Yazarlar
Nerede o eski Ramazanlar!
Eskiden ramazan başka bir heyecanla beklenir, insanlar üzerinde ayrı bir hava yaratırdı. Gerçekten eski Ramazanlar ve bayramlar yaşanmadığı için mi bu lafı kullanıyoruz, yoksa çocukluğumuzda yaşadığımız Ramazanların, bayramların tadını büyüyünce alamadığımız için mi Ramazanların eskisi gibi olmadığını düşünüyoruz…
Ramazan davulcuları hangi maniyi okuyacak diye heyecanla beklenirdi. Sahur vaktinde sesi duyulduğunda şikayet edilmezdi. Eski ramazan davulcuları hem özel hem de güzeldi. En güzel maniler okunurdu. Hem davulun, hem de davulcunun sesi kulağa hoş gelirdi…
İftar sofrası aileyi bir araya getirirdi. Eskiden sofralar alçak iskemleler üzerine konmuş sarı veya bakır siniler konuşmak suretiyle hazırlanırdı. Etrafına minderler dizilir, ezana birkaç dakika kala sininin çevresine bir halka oluşturarak oturulurdu. Bu dakikadan itibaren sofranın muazzam görüntüsü ve ortaya yayılan nefis yemek kokularıyla ister istemez bir imrenme duygusu yaratır ve o bir iki dakika oldukça sabır isterdi. Top atılmasıyla yemeklere hücum başlardı.
Ramazan ayı boyunca herkes birbirine gider gelirdi. Akraba davetleri sürüyor ancak eskisi kadar yoğun değil. Çocukların akşama kadar oruç tutmaları¸ yaşları dolayısıyla uygun olmadığı için öğle saatlerinde bir yemek verilirdi. Buna ‘oruca direk vurma’ denilirdi ve çocuğun gönlü de alınmış olunurdu. Şimdilerde neredeyse hiçbir çocuk hatta genç ‘oruca direk vurma’nın ne demek olduğunu bilmiyor…
Oruç iftariyeliklerle açılırdı
Çorbasız iftar sofrası olmazdı
...
mso-fareast-language:TR">

Ahmet GÜREL
Av. Çiler Nazif...
Benal AKMAN
Berna BRIDGE
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Dr. Tuna YILMAZ
Ferda Ercan UYULAN
Gizem SEZGİN
Işık TEOMAN
Mehlika ÖKTEM
Meltem ONAY
Merve TIRAŞÇI
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN