Yazarlar
Deprem kendini unutturmuyor!
Düzce depreminin 11’inci yıldönümünde İzmir ve Aydın’da deprem paniği yaşandı. Üst üste gerçekleşen deprem fırtınalarında iki kent beşik gibi sallandı, korku ve panik halkı sokağa döktü.
Depremi artık çok yakından tanıyoruz. … En ufak bir sarsıntı “acaba” dedirtir hale geldi… Henüz, depreme hazırlıklı olmak konusunda hazır değilsek de özellikle Ege Bölgesi’ndeki tehlikenin herkes farkında. Geçtiğimiz 11 Kasım gecesi televizyonlarda Düzce depreminin 11. yıldönümü ile ilgili haberleri izlerken ve ölen binlerce insanımız için üzüntü duyarken merkez üssü Kuşadası olan ancak İzmir’den, Manisa’dan hatta Tire’den hissedilen 4.9 şiddetinde bir depremle sarsıldık.
İzmirliler 10 saniye süren depremle yerlerinden fırlarken, Kuşadası ve Selçuk’ta raflardan tabaklar, bardaklar devrildi, camlar kırıldı, kendilerinini sokaklara ve boş alanlara atan vatandaşlar korku ve endişe içinde beklemeye başladı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden yapılan açıklamaya göre, İzmir ve Aydın’da, 14 saat içinde 20 deprem meydana geldi. Depremin en şiddetlisi 11 Kasım günü gece saat saat 22.07’de gerçekleşen 4,9 büyüklüğündekiydi. Panikten sonra yapılan açıklamalarla hayat kısa sürede normale dönse de korku kaldı...
Bölgede çok sayıda diri fay var!
Uzmanlar İzmir ve çevresinde birçok fay hattı olduğunu ve bu depremlerin normal olduğunu belirtirken, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, vatandaşların deprem gerçeğinin farkına vararak soğukkanlı olmaları gerektiğini ifade edildi, “Bölgede çok fazla parçalı diri fay bulunmaktadır. Bu yüzden bölgede yaşayan vatandaşlarımızın depreme her zaman hazırlıklı bulunmaları ve depreme dayanıklı evlerde ikamet etmeleri gerekmektedir “ denildi.
“Deprem olmazsa korkmalıyız”
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Uluğ, İzmir ve Aydın’da arka arkaya yaşanan depremlerle ilgili açıklamada bulundu. Uluğ, “Gündüz de depremler yaşanıyor. Fakat insanlar bu depremleri hissettikleri zaman korkuyorlar. Faylar birbirlerine uc uca ve paralel olarak durmakta. Bir tanesi enerjisini topladığı zaman kırılmaya başlar ve dönemi geçer. Batı Anadolu’daki birçok deprem olağandır. Bu depremler Batı Anadolunun tektoniği acısından olan şeyler. Olmaması durumunda endişeye kapılmamız lazım” diye konuştu. Uluğ, “Küçük Menderes çöküntü havzasıyla Büyük Menderes çöküntü havzası arasında olan depremler bunlar. Bunlar sürekli hareket halindeler. Depremler bu bölgenin karakteristiğini gösteriyor. Demek ki 6.00 ya da 6.5 şiddetinde deprem meydana gelse o zaman neler yaşanır? Kendimizi daha büyük depremlere hazırlamamız lazım. Evlerimizi sağlamlaştırmamız gerekiyor. İnsanların korkmasının sebebi evlerinin çürük olması. Bu tür depremler işe de yarıyor. İnsanlar korkuyla daha fazla önlem alıyor. Evlerini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Bu depremden, depreme hazırlıklı olmak için ders çıkarmalıyız. İnsanlara deprem gerçeğini bir kez daha gösterdi.” dedi.
Devamını Ege Life'in Aralık sayısında bulabilirsiniz.
Ege Life'ın Aralık sayısı tüm Yaysat - Migros - Kipa ve D&R'larda bulunmaktadır.

Ahmet GÜREL
Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Meltem ONAY
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN