Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

 |  || Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés
1 Kasım 2019

Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

  • 1 Kasım 2019
  • 518 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Flamenko’nun çağdaş bir dans olarak yükselişinde öncü rol oynayan ve tüm dünyada “sonsuz kollu dansçı” olarak ünlenen María Pagés, topluluğu ile birlikte 30 Kasım’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’na konuk olacak. Sanatçı, “An Ode To Time” (“Zamana Övgü”) isimli gösterisiyle İstanbullu izleyicilerin karşısına çıkacak. Sevilla’da dünyaya gelen ve sanatı sınırları olmayan bir yaratıcılık alanı olarak gören Pagés, global dans panoraması içinde kendine çok özel bir yer edindi.

Ege Life | Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

“Flamenko; kültürlerin, ırkların ve dinlerin buluşmasının nasıl da ortak bir yankı yaratacağının çok açık bir örneğidir.” diyen Pagés, birçok sanatçıya ilham olurken sanatseverlerin ve eleştirmenlerin de övgüsünü topladı. Sanatçının topluluğu ile İstanbul’da sahneleyeceği ve 2019 Sevilla bienalinde “En İyi Gösteri” seçilen “An Ode to Time” gösterisinin özünü “zaman” olgusu oluşturuyor. Gösterinin dramaturgu ve söz yazarı El Arbi El Harti ile içinde yaşadığımız zamana, yaşarken edindiğimiz tecrübelere odaklanan Pagés, hazırladığı koreografi ile yaşam, ölüm, yeniden doğma, umut gibi kavramları tasvir ediyor.

The Washington Post’un “Flamenko divaları arasında ışıldayan bir elmas” sözleriyle andığı María Pagés ile İstanbul’daki gösterisi öncesinde söyleştik.

Ege Life | Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

An Ode To Time” gösterinizi İstanbul’da ilk kez sahneleyeceksiniz. Sizden bu gösteriyle ilgili biraz bilgi alabilir miyiz?

 

“An Ode To Time” fikir, koreografi, hareketler, felsefe dünyası, ritim ve metaforlar arasındaki mükemmel karışımdan doğdu. İnsanın varoluşundan bugüne hassas bir dengede düzenlemeye çalıştığı çağdaşlık ve karşıtlarının koreografik bir yansıması da diyebiliriz. Geçmişle gelecek, emirler ve ihlaller, arzular ve gerçeklikler, parlak bir gelecek ve zorluklarla dolu bir geçmiş, anın bütünlüğü ve yaşananların yapaylığı arasındaki çatışmaları anlatıyor. Büyük bir bale gösterisinin bir parçası gibi. Sahnede 17 kişi olacağız. 9 dansçı ve 8 müzisyen. Bu alanda duayen bir arkadaşım bir defasında “dansçı öldüren” bir parça hazırladığımızı söylemişti. Ve bu doğru. Çok güçlü bir ritmi var, gösterinin sonuna doğru da bu alçalan ve yükselen ritimler tavan yapıyor. Sonunda mutluluktan havalara uçuyoruz, aşk sarhoşluğu yaşıyoruz.

Ege Life | Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

Sizin Flamenko koreografilerinizin, dans dilinizin modern ve benzersiz bir tarzı var. Bu yenilikçi yaklaşımınıza dair aldığınız tepkiler nasıl?

Benim koreografilerim modern bir dile sahip çünkü Flamenko geleneği, tıpkı diğer gelenekler gibi, zaten modern! Modernlik, bizim o geleneği, kendimizinkileri ya da başkalarınınkileri hareketlendirme kapasitemizle ilgili. İnsanlık dahilinde hepimizin bir yeri var.

Ege Life | Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

Peki, nasıl bir çevrede büyüdünüz? Dans ve müzik, ailenizin, yaşamınızın bir parçası mıydı?

Katalonya’da dünyaya gelen ve 1940’ların İspanya’sında okumak üzere kendilerini Sevilla’da bulan matematik profesörü bir babanın ve iş insanı bir annenin kızıyım. Benim Flamenko koreografı olmamda büyük annem ve büyük babamın etkisi vardır. Sevilla’da birbirlerine âşık oluyorlar ve evlenince orada yaşamaya karar veriyorlar. Sevilla Flamenko kültürünün özüdür, şehrin her köşesinde, her evde, her kutlamada bu havayı soluyabilir ve hissedebilirsiniz. Flamenko bir yaşam biçimidir.

Ege Life | Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

Dans ve hayata dair esin kaynaklarınız neler?

Flamenko hayatla ve hayatın getirdikleriyle birebir ilintili organik bir sanat. Flamenko olsun olmasın tüm sanat formlarında olduğu gibi çok yüzlü yapısının merkezinde dans var. Flamenko’nun merkezinde dans olsa da müzik, edebiyat, heykel, resim, tiyatro hepsi Flamenko’nun şiirselliğini ve dramaturjisini besliyor. Sevgiden, saygıdan, arkadaşlıktan, cömertlikten, sadakatten, zekâdan çok esinleniyorum ve ne şanslıyım ki tüm bu değerleri eşim, aynı zamanda gösterilerimin yaratıcı ortağı El Arbi’de buldum. Onunla çalışmayı çok seviyorum çünkü ondan başka kimse benim hayal dünyamı, benim yaratıcı arzularımı nasıl yorumlaması gerektiğini tam olarak anlayamıyor.

Ege Life | Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

Sahne öncesi özel bir ritüeliniz var mı?

Özel bir şey yapmıyorum. Sadece gösteri öncesinde konsantre olabilmek için kulisimde 10 dakika yalnız kalmak istiyorum. Gösteriyi her gün yapsak da tabii ki provalar da benim için çok önemli.

Ege Life | Flamenko’nun Sonsuz Kollu Divası María Pagés

Türkiye’ye daha önce farklı gösterilerinizle gelmiştiniz. İstanbul’da ilk kez sahneleyeceğiniz bu yeni gösteriniz öncesinde nasıl hissediyorsunuz?

Türkiye’de hiç yabancılık çekmiyorum, kendimi evimde hissediyorum. Aynı ışığı, aynı kültürü, Akdeniz kardeşliğini paylaşıyoruz. O nedenle tekrar geleceğim için çok mutluyum. Herkesi gösterimize bekliyoruz. Dilerim ki sanatseverler, yetenekli müzisyen ve dansçı arkadaşlarımla sunacağımız her dakikanın tadını çıkarırlar.

 

Röportaj: Işıl Gerek


Yorumlar

Yorum Yap

500