Kadin Olmak! - Özgür Olmak?

1 Ekim 2017

Kadin Olmak! - Özgür Olmak?

  • 1 Ekim 2017
  • 604 Görüntülenme
  • 0 YORUM


Kadın Olmak! - Özgür Olmak?


Küçük bir şehirde doğunca, galiba hayatın bir başka yüzünü görebilme şansı oluyor. Hayatı farklı tanımlayınca da, yaşama bakışında doğal olarak değişiyor. Uzun yıllar nüfus sayısı değişmeyen küçük bir şehirde yani Muğla’da yaşadım. 16 yaşıma kadar bu şehir beni besledi, büyüttü ve şekillendirdi.


Ege Life | Kadin Olmak! - Özgür Olmak?


Cumbalı iki katlı bir evde doğdum. Yazları İzmir’den gelen babaannem, evin ilk katında yaşarken, biz annem-babam ve kız kardeşimle üst kata oturduk. O günleri düşündüğümde, aslında ne kadar çok anıya sahip olduğumu fark ediyorum. Bu anıların arka yüzünde aslında belirli ritüeller var. Yani bizleri biz yapan pek çok değeri, biz bu anılar içerisinden çekip alıyoruz ve karakteristik özelliklerimizin ilk inşası o günlere dayalı oluyor. Ramazan aylarında, ailede herkesin oruç tuttuğu bir zaman diliminde, biz çocuklara “Sizler henüz daha çocuksunuz ama, eğer isterseniz öğlen saatine kadar bizlere eşlik edin, 'tekne orucu' tutun” diyen babaannemin, aslında bizlere “iyi insan olmayı, inançlı olmayı, affedici olmayı” öğrettiğini sonradan idrak edebiliyorum. Onun sakin köşesinde otururken, çevresinde kendisine yardımcı olan kadınlara davranışını hatırladığımda: “mütevazı ve hoşgörülü olmayı” nasıl başarmış olduğunu düşünüyorum. Kendimle yüzleşme zamanlarımda; kadın-erkek, zengin-fakir, şehirli-köylü ayrımı yapmadan herkese eşit davranan biri olmaya çalıştığım anlarımda, bu öğretilerin beni ne kadar olumlu şekillendirdiğini anlıyorum. Ve belki de bu kişilere beni böyle yetiştirmiş oldukları için minnet duyuyorum.


Peki ben kim miyim? Şüphesiz, önce bir “insanım”, sonra da “kadın”... Türkiye’de kadın olmanın çok zor olduğu söylenir bazı yerlerde. Sadece Türkiye’de değil, belki de gelişmekte olan bütün ülkelerde bu dramatik durum söz konusudur. Kadın olmak özveri ister. Kadın olmak bazen susmayı gerektirir. Kadın olmak, bir adım geriden gitmektir gibi, zırva ve belki de kulağa hiç hoş gelmeyen kelimeleri kullanmadım ve kullanılmasına izin vermedim. Küçük bir şehirde yaşamama rağmen, ne ilginçtir ki, kız çocuk olmanın ayrımcılığını bile yaşamadım.


Ege Life | Kadin Olmak! - Özgür Olmak?


Hacı bir babaannenin; ilkokul mezunu bir anneannenin bütün çocuklarını okutma azmiyle verdiği mücadeleleri duyarak büyüyen bir kız torun olarak, “özgür olmayı” acaba nerede öğrendim? Sokaklarda ve belki de ağaçların üzerinde diyebilirim. Trafiğin olmadığı yıllarda, bütün çocukluğum pedal çevirerek, paten kayarak geçti. Bir gün düşüp kolumu kırdığımda anneannemin: “iki erkek çocuk, iki erkek torun büyüttüm, senin gibisini görmedim” sözleri kimbilir, belki de o günlerde pozitif ayrımcılığı yaşadığım özel durumlardı diyebilirim.


Kadın olmak ve özgür olmak belki de bu nedenle çok önemli. Kıyafetime kimse karışmadı. Bazen uzun bazen kısa, bazen şort bazen pantolon giymeyi öğrettiler bana. Nerede ne yapılacağını bana anlattıklarında, mantığımın bana verdiği bilgiler de doğrultusunda, ne aksileştim, ne de inatlaştım. Çünkü ne yapmam gerektiğini bana zaten yıllar içerisinde göstermişlerdi. Özgür olmanın boyutu ve miktarı neydi diye kendime sorduğumda, “yaşamımım her anında kendi kararlarımı kendim verdiğim zaman” diyebilirim. Hata yapmış olsam da, kazanmış olsam da kararlarımı kendim verdim. Ne kadın olduğum için sustum, ne de özgür olmadığım için susturulmadım.


Ege Life | Kadin Olmak! - Özgür Olmak?


Şimdi çevreme bakıyorum ve özellikle yeni yetişen kız ve erkek öğrencilerime bakıyorum. Şaşırıyorum, ve diyorum ki: “Dünya geriye mi doğru gitmeye başladı da benim haberim yok?” Bizler inanılmayacak kadar özgür ve kendinden emin olarak yetiştirilen kızlar, kadınlar olarak neden korkar ve çekinir olduk ki, bu sözleri yan yana kullanmaktan bile çekinir olduk.


Özgür olmak demek; aslında bilgili olmak demektir. Bilgiye sahip olan kişiler de kendilerinden emindirler. Kendileri ile gurur duyarlar. Kendileri ile barışıktırlar. Yeni insanlar ile tanışırlar, yeni ortamlara girerler. Kendilerini besleyen kişilerden yeni bilgiler alarak hep ayaklarının üzerinde durmaya çalışırlar. Evet gerçekten çok önemlidir “kendi ayakları üzerinde durabilmek”. Bu zaten kadının da doğasında olan bir dürtüdür. Kadın güçlüdür, kadın üretkendir. Kadın yoktan var edendir. Kadın doğurgan olup, şekil verendir. Kadının kendine has bu özelliklerini tam olarak anlayamayan ya da anlamalarını engelleyen bir ortam, doğal olarak kadını kafese koyar. Bilgisini elinden alır. Kendini küçük ve aciz hissetmesine neden olur.


Ege Life | Kadin Olmak! - Özgür Olmak?


Çocukken bize evleneceğin erkeğin “omzuna yatarsın, onun seni korumasını beklersin” gibi komik; ancak bir o kadar da gerçekçi söylevler anlatılırdı. Tahmin ediyorum ki, halen anlatılıyordur. Sırtını bir erkeğe daya ve rahat et... Ne kadar basit geliyor aslında değil mi? Bunu bir türlü başaramayan biri olarak, kendime bazen şu soruyu soruyorum: “Neden ben başaramadım?” Sonra hemen yanıt veriyorum: “Çünkü hem kadınım, hem de özgürüm.” İşte mucizenin de burada olduğuna inanıyorum.


Kadın olmak beni pek çok konuda üstün kıldı. Daha esnek düşünen, daha kararlı, daha üretken, daha sorumluluk sahibi kıldı. Özgür olmam; soran, öğrenen, deneyen, korkmayan, düşen ve kalkan bir birey haline getirdi. Başarısız olduğumda bunu bir deneme-yanılma diye algıladım. Ayağa kalktığım zaman kendimle gurur duydum ve “Aferin Meltem sana!” dedim. Örnek oldum, çevremdeki örnekleri izledim.


Özgür olmak “kılık kıyafette özgürlük” değildir sadece. Özgür olmak düşündüklerini özgürce söylemektir. Özgür olmak seçme şansının olması demektir. Özgür olmak, kararlarının arkasında durmaktır.


Günümüzde kadını yine konuşuyorsak ve asla gündemden düşürmüyorsak, bu soruları iyi sormak gerekiyor. Kadın “kadın olunca; kadın “özgür olunca” ne olur? Bunun yanıtını verelim öncelikle. Yoksa yine sadece görsel tanıtımlar, söylevsel bilgiler ile “Kadın kadındır, özgür özgürlüktür.” demenin inanın hiçbir anlamı yoktur bana göre... 





01.10.2017

Yorumlar

Yorum Yap

500