Vefvef’in dünyası
Röportaj: Özlem Demircan
Fotoğraf: Enis İzgi
Size bir sürprizim var! Bir kahraman ile tanışmak üzeresiniz. Ne Superman ne Spiderman… Onun adı Vefvef. ‘Palyaçoluk Sanatı’nı başarıyla uygulayan Vefvef’in dünyasında bir gezintiye ne dersiniz?
Gerçek adı Dean Vefik İzgi. Kökeni M.Ö 1600’lü yıllara dayanan ‘Palyaçoluk Sanatı’nı günümüzde yüksek bir bilinçle, başarıyla uygulayan Tiyatro bölümü Oyunculuk Ana sanat dalı mezunu, ayrıca yurtdışından ‘Academy of Performing Arts In Clowning’ sertifikalı ‘Palyaço Dünyası’ kurucusu olarak tanınan Vefik’i bir de benden dinleyin.
Sıradan bir yaz günü doğum günü parti organizasyonunda tanıştık Vefvef Bey ile. O da bana ‘Özlem Hanım’ diyor da… O gün bugündür peşindeyim. Tüm sevdiklerimle onu tanıştırmayı borç bilirim. Yaşamınızda yer açın ona. Yararınıza olacağı kesin. Hem sizin hem de çocuklarınız için... “Neden?” dediğinizi duyar gibiyim. Tevazusu, neşesi, samimiyeti, duyarlılığı, cesareti ve işine olan aşkıyla tanışmanızın vakti geldi çünkü.
Yine başka bir çekim günü yeni ameliyat olmasına rağmen zıpır zıpır olan bu adamın, çocuklara nahoş kokmamak için kahve bile içmediğine, hiçbir şey yemediğine şahit olduğumda biraz utandığımı bile anımsıyorum. Her dakikası yaratıcılık üzerine kurulmuş bu kahramanın kitabını yapmak, çizgi filmini hazırlamak gerek. ‘Vefvef kampta’, ’ Vefvef çekimde’, Vefvef, çocuklar, hayvanlar, doğa, yardımlaşma üzerine yapılacak yüzlerce proje üretilebilir. İçinde ben de olmalıyım kesinlikle…
Vefvef karakterinin doğuş hikayesini anlatır mısınız?
4 yıllık üniversite eğitiminden sonra (Atatürk Üniversitesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Ana Sanat Dalı) 2003’te mezun oldum. Her genç oyuncu gibi ben de okul sonrası hemen İstanbul’a yönlendim. Özel çocuk tiyatrolarında ve devlet tiyatrolarında 2 buçuk yıl boyunca sanatımı icra etmeye çalıştım. Bu dönemde bir kaç küçük film ve dizide görev aldım. Smart Tv Çocuk kanalında iki sezon kendime ait olan iki ayrı çocuk programını yönetip sundum. Bir İzmirli olarak İstanbul’da artan terör ve bombalama olaylarından sonra ailemin baskıları ve İzmir hasretimin harmanlanmasıyla İzmir’e kesin dönüş yapmaya karar verdim. Dönüşümle beraber 2005 Kasım ayında Palyaço Dünyası’nı kurdum. Palyaço Dünyası’nın kurulmasıyla beraber Vefvef Palyaço da doğmuş oldu. Bir palyaçonun karakterini oluşturmak aslında öyle bir iki günde olan bir şey değil. Gerçekten bir insan yavrusu gibi emekleme, yürüme, koşma, kekeleme, konuşma dönemini yaşıyorsunuz. Hatalar yapıyorsunuz. Hatalar yapmamayı öğreniyorsunuz. Yarattığınız karakter de aslında sizinle beraber büyüyüp gelişiyor. Vefvef Palyaço’nun bugünkü karakterine dönüşmesi yıllar sürdü. Her katıldığı etkinlik, her tanıştığı çocuk Vefvef’in biraz daha oluşmasını, olgunlaşmasını sağladı. Öyle ki kendi kişisel hayatımda yaşadığım inişler çıkışlar bile Vefvef Palyaço’nun oluşumunda pay sahibidir. Vefvef Palyaço’nun huysuzluğu benim de huysuzluğum ya da Vefvef’in şaşkınlığı benim de şaşkınlığım… Aslında Vefvef Palyaço doğru oranlarda karikatürize edilmiş halim…
Vefvef’in günlüğünü paylaşalım. Bir organizasyona nasıl hazırlanır?
-Açıkçası bunun uygulanması gereken sistemi nedir bilemiyorum ama ben zamanla üretip faydasını gördüğüm ritüellerimi anlatayım. Organizasyon aslında çok kolaydır. Tabii öncesinde hazırlıklarınızı doğru bir şekilde yaptıysanız. Yani aslında organizasyon kesinlikle git balon şişir, yüz boya, köşe kapmaca oynat değildir. Her yeni organizasyonu yepyeni bir organizasyon gibi tasarlayıp yaşamalısınız. Her seferinde aynı heyecanla hazırlanmalısınız. Benim için öyledir mesela. Her organizasyona büyük bir rahatlık, ama muhteşem bir heyecanla giderim. Rahatımdır çünkü önceden hazırlanmışımdır. Heyecanlıyımdır çünkü yepyeni insanlarla, çocuklarla tanışacağımdır. Öyle ya; her çocuk temelde aynı şeylere gülebilse bile, detaylara indiğinizde çok daha zor bir durumla karşılaşırsınız. Apayrı karakterler ve dünyalar... Ancak konuyu fazla saptırmadan sadede geleyim. Bir etkinlik öncesinde mutlaka ne yapacağımı belirlerim. Bu yapacaklarım çocukların yaşlarına, daha önce karşılaşmış olup olmamamıza, korkularına, hobilerine göre belirlenirler. Örneğin böcek korkusu olan bir çocuğun olduğu bir etkinlikte kelebeklerle ilgili bir oyun yada illüzyon yapılmaz. Bu doğrultuda uygun oyunlar ve yarışmalar, uygun illüzyonlar, çeşitli balonlar ve yüz boyaması için kullanılacak malzemelerin hijyeni ve çantalara yerleştirilmesi yapılır. Bu yaklaşık yarım saatimi alır. Etkinlik öncesinde mutlaka bir duş alırım. Bu süreçte ne yapabileceğimi, yeni esprilerimi düşünürüm. Duş sonrası hemen tıraş olurum. Sonuçta çocuklar sakallı bıyıklı palyaçoları pek sevmezler. Tıraş sonrası makyajıma başlarım. Makyajımı uygulamak yaklaşık 25 dakikamı alır. Sonrasında kostümümü giydikten sonra ceplerime gerekli aksesuarlarımı doldururum. Çantalarımla arabama biner etkinlik yerine giderim. Palyaçoluk bazı kişiler için 1 saatlik bir etkinlik olarak görülse bile bunun oldukça uzun bir ön hazırlık aşaması oluyor…
...
Devamını Ege Life'ın Ocak sayısında bulabilirsiniz.
Ege Life'ın Ocak sayısı tüm Yaysat - Migros - Kipa ve D&R'larda bulunmaktadır.

