Empatlığın Ötesi, Sezgisel Empati

1 Ocak 1970

Empatlığın Ötesi, Sezgisel Empati

  • 1 Ocak 1970
  • 567 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Empatlığın Ötesi, Sezgisel Empati

Sezgisel empati, çeşitli modlarda yaşanan tüm insani empati duyarlılığının üst noktasındaki alana ait olan, ekstra yoğun bir algı türüdür. Algılamanın açılarak, diğerlerinin hislerini sezmeye yönelik sıra dışı yetiye sahip kişinin, bir “sezgisel empat” olduğunu söyleyebiliriz.

Böyle bir insan, karşısındakinin söylemesine gerek kalmadan onun duygularını bilmeyi, sözlerindeki doğru-yalan ayrımını belirlemeyi başarır. Adeta, onun kalbiyle hisseder, onun kulağı ile dinleyip, onun gözü ile görür. Hatta, şifa enerjisini de taşıyıp aktarabilir. Bu yeteneğin, genellikle kadınlarda daha fazla gelişme nedeni çocuk büyütürken kurdukları sözsüz anlayış tarzı ile bağdaşan nörolojik uyum olabilir. Sezgisel empatların çoğu, psişik bağlamda durugörü yetisi geliştirebilirler.

Sezgisel eşduyum sahibi olanlar, karşısındakileri iyi dinlemeyi bilmektedir. Diğer yandan, doğal olarak, onun hislerini mıknatıs gibi çeker ve bunları ayrıştırıp irdeleyebilir. Bu durum, sık sık keder almalarına ve strese yol açabilir.

Sezgisel empat, aşırı hassaslaştığında, gürültüye karmaşaya dayanamayıp sosyal yaşamda kalabalıklar arasında bulunmayı sevmez. Aslında antisosyal değildir, ne var ki;  bir iki kişi ile, kendisini daha rahat hisseder. İnsan sayısı fazlaca bir ortamdaki tüm auralar, onun enerjisinin düşmesine yol açabilir. Bunu telafi etmesi için, bir süre sakin ve yalnız kalarak enerji depolaması iyi olur. Sıklıkla baş ağrısı, kolay gözyaşı dökmek, zaman algısında duraklama, lusid rüyalar görme, kötü olayları izlemeye dayanamamak gibi haller yaşar, bu durumlarda, mutlaka soyutlanıp, dinlenmesi gerekir.

Empati biçimlerinden, “Duygusal Empati”; diğer kişi ile yapılan gerçekçi duygusal paylaşım, “Bilişsel Empati” ise, bir kişinin bakış açısı ya da ruhsal durumunu iyi anlama ve çözüm bulmaya çalışma yeteneğidir. Erkekler, genel gözlemlere göre ve çoğunlukla bir kadının herhangi bir konuda anlattığı derdi ya da sorunu dinlerken, kadınların birbirlerine davrandığı gibi, “ciddi misin, çok yazık, öyle mi, vah vah, evet haklısın, seni anlıyorum, mutlaka öyledir” benzeri cümleler kurmazlar. Onlardan bu beklenirken, onlar bu tip bir duygusal empati yapmak yerine, hemen çözüm üretmeyi ve bu şekilde yardımcı olmayı tercih ederler. Bu durumda, ister istemez bilişsel empati durumu sergilerler. Çözüm üretme halindeki bir kişi diğerine eleştirel gelecek birçok cümle sarf edebilir. Böylece duygusal empati bekleyen taraf hayal kırıklığı yaşayabilir. İnsanın empati biçimi ilk etapta duygusal olursa, anlama ve paylaşım düzeyinde doyurucudur.

Sezgisel empati yeteneğinin ortaya çıkma durumunda, “ayna nöron” aktivitesi de daha ileri bir seviyeye yükselmektedir. Duru görü ve duru algı yetisi geliştirebilen bu tip kişiler, kehanet rüyaları ile önseziler açısından, bilinmesi imkansız olguları bir açıklama getirilemez halde ve çoğunlukla kesine yakın bilebilirler. Örneğin ani tehlike hallerini içe doğuş ile sezmektedirler. Kazaları, insanların iş veya evliliklerinin hayırlı olup olmadığını içten gelen bir sezgi içinde duyumsayıp,  kimseye söylemeden kendilerine sakladıkları olur. Bazen de sezgi ile edinilen bilgiyi gözleri önünde görmeyi, hatta bir ses yardımı ile, içsel biçimde duymayı başaranları vardır.

Sezgisel empatinin bir adı da “Duru Hissediş”tir ki, psişik yetenekler arasında mantığa en uygun olanı budur. Mesela, bir insanın bakışları ile eşyayı hareket ettirmesi anlamında psikokinesis (telekinezi) olgusuna ne denli az rastlanılsa da, sezgisel empatinin bundan daha fazla kişide bulunabileceği yadsınamaz.

Kendisini; iyiye, doğruya, sevgiye, insana kıymet vermeye, her durumun nedenini anlamaya yöneltebilen bir kimsenin, saflaşma ve ilerleme işaretlerinden birisi de empatlıktır. İnsan olmanın gereklerinden biri sayılan empati kurma gücünü, herkesin çocuklarına öğretip aktarması, dünyevi ve manevi yaşantımızın güzelliği için ayrıca önemlidir.



11.11.2016

Yorumlar

Yorum Yap

500