik ödemesinin kapsam, sınır ve miktarı genişletilmeli, sendikaların ve meslek örgütlerinin açıkladığı talepler derhal hayata geçirilmelidir. Aksi halde büyük bir yıkım, ekonomik çöküş ve ağır kayıplar bizleri beklemektedir.

 

Ege Life | KANİ BEKO: “Tüm Çalışanların Sağlıkları Güvence Altına Alınmalı”

 

Henüz sokağa çıkma yasağını 20 ile 65 yaş arasına uygulamayan yetkililer, sizce bu dönem için işçilerle alakalı ne gibi önlemler almalı?

Bu dönemde yapılması gerekenler bellidir. Biraz önce de değindiğim üzere, tüm çalışanların sağlıkları güvence altına alınmalı, zorunlu alanlar dışında çalışanlara ücretli izin verilmeli, işten atmalar yasaklanmalıdır. Ayrıca bu süreçte İşsizlik Fonu sadece işsiz kalan işçilere verilmelidir. Fatura ve kredi borçları ertelenmeli, en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çekilmelidir. Devlet çalışanların hem sağlıklarını hem de gelirlerini güvence altına almak zorundadır. Stratejik alanlarda çalışmak zorunda olan emekçilerin sağlıkları ile ilgili her tür önlem alınmalı ve üstlendikleri risk gereği özlük haklarında iyileştirmeler en azında bu dönem için gündeme gelmelidir. Çok yönlü ve çok boyutlu düşünmeye, müdahaleye ihtiyacımız var. Tabip odaları, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri mutlaka sürecin bir parçası kılınmalıdır.

 

Ege Life | KANİ BEKO: “Tüm Çalışanların Sağlıkları Güvence Altına Alınmalı”

 

“TOPLUMSAL YAPIDA AĞIR TAHRİBAT SÖZ KONUSU”

Türkiye bu dönemde çalışma hayatı için neleri doğru yaptı? Nelerden sınıfta kaldı?

Yıllardır işsizlik, eşitsizlik, yokluk ve açlık dışında bir şey getirmeyen bir iktidar ile karşı karşıyayız. Sermayenin kısa ve uzun vadeli çıkarları tek muteber seçenek kılınmış, yüceltilmiş; özelleştirme ve bireysel çıkar kriz dönemi olsun veya olmasın, hep ön planda tutulmuştur. İlaveten, bilgiyi, bilimi bir hedef değil araç gören bir yönetim sergilemişlerdir. Bu politikaların sonuçlarını artık herkes biliyor. Kırsal nüfusun azalması, tarımsal üretimin düşmesi, kentlere yığılan kalabalıklar açısından kötü yaşam koşulları ve ağır bir işsizlik tablosu, herkesi asgari ücrette eşitleyen bir ücret rejimi, örgütlü toplumun yaşamasına izin vermeme ve damarlarını her fırsatta kesme, esnek ve çalışma ile kazanılmış her tür hakkın ortadan kaldırılması için atılan adımlar. Toplumsal yapıda tüm bunların yarattığı ağır bir tahribat söz konusudur.

 

Ege Life | KANİ BEKO: “Tüm Çalışanların Sağlıkları Güvence Altına Alınmalı”

 

Türkiye iş kazalarında dünyada üç, Avrupa’da birinci sıradadır. Bu iktidar döneminde taşeronlaşma yaygınlaştırılmış, sendikalı işçi sayısının yüzde 10 gibi düşük bir seviyede olması için baskılar uygulanmış, güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlaşması için çaba sarf edilmiştir. İşverenlerin aşırı kâr hırsı ile üretim zorlaması yapması, iş müfettişi sayısının yetersizliği, devletin yeterli düzeyde ve sıklıkta denetim ve rehberlik görevini yapmaması, işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik idari ve adli cezaların caydırıcılıktan uzak olması da bu sorunların artmasının nedenlerinden olmuştur.

“ADALETLİ VE HAKKANİYETLİ YASAL DÜZENLEME ŞART”

Ülkemizde, 13 milyon emekli yurttaşımız bulunmaktadır. 8 milyonu açlık sınırı altında ücret alıyor. Geri kalanı ise yoksulluk sınırı altında yaşıyor. 5 milyon emekli ikinci bir işte çalışıyor veya iş arıyor. Emeklilerimize adaletli bir intibak yasası mutlaka çıkarılmalıdır. Aynı şekilde yapılacak bir düzenleme ile EYT’lilerin de sorunu çözülmeli ve gasp edilen haklarının iade edilmesi gereklidir. Yapılması gereken bellidir, çalışma yaşamını baştan düzenleyecek işçi sağlığı ve iş güvenliğini önceleyen adaletli ve hakkaniyetli bir dizi yasal düzenleme hayata geçirilmelidir.

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500