Yazarlar
Anket
.jpg)
Hayatın renkleri
Hayat, herkese boş bir tuval ve birkaç boya verir başlangıçta. Kimi elindeki malzemeyi kullanarak resmini yapar, kimi boyaları karıştırarak resmine yeni renkler katar.Güzel bir resim olup olmadığına karar verecek olan yine sensin bu hikâyede...
'Hayat çok acımasız' bahanesine sığınarak yaşayan bir nesiliz ne yazık ki! Elimizden akıp giden değerlerin kıymetini anlamak yerine hayatı suçlayarak geçiriyoruz günleri. Zaman ise hayatı haklı çıkarıyor çoğu noktada. Çok acımasız dediğin o hayatın değil de, senin suçun olduğunu anlatıyor her geçen gün. Ne doğru düzgün sevmeyi biliyoruz, ne de çok sevilmenin kıymetini. Mutlu olmak için hayatın tüm kartlarını lehimize kullanmasını bekliyoruz tembelce. Geri dönüp baktığımızda ne kadar cimri yaşadığımızı görüyoruz hayatlarımızı. Hiçbir şey ortaya çıkarmadığımızı göremiyoruz adeta kör olmuşçasına. Takdir etmeden, zevk almadan, “seni seviyorum” demeyi tabu haline getirerek yaşanan hayatların başrol oyuncusuyuz hepimiz. Fark edemiyoruz, film bittiğinde kimse tarafından izlenmeyecek bir filmin, başrolünü oynamış olmak dışında, hiçbir şey yapmamış olduğumuz gerçeğiyle yüzleşeceğimizi. Anlayamıyoruz başarısız bir filmde başrol olmaktansa, insanlara çok şey katacak bir başyapıtta figüran olmanın önemini.
Hayat, herkese boş bir tuval ve birkaç boya verir başlangıçta. O boyaları kullanarak resim yapman gerektiği ise sana tanımlanmış bir görevdir. Kimi elindeki malzemeyi kullanarak resmini yapar, kimi boyaları karıştırarak resmine yeni renkler katar. Hayat sana resim yapman gerektiğini söyleyendir sadece, güzel bir resim olup olmadığına karar verecek olan yine sensin bu hikâyede.
Sana verilenden daha çoğu istenmiyor senden. Başkasıyla renklerini paylaşıp, kendi tuvaline onun renklerini kattığın sürece problem yok yani. Çevrene mutluluk saçabildiğin, başkasını bir an olsun kendinden daha çok sevebildiğin sürece her şey yolunda. Sende üç renk var diye, üç renk kullanarak bir resim ortaya çıkarmak zorunda değilsin kısaca. Tabi ki bu senin tercihin; rengârenk bir resim ortaya çıkarmak varken, sadece görevin olan resmi tamamlamayı da seçebilirsin. Ancak unutmamalısın ki hayat senin için açılmayı bekleyen bir sergi değildir her zaman. Başka renkleri bulduğunda kendi renklerini kaybetmiş olmanın acısıyla beklersen bir sonraki şansı, o şansın bir daha gelmeme ihtimalini de kabullenmiş olmalısın. Bir sonraki sahnede hayatın acımasızlığından yakınan başarısız bir başrol oyuncusu görmek istemeyecektir seyirci.
“Ortaçağ'da insan, doğayı etkileyemediği ve kontrol edemediği için kendine güvenden yoksundu. Bitkisel bir yaratıktı. Tekelsi düzende ise insan, toplumu etkileyemediği ve kontrol edemediği için kendisine güven duyamıyor. İnsanı insan yapan nehrin akışını değiştirmektir; bunun için çaba ve ortak çaba gerekiyor. Ortak çaba başarıya ulaştığı ölçüde insan yükseliyor.” Yalçın Küçük ’ün bu lafı çok iyi bir biçimde özetliyor sanırsam söylemeye çalıştığımı. Senin bu dünyaya gelişinin bir amacı var. Sen bir şeyleri değiştirmek sana verilmiş olan görevi yapmak için varsın. Bu görevi hiçe sayarak hayatını yaşamaya devam edebilirsin. Ya da paylaşmayı öğrenerek, seni seviyorum demekten kaçmayarak, renklerini birleştirip, çabanı birleştirerek bu hayata ve çevrene yararlı bir birey olabilirsin. Hayat insana az renk seçeneği verdiği için acımasız gözükür ve bu insanın moralini bozar. İnsan da bu az sayıda rengi başka renklerle birleştirdiği anda ulaştığı noktanın zafer olduğunu sanıp, kendini hayatın başrolü olmaya adar. Bu evren için yapılabilecek en erdemli davranış, tuvaline ne kadar renk katarsan kat, hayat denen filmin içinde sadece bir figüran olduğun gerçeği ile resmi güzelleştirmeye çalışmaktır. Unutulmamalıdır ki evren kusursuz ve sürekli insan lehine çalışan bir mekanizmadır. Bu çalışmanın insanlığın bütünün hayrına olduğunu düşünürsek, insanoğlu çok küçük çıkarlar uğruna kaderden ve hayatın acımasızlığından yakınan değil, büyük hedeflere doğru sevgiyi ve renkleri paylaşan olmalıdır.

Ahmet GÜREL
Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Meltem ONAY
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN
