Ahmet Talimciler: “Türk Futbolu Çökme Başlangıcını Çoktan Geçti”

 |  || Ahmet Talimciler: “Türk Futbolu Çökme Başlangıcını Çoktan Geçti”
1 Aralık 2019

Ahmet Talimciler: “Türk Futbolu Çökme Başlangıcını Çoktan Geçti”

  • 1 Aralık 2019
  • 754 Görüntülenme
  • 0 YORUM

Futbol üzerine sayısız seminer veren, panellere katılan ve futbol üzerine dört kitap yayınlayan İzmir Bakırçay Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Talimciler ile Türk Futbolu’nun son bir yılını masaya yatırdık. Yeni gelen federasyonun tutumlarından, Avrupa’da Türk takımları neden başarı sağlayamıyor gibi pek çok konuda fikirlerini anlatan Talimciler, Türk futbolunun çökme başlangıç sınırını çoktan geçtiğini belirtti.

 

Türk futbolunun son bir yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk futbolunun son bir yılına baktığımızda aslında karşımıza çıkan tablo için şunu demek lazım: öncelikle federasyon değişimi oldu. Nihat Özdemir tek aday olarak girdi ve kazandı. Şimdi burada federasyon başkanlarının hangi kulübe mensup olduğu ben ilgilendirmez. İdeal olarak baktığımızda federasyon başkanları makam üstüdür. Ancak başkanların da ortaya bunu bu şekilde koymaları gerekir. Maalesef Nihat Özdemir federasyonu bunu pek böyle yansıtamadı. Ben zamanında 1500 tane taraftara yönelik bir TÜBİTAK projesi yürütmüştüm. Orada sorduğumuz sorularda bize verilen en ilginç cevapların başında futbol federasyonu ve hakemlere güvenmemek geliyor. Bu değişmedi.

Ege Life | Ahmet Talimciler: “Türk Futbolu Çökme Başlangıcını Çoktan Geçti”

Şu an Galatasaraylı ve diğer takım taraftarlarının kafasında şu anki federasyonun Fenerbahçe federasyonu olduğu yönünde bir algı var. Bunun yaratan Nihat Özdemir’in tutumları. Bir de futbolumuzda en büyük sıkıntılardan birisi de yabancı oyuncu durumu. Bir siyasetçi bile çıkıp “Bu nasıl Türk takımı, bir tane bile Türk oyuncu yok” ifadelerini kullanabiliyor. Türkiye’de futbol ve siyaset bu kadar iç içe giderse futbol kulüplerinin devletleşmesi gibi bir tehlike söz konusu. Bu hiç iyi olmaz. Daha fazla siyasetten uzaklaşması gerekirken iyice iç içe giriyorlar. Bu bizim yönetsel anlayışımızdan da kaynaklanıyor. Kötü yöneticiler bizde ödüllendiriliyor. Türk futbolunun çökme başlangıcını çoktan geçtik. Bugünlerde borçsuz kaç kulüp var? Bu yapıyı devletin çok iyi denetlemesi gerekiyor. Devlet kulüplere kredi vermek yerine kayıt dışı olan harcamaları denetlemesi gerekiyor.

“Türkiye Ligi gişe rakamları yerlerde sürünüyor”

Bir de Türk futbolunda son bir yıl içerisinde bir gelişme daha yaşandı. Naklen yayın durumu. Olacak mı yoksa olmayacak mı tartışması yaşandı. Naklen yayın için verilen ücrete baktığınız zaman bu ücret Türkiye liglerinin üstünde bir ücret. Bizim lig o parayı çıkartamaz ve çıkartması da mümkün değil. Bir kere insanların evine bu yayını alması için şuna ikna olması lazım: burada kaliteli bir lig var, adaletli bir lig var ve ben bu ligi seyrettiğim zaman zevk almalıyım. Bizde bu üçü de yok. Bırak insanlar evlerine yayın almayı ellerinde olanlar bunları bırakmaya doğru gidiyor. Senin liginin tek gelir kaynağı naklen yayın geliri. Gişe rakamların ise yerlerde sürünüyor.

“Kendi seyircisine yetemeyen bir lig”

Passolig evet bir sorun; ancak insanların Türkiye’de maça gitmemesinin tek nedeni bu değil. Daha çok ekonomik nedenler. Bunun yanında ney seyretmeye gidecekler ki? Mesela geçen sene Fenerbahçe taraftarı tribünlerden çekildi. Sadece büyük maçları izlemeye geldi. Burada asıl problem kendi seyircisine yetemeyen bir ligin olması. Özellikle şehir taraftarı kendi takımlarına sahip değiller. Sahip olanlar da azınlıkta. Büyük takımların hegemonyası burada kendini gösteriyor. Trabzon dışında kentin taraftarı kendi takımlarına sahip çıkmıyor.

Ege Life | Ahmet Talimciler: “Türk Futbolu Çökme Başlangıcını Çoktan Geçti”

Bizim futbol kültürümüz başarı endeksli. Başarı varsa bizim taraftarımız maça gider. İyi gün taraftarıdır bizim taraftarımız. Bakma sen iyi günde kötü günde sloganları attıklarına, bizimkiler sadece iyi günde vardır. Birkaç maç kötü gidişten sonra şey başlar, formaları çıkartın çıplak oynayın. Bizde; yönetime, futbolcuya, antrenöre şans verilmez. Taraftar bu ülkede olduğundan daha fazla abartılan bir olgudur. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir taraftar profili yok. Futbol sadece yenmek ve yenilmek üzerine kurulu değildir. Futbol bir haz alma, eğlenme aktivitesidir. Oradan keyif alıp almama senin elinde. Sadece kendi takımına odaklandığın için rakibin iyi oynayan oyuncusunu görmezden geliyorsun. Bütün bunları birlikte düşündüğümüzde karşımızdaki tablo çok kötü bir tablo. Bu durum her şeyi etkiliyor, kültür oluşamıyor.

Peki, sizce bu futbol kültürünün oluşamama nedeni nedir?

Bunun en büyük nedenlerinden birisi bizde herkes futbolu çok iyi bildiğini zanneder. Yıllar öncesinden bir kareyi hiç unutmam. Mustafa Denizli’ye bir maçta yanına gelen polis memuru taktik verir. Hoca da git işine der. İşte tüm sorun bu. Futbol denilen alan tüm spor dallarında olduğu gibi hiç kolay bir iş değildir. Bu gol de kaçar mı demek dışarıdan çok kolaydır ancak sahada o işler öyle olmuyor. Bir diğer futbol kültürü oluşturamama nedenimiz ise biz hayatı çok hafife alıyoruz. Hiçbir şekilde empati kuramıyoruz. İçerideki mücadelenin ne anlama geldiğini, nasıl yapıldığını anlamadığımız için dışarıdan konuşmak kolay geliyor. Bizim futbolla kurduğumuz bağlantı sadece kendi takımımızın galibiyeti üzerine olduğu için futboldan keyif alma gibi bir derdimiz yok.

Ege Life | Ahmet Talimciler: “Türk Futbolu Çökme Başlangıcını Çoktan Geçti”

Yıllar önce buraya dünya şampiyonu gelmişti. Boş tribünlere oynadı. İnsan hayatında kaç defa dünya şampiyonu takımı izleme şansı bulabilir ki? Asıl olay ile ilgilenmiyoruz, biz kendi egomuzu tatmin için uğraşıyoruz. İnsanlar yeter ki bizim takımımız şampiyon olsun, nasıl olursa olsun. Böyle bir şey olmaz. Olmayan futbol kültürümüzden de futbolcu çıkartamadığımız için milli takımı yurt dışında yetişen futbolcular sırtlıyor. Futbolcu olmak tek başına bir şey ifade etmez, iyi insan olmak mesele. Bulunduğun kültüre katkı koyman önemli.

“Kısa vadeli plandan uzun vadeli çözüm bekleyemezsiniz”

Buradan yetişip yurt dışında oynayan pırıl pırıl gençlerimiz var. Sen bunlardan başka yetiştirebiliyor musun? Neden yerli futbolcuların çoğu hemen yurt dışına gitmek ister? Çünkü burada futbol kültürünün olmadığının ve yurt dışında daha iyi gelişeceklerinin farkındalar. Bunun en büyük örneği Arda Turan. O aslında kendisini bitirdi ve buradaki kültürün de etkisiyle bu hızlanmış oldu. Keşke hep Atletico Madrid’de kalsaydı. Ben rol model olacağım diye kendisine hedef belirleseydi ancak yapamadı. Şimdilerde herkes Falcao’nun aldığı yüksek ücreti konuşuyor ancak bu buz dağının görünen kısmı, onun bir de altı var. Bu yabancı problemi Türkiye’de yıllar içerisinde oluşan plansız gerçekleşen temelsiz bir sorun. Nitelikli yabancı alma kaygısı gütmeden yabancı olsun taştan olsun mantığı ile Türk futbolcular daha kenara itildi. Kültürümüz kısa vadede çözüm üretmeye odaklı olduğundan futbolumuz da bu çizgide gidiyor. Uzun vadeli çözümler planlanmadığı için Avrupa’da da başarılı olamıyorsun. Yabancı futbolcu parasına bakıyor ancak sen bu futbolcuların 2000’li yıllardaki gibi gazla gitmesini bekliyorsun. Bu adamları gazla götüremezsin. Bizim kendi çocuklarımıza güvenmemiz gerekiyor.

  • Süleyman GÜLEN

Yorumlar

Yorum Yap

500