Yazarlar
Öğretmenlik Tanrı Sanatı
Çıkıp köy meydanına, ‘Öğretmen olmak istiyorum’ diye bağırıp, düşmüş yollara Osman Güleç… Sırtında ceket, ayağında ayakkabı yok… Babası, o 7 günlükken, Yunanlılar tarafından kurşuna dizilerek ‘Şehit’ düşürülmüş… Şimdiki, İzmir’in Buca ilçesi Şirinyer semtindeki NATO Karargahı’nın bulunduğu, o dönemin Kızılçullu Köy Enstitüsü’ne kaydını yaptıran 155’inci kişi… 90 yaşındaki Güleç, Köy Enstitüleri’nin ilk mezunlarından… 30 yılını öğretmenliğe adayan Osman Güleç ile 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle bir araya geldik. O yılları, o yıllar ile şimdiki zamanı konuştuk…
Köylerdeki ilkokul mezunu zeki çocukların, bu okullarda yetiştirildikten sonra yeniden köylere giderek öğretmen olarak çalışmaları düşüncesiyle kurulan ‘Köy Enstitüleri’nin ilk mezunlarından o… Köyden öğretmen olmak için gelen, İzmir Kızılçullu Köy Enstitüsü’nün 155’inci çocuğu… Denizli’nin Hisarköy’ünden çıkmış gelmiş, öğretmen olmak için İzmir’e… Ne ayağında ayakkabısı var, ne de sırtında ceketi… Köy meydanında “Ben öğretmen olacağım” diye bağırıp, düşmüş yollara… Gelmiş gurbete… Öğretmenlik onun için ‘Tanrı Sanatı’… İzmir Kızılçullu Köy Enstitü’nün ilk mezunlarından Osman Güleç…30 yıllık öğretmenlik hayatında, hem köylülere eğitim verdi, hem de modern ve ilmi tarım tekniklerini öğretti. Reşat Nuri Güntekin’in ‘Çalıkuşu’ romanındaki Feride karakteri gibi gönüllü ve özverili öğretmenlerin sayısı az olduğu yıllar… Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yılları… Okuma, yazma oranı yüzde 5 bile değil…
Dönemin başbakanı İsmet İnönü’nün himayesinde, Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından İsmail Hakkı Tonguç’un çabalarıyla Köy Enstitüleri yaşama geçirildi… Köy enstitülü öğretmenler, köylerden başlayarak, tüm ülkenin kalkınması için gece gündüz çalışmaya başladı… O köy senin, bu köy benim… O öğretmenlerden biri de Osman Güleç… 90 yaşında… 20 yıldır görmüyor... Çok okumasının da rahatsızlığında etkisi olduğunu söylüyor. 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle Osman Güleç’i ziyaret ettik. Anılarını dinledik. Anlattıklarıyla kimi zaman güldük. Kimi zaman ağladık… Hafızası mükemmel. Öyle ki; öğretmenlerinin, arkadaşlarının isimlerini tek tek sayıyor… Anılarını, en ince detayına kadar anlatıyor…
Köy Öğretmen Okulu
“Kızılçullu’da kalorifer vardı. Bırakın o zaman kaloriferi, Türkiye’de araba yoktu. Trenle gelip gidiyorduk” diyerek anlatmaya başlıyor Osman Güleç… İlk, ‘Köy Öğretmen Okulu’ olarak açılmış köy enstitüleri. Atatürk öldükten sonra, 2. Dünya Savaşı başladığı zaman ‘Köy Enstitüsü’ adını almış. “Çoğu kimse bilmez bunu” diyerek not düşüyor. İşte 30 yıllık öğretmen Osman Güleç’in hayatı, enstitü zamanları, öğretmenlik dönemi…
Babam kurşuna dizilmiş
“Biz çok fakirdik. Babamı görmedim. Atatürk, kim atıyla buraya gelir, ben onu kılıçlı kalkanlı atlı süvari yapacağım” diye bir fetva yayınlıyor. Babam durmuyor yerinde. Daha yeni evli. Ben yokum daha. ‘Nasıl bulacağız?’ diye düşünüyorlar. Annemin sağ baldırında 20, sol baldırında 20, göğsünde 20 toplam 60 tane sarı lira varmış. Köyde bir Kadir amca vardı. Onun bir kır atı varmış. At için 70 altın istemiş. Annemin de 60 altını varmış. 10 lira borçla babam o atı alıyor. Afyon Sandıklı’ya gönüllü olarak gidiyor” diye anılarını anlatmaya başlıyor ve devam ediyor Osman Güleç :
“Kılıçlı kalkanlı, süvari oluyor. Yunan ordusunu arkadan kuşatmak için… İki aylık hamileymiş annem o zaman bana... ‘Gidip dönmemek var, dönüp görmemek var’ diyor babam anneme. ‘Kız olursa Hatice, oğlan olursa Osman koyun adını’ diyor. 9-10 ay sonra Yunanlılar tarafından kurşuna diziliyor babam. Sarayköy’ün pazarı cumartesi günleri. Her cumartesi orada tellal bağırırmış, “Filanca köyden şu şehit oldu” diye. Babamın şehit olduğunu, oradan duyuyorlar. ‘Baban öldüğü zaman, sen yedi günlüktün’ diyor annem. Annem anlatıyordu. ‘Baban senden daha uzundu… O bir kuyruklu yıldızdı…’”
...

Ahmet GÜREL
Av. Çiler Nazif...
Benal AKMAN
Berna BRIDGE
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Dr. Tuna YILMAZ
Ferda Ercan UYULAN
Gizem SEZGİN
Işık TEOMAN
Mehlika ÖKTEM
Meltem ONAY
Merve TIRAŞÇI
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN