DYO’dan Renkli Diyaloglar

 |  || DYO’dan Renkli Diyaloglar
1 Ocak 2020

DYO’dan Renkli Diyaloglar

  • 1 Ocak 2020
  • 528 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Bu ay dekorasyon sayfamızda sizlere, önemli mimarlık firmalarının çalışmalarını anlattıkları, DYO ile Renkli DYOLOGLAR röportajlarını derledik. Bu ay Fores Mimarlık ve TeCe Mimarlık’ın kurucu ve ortaklarının gerçekleştirdiği röportajlar sizinle olacak!

Ege Life | DYO’dan Renkli Diyaloglar

Ofislerde doğru renk kullanımı verimliliği yüzde 15-20 artırıyor

DYO ve Aura İstanbul iş birliği ile gerçekleştirilen Renkli DYOLOGLAR’a konuk olan Fores Mimarlık’ın kurucusu Serter Karataban, “Çalışma hayatında doğru renk kullanımının verimliliği yüzde 15-20 artırdığını artık biliyoruz” dedi.

Ege Life | DYO’dan Renkli Diyaloglar

Sektörü pek çok ilkle tanıştıran, projelerinde mimarların görüşlerine büyük önem veren DYO’nun, Aura İstanbul ile birlikte hayata geçirdiği Renkli DYOLOGLAR adı verilen prodüksiyon büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin ünlü mimarlarıyla yapılan söyleşilerden oluşan Renkli DYOLOGLAR’ın konuklarından biri olan Fores Mimarlık’ın kurucusu Serter Karataban, rengin verimlilikteki etkilerini anlattı.

RENK KÜLTÜREL BİR OLGU

Renk kullanımının kültürel bir olgu olduğuna da dikkat çeken Karataban röportajında, “Ofiste bazı renklerin psikolojik olarak bazı duyguları harekete geçirdiği ve bazı tepkilerimizi etkilediği bir gerçek. Doğru renk kullanımının, özellikle yaratıcılık, doğru iletişim ve verimlilik anlamında ofis çalışma hayatını, en az yüzde 15-20’lerde etkilediğini de artık biliyoruz. O yüzden ofisleri tasarlarken, renkleri ve renklerin bilimini göz ardı etmek bizim için mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu.

Ege Life | DYO’dan Renkli Diyaloglar

Kendi ofisinden de örnekler veren Karataban sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim ofisimiz çok katlı. Benim çalışma ortamımda siyah beyaz renkler hâkim. Üst katlarda, esas çalışma ortamında, atölye dediğimiz yerde ya da yemek yediğimiz alanda yeşil, mavi, turuncu renklerin hakimiyeti söz konusu. Beyazla birlikte dengeleyerek kullandık.”

Renk seçerken hangi duyguları harekete geçirdiğine dikkat etmek gerek

DYO ve AURA İstanbul tarafında hayata geçirilen Renkli DYOLOGLAR projesi, mimarların renklere bakışını da ortaya koyuyor. Renkli DYOLOGLAR’a konuk olan TeCe Mimarlık ortaklarından Tülin Hadi’ye göre renk seçerken yarattığı duyguya da dikkat etmek gerekiyor.

Ege Life | DYO’dan Renkli Diyaloglar

Türkiye’de boyanın öncü şirketi DYO’nun mimaride renk kullanımına yönelik olarak AURA İstanbul ile birlikte geliştirdiği özel prodüksiyonda, mimarlar renge bakışlarını anlatıyor. Türkiye’nin önde gelen 12 mimarı ile ayrı ayrı yapılan çekimlerdeki özel röportajlar sektörde büyük ses getirmiş durumda.

Her bölümde renkle ilgili iki-üç farklı soruya yanıt veren mimarlar arasında TeCe Mimarlık ortaklarından Tülin Hadi de yer aldı. Röportajında ‘Renk kendinden başka bir şey temsil edebilir mi?’ sorusuna yanıt veren Mimar Tülin Hadi, “Bir renkten bahsedildiği zaman, mesela bir maddenin, bir malzemenin kendi bünyesindeki bir kokuyu, bir tadı ya da bir dokuyu hemen bize çağrıştırabilir. Bu yanıyla da bütün duygularımızı harekete geçirip, gözden başka duyularla hissedilen bir olgu olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Ege Life | DYO’dan Renkli Diyaloglar

KURUMSAL RENKLERE SAPLANIP KALMA GİBİ BİR DURUM VAR

Beyazın birçok insana yalnızlık, kırmızının öfke ve enerjiyi çağrıştırabileceğini kaydeden Hadi, bu nedenle rengi seçerken farklı duyuları da nasıl harekete geçirdiğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Mimar Tülin Hadi, “Bilinen uygulamalar vardır; örneğin yatak odalarında mavi melankoli çağrıştırdığı için çok istenmez. Restoranlarda turuncu çok favoridir, iştahı artırdığı için. Yine kırmızı okullarda ya da sınıflarda fazla enerji yarattığı için istenmez; biz daha dingin renkleri tercih ederiz yani gri tonları, bejler, yeşiller, sakin renkler bizim hep favorimizdir.” ifadesini kullandı.
Kurumsal renklere saplanıp kalma gibi bir durum olduğuna da dikkat çeken Hadi şu değerlendirmelerde bulundu:

Ege Life | DYO’dan Renkli Diyaloglar

“Belli bir kurumun belirlenmiş olan grafik çalışmaları için kullanılacağı renklerin muhakkak mimaride de kullanılmasının gerekli olduğunun düşünülmesi gibi bir şey olabiliyor. Mesela mavi varsa o bir ton mavinin döşemelere uygulanmak zorunda olması ya da bazı duvarları o renk boyamak zorunda olunması gibi. Halbuki mekânın içinde ışığın etkileri, mekânın kuruluşundaki diğer unsurlar da işin içine girdiği için, doğrudan doğruya o renklere saplanıp kalmak çok doğru değil. Eğer tonuyla ve rengiyle durum uyuşuyorsa, ne mutlu bize!”


Yorumlar

Yorum Yap

500