Yazarlar
Gümüş topun peşinde...
Geçtiğimiz ay, İzmir kent merkezinin dört bir yanı Konak Belediyesi tarafından astırılan “Gümüş topu takip et” bilboardlarıyla donatılmıştı. Birçoğumuzun meraklı gözlerle incelediği afiş, belki de adını daha önce hiç duymadığımız bir organizasyonun İzmir’de yapılacağını bildiriyordu: “Dünya Petank Şampiyonası...” Gidemeyen ve duymayan okuyucularımız için izini sürdük şu gümüş topun. Kültürpark Fuar Alanı’nda dünyanın bir çok ülkesinin bayraklarıyla donanmış salonda bulduk kendimizi. Kapıdan girerken renkli halılar, farklı sesler ve tezahüratlar bekledik, hiçbiri yoktu. Salonda, dört kıtadan ve her renkten çok sayıda sporcu, ellerinde gümüş rengi demirden toplarla, toz toprak içinde birşeyler yapıyordu. İlk karşılaşmada anlamak için büyük bir gayret gösterdiğimiz bu oyun için 48 ülkeden tam 300 oyuncu buluşmuş meğer İzmir’de. Toz duman ve sesizlik Dünyada ilk kez Fransızların oynadığı bu oyununun inceliklerini öğrenmeden önce oyuncuların yüz ifadelerine ve rakipleri ile olan diyaloglarını izledim dikkatlice. Daha sonra salonu şöyle bir dolaştım. İlginç bir oyun olmalıydı. Salona boylu boyunca toprak dökülmüştü. Genç adamlar ellerindeki demir topları, kendilerine belli bir uzaklıkta duran çemberin içindeki üç demir topu hedef alarak fırlatıyordu. Toplar birbirine çarpınca, yanda duran bir hakem elindeki sayı tahtasını kaldırıyordu. Oyuncunun atışını, başarısına göre 1, 2 veya 3 puanla taçlandırıyordu. Görüyorum ki, petank için özel bir atletik yapı gerekmiyor, oyuncular da daha çok sohbet ediyor. Petank, diyaloğa dayalı, sosyal bir oyun. Dikkatimi çeken salonun tozlu, topraklı ve sessiz olması değildi sadece. Sık sık alkış sesleri bölüyordu sukuneti. İki rakip, demir toplarla atış yaptıktan sonra tokalaşıp, birbirlerine tebessüm ediyor, izleyiciler de güzel atışları alkışlarla kutluyordu. Oyunu daha iyi anlamak ve anlatabilmek için Türk takımındaki oyuncularımızla konuşmak üzere yanlarına gittim. Oyuncularımızdan Ramazan Ardıçlık, hemen başladı anlatmaya; “Dünyada büyük bir ilgi gören petank oyununu ilk kez resmi olarak Fransızlar başlatmış. Daha sonra Fransa’ya yakın ülkeler derken zaman içinde bu oyun dört kıtaya yayılmış ve bügün büyük bir keyifle oynanıyor. Tunuslular da çok güzel oynuyor. Petank aslında iki rakip oyuncunun en dostane oynadığı oyun. Çünkü, petank oynayanlar rakip değil arkadaştırlar. Birbirine rakip olduğumuzu oyun içinde zaman zaman unutuyoruz. Dünya ve Avrupa şampiyonaları yapılıyor. 2003 yılından bu yana Fransa 7 kez şampiyon oldu. Bu yıl da performansları çok iyi Fransızların.”
Devamını Ege Life'in Kasım sayısında bulabilirsiniz.
Ege Life'ın Kasım sayısı tüm Yaysat - Migros - Kipa ve D&R'larda bulunmaktadır.

Ahmet GÜREL
Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Meltem ONAY
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN